BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yaş 35... Yol bitti!

Yaş 35... Yol bitti!

Eskiden TSYD Kupası maçları ne kadar güzel olurdu. 3 büyüklerin sezon öncesi son görüntüsünde, lig için mihenk taşı konumundaydı. Ciddiydi... Vazgeçilmezdi...



Eskiden TSYD Kupası maçları ne kadar güzel olurdu. 3 büyüklerin sezon öncesi son görüntüsünde, lig için mihenk taşı konumundaydı. Ciddiydi... Vazgeçilmezdi... Hem derbi, hem harbi oynanırdı. Araç değil, hedefti... Kupayı almak şerefti... Şimdi kalktı mı, kaldırıldı mı; gürültüye mi gidiyor; hâlâ belli değil. Geçmişte mutlak kabul ve itibar gören kupa; şimdi yakar top gibi elden ele atılıyor. Kökü kazınmak üzere... 35 yıllık gelenek; bitti, bitiyor, gidiyor... Biz kılımızı kıpırdatamıyoruz. Kurbanlık koyun gibi bile melemiyoruz. Tepki veremedik. Kadere boyun eğmişçesine bir teslimiyetçilik... 3 büyüklerin postasını kabullenen bir acizlik... Bir sessizlik... Ürkütüyor beni! * * * Oysa bu dernek, geçmişte 3 büyüklere hakimdi... O kadar hakimdi ki; G.Saray, Beşiktaş ve F.Bahçe sezon bitiminden yeni sezon başlayıncaya kadar, TSYD’den izin almadan kendi aralarında maç bile yapamazlardı. Hâlâ da yapamazlar. Yani F.Bahçe ve G.Saray “Gel beraber bir hazırlık maçı oynayalım” dese, oynayamaz. Federasyon izin verse bile, TSYD’nin onayı gerekir. Kapı gibi protokolü var. Zaten bugüne kadar, Samet Aybaba’nın jübilesindeki Beşiktaş-Fenerbahçe dışında, hiçbir maç oynatılmamıştır. Samet; jübile maçı teklifi için F.Bahçe’ye başvurduğunda “Biz oynamayı kabul ederiz ama, önce Türkiye Spor Yazarları Derneği’nden izin alman gerekir” cevabı ile karşılaştı.. Samet de, ne kulübünden, ne F.Bahçe’den, ne de federasyondan değil; TSYD’den onay almıştır. TSYD; Samet’in futbol yaşantısındaki fair-play kurallarına tam uyan efendi futbolunu dikkate alarak, sadece o maç için özel izin vermişti. O gün bugün, tekrarı olmadı, olamadı... İşte güç, budur! * * * TSYD Başkanı Attila Gökçe, tartışmasız iyi bir yazar... Avrupai standartta bir gazeteci... Ama ne yazık ki; o derneğe başkan olduğundan bu yana,, TSYD’nin gücünde erozyonlar başladı. Onun döneminde, TSYD Kupası’na karşı mızmızlanmalar yükseldi. Daha önce hiç yoktu. 3 büyüklerin oyun bozan tavrı yüzünden; geçen sezon, ciddi bir sarsıntı yaşadık. Beşiktaş, bir daha asla sahaya çıkarmadığı uyduruk kadrolarla oynamasına rağmen, gene de kupa gerçekleşti... Ama bu yıl dananın kuyruğu kopacak gibi... Maçlar tehlikede! “TSYD Kupası olmasın, önümüzdeki sezonun ilk devre maçları sonunda, en iyi durumda olana kupa verilsin” gibi bir teklif öne sürüldü... Dahası; “3 büyüklerin ligde kendi aralarında oynayacağı maçlara zam yapılsın, fark TSYD’ye verilsin” gibi çirkin teklifler de oldu. Biz dilenci miyiz? Para değil, itibarımızı istiyoruz. * * * 35 yıllık gelenek, Attila Gökçe’nin yönetiminde tarihe gömülürse; bunun vebali büyük olur. Yükünü ve acısını üstünden atamaz. Yılların saygın bir gazetecisi, artık yazılarıyla değil; TSYD’nin altına dinamit koyan adam olarak tanınır. Alın teriyle kazanılmış bir kariyere, yazık olur. Ya tuttuğunu koparsın, ya da yakaladığın dalı bıraksın. Ben duymadım, işitmedim. Söyleyenlerin yalancısıyım. İnşallah palavradır. Dernek başkanlığında “Süleyman Seba’nın16 yıllık rekorunu kıracağım” demiş. Böyle kolunu, kafasını kıra kıra olacaksa; hiç olmasın daha iyi! * * * Ben güçlü, otoriter, saygın TSYD’mi istiyorum. 3 büyüklerin, kupasını oynamaktan kaçındığı bir derneği değil... “G.Saray’ın finale kadar giden Avrupa kupası maçları serisi... Milli takımın Avrupa Şampiyonası maçları... Takımların Avrupa’daki hazırlık kampları filan derken, TSYD Kupası’nın oynayacak zaman kalmadı” gerekçesine inanmıyorum. F.Bahçe uyduruktan Yayla Kupası’da oynayacak zamanı buluyor da, bir tek 35 yıllık TYSD Kupası’na mı vakit ayıramıyor? Kabahat zaten 3 büyüklerde değil. Saygınlığını hızla yitiren derneğin, sahipsizliğinde... Bu gidişle kurda kuşa yem olacağız!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT