BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kamp karneleri...

Kamp karneleri...

Mehmet (Beşiktaş): “Genelde iyiydi... Tavlada iki kez yenmese daha iyi olduğunu yazacaktık...”



Mehmet (Beşiktaş) “Genelde iyiydi... Tavlada iki kez yenmese daha iyi olduğunu yazacaktık...” Rüştü (F.Bahçe) “İdmanlarda kendisine atılan su şişelerini bile tutamadı. Kötüydü genelde. Röportaj isteğimizi geri çevirdi...” Ayhan (Beşiktaş) “En sevdiğim arkadaşım Fatih Doğan’a kelek yapmış... Bu gidişle vasatı aşamaz...” Ogün (F.Bahçe) “Muhabirlerle maç isteğini kabul etmedi. Kamp süresince kötüydü zaten... Henüz hazır değil...” Okan (G.Saray) “Bir ara şarjımız bitince telefonunu kullandırdı... Tek kelime ile mükemmeldi... Hami (Trabzon) “Röportaj sırasında içilen nescafeleri hesabına yazdırdı... Kaptan yine ligin tozunu atacak gibi görünüyor...” Suat (G.Saray) “Şampiyonluk maçında söz verdiği formayı hala getirmedi. Bu formu ile kulübeden çıkamaz herhalde...” Abdullah (F.Bahçe) “Bir bardak meyva suyunu çok gördü... Havuzda resmini çekmeme de izin vermedi... Kötüydü yani...” İbibik... *Pehlivanlarda doping çıkmış... ŞER MEYDANI... *Afrika sıcakları deyimlerimizi değiştirdi... Git-gel KENYA altı saat... *Beyaz R’leri söyleyemiyor... YEN GEYİĞİ YAPIYOR... *Bir Karadenizli kıza vuruldum... Bana BURUN kıvırdı... * Kırkından sonra öğrenci olanı, TEBEŞİR PAKLAR... (Bu hafta da bir gazetenin esprisini kullandığı yazar; İbrahim Ormancı...) Sezen Aksu’nun ajandası * “Demirel gitti, Sezen gitmedi” eleştirileri sıklaştı... “Küçüğüm, daha çok küçügüm” şarkısı yeni kasete yine koyulacak... *Baba’ya da şarkı ile seslenilecek, “Bıraktığın gibi burdayım... Birkaç tasarı sonra, dön ne olur?...” *Atilla Taş’a şarkı sözü yazılacak... Bu gidişle milletin müzik zevki ölecek, biz de işsiz kalacağız... Tarihte bugün... -F.Bahçe rüya takımını kurdu... (1996-97, 1997-98, 1998-99, 1999-2000) -Türk lirasından sıfır atılması gündemde... (1973) -G.Saray maddi krizi Hakan Şükür’ü İtalya’ya satarak çözdü... (1996-97) -Beşiktaş’ta hedef Şampiyonlar Ligi’nde yarı final... (Her sezon) -İlk kez ekonomide refaha bu kadar yakın olduk... (Kendimi bildim bileli) Soğuk... Ama espri... Yapılan araştırmaya göre Türkiye internet erişiminde en hızlı artışı gösteren ülkeymiş... Türk’ün Türk’ten başka dostu yok... Chat’te... ... Aganigi naganigi’yi fındık ihraç edeceğimiz Japonlar da öğrenecekmiş... Aganigi taganigi olur onlarda... ... Ricky Martin bir dönem birlikte çalıştığı Madonna’nın kendisini ağlattığını söyledi... Un... Dos... Res... Aney aney aney... TEMEL’İN YERİ Temel Afrika’da safariye çıkmış. Trabzon’a döndüğünde kahvede maceralarını anlatıyor; “-İlk gün pek bir şey vuramadım ama gene de iyiydi...” Kahveci merak eder; -Ne avladın?... “-2 geyik, 3 aslan, 7 domuz... Ama ikinci gün daha iyiydi... 4 aslan, 6 geyik, 5 gergedan, 3 nopliz vurdum... Üçüncü gün de 6 noplez, 5 fil, 6 kaplan vurdum... Ama son gün en iyi gündü... 16 nopliz, 12 domuz, 11 gergedan vurdum...” Dinleyenler cahilce sorar; -Hepsini anladık da bu ‘noplez’ ne oluyor?... “-Valla böyle bir hayvanı ben de bilmiyordum... Avlanırken çalıların arasından kara-kuru canlılar çıkıp ‘No please... No please...’ diye bağırıyordu...” Deprem... Gazeteye yeni giren genç muhabir, Yazıişleri Müdürü’nün odasına nefes nefse daldı; “-Bomba gibi bir haber şef” dedi, “Korkunç bir şey... Polonya’nın Pzmcsmysvna şehri depremde yerle bir olmuş...” Yazıişleri Müdürü, kalemini masaya bıraktı; “-Peki... Haber iyi... Şimdi git de öğren bakalım şehrin depremden önceki adı neymiş?...” Transfer... Trabzon taraftarı gazeteyi aramış, onunla konuşuyoruz; “-Abi bizim futbolcuyu Fener’e verdiği için M.Ali Yılmaz’ı kınıyoruz...” -Bu sene kimseyi vermedi ki... Kimi diyorsun?... “-Etiç’i abi...” -Etiç kim kardeşim?... “-Laz-etiç abi...” 333’üncü bölük... Bu da yeni dergimiz AMELE’de yer bulamayan, biraz gündemi geçmiş yazımız... Bayanlara da artık askerlik yolu gözüktü... “İyi oldu” diyenler de var “kötü oldu” diyenler de... Eğer aşağıdaki gibi olursa durum oldukça kötü olacak.... ... * Bayanlar asker olunca, sabah içtimaları iptal edilecek haliyle... Dolayısıyla talimat şöyle olacak, “Kızlar saat 08.00’de kalkacak ve çok çabuk hazırlanarak öğlen 12.00’deki içtimaya yetişecek...” ... * Hülya Avşar sabah sporlarında tenis oynamak isteyecek... Kort olmadığı için yemekhanede masa tenisi oynarken enselenecek... “Vurdun gittin insafsız, hiç mi elin yanmıyor” şarkısı ilk kez kendisi için bu kadar anlam taşıyacak... ... * Her fırsatta yaşını ve belini küçülten Ajda Pekkan, askere gitmemek için 55 olan yaşını mahkeme kararıyla 41’e çıkararak bir yılla askerlikten yırtacak... ... *“En büyük asker, bizim asker” uğurlamasında Sevda Demirel’i yere düşürecekler ve kızcağız patlayan silikonları yüzünden birliğine teslim olamadan çürük raporu alarak terhis olacak... ... * Nadide Sultan kıyafet yüzünden depocuyla kavga edip disko’ya gönderilecek. Disko’yu (askeri nezarethane) normal disko zannedecek olan Nadide’nin disiplindeki günleri de askerlikten sayılmayacak. ... * Bayanlar askere alınınca şarkılar da değişecek tabii... Zeynep’in “Sen git, ben seni bekliyorum” diye sırıtarak söylediği, “Ahhh Memedim Memedim... Sana ben gitme demedim, diyemedim” şarkısı artık “Ahhh Zeynebim Zeynebim... Sana ben sırıtma demedim, diyemedim” şeklinde dile getirilecek... ... *Bülent Ersoy olaya... Neyse yaa... Boşverin... HAFTANIN HATIRLATMASI “Mutlu olmanın iki yolu vardır... Ya isteklerinizi azaltmak, ya da imkanlarınızı çoğaltmak...” (Benjamin Franklin) BİZİMKİLER pazarı... Dün çıkan “Akıllara ve mimiklere zarar” mizah dergisi AMELE’yi almışsınızdır tabii... Babamızın hayırı için değil, biz de yazıyoruz diye hatırlatıyoruz... Özellikle geçen hafta, “Biraz önce köşenizi okudum. Harikasınız. Yalnız o fotoğrafınızı değiştirin. Diş macunu reklamı yapıyormuşsunuz gibi bir izlenim veriyor” diye faks çeken Zeliha alsın... Mizah dergisine reklam alınmadığı için oradaki köşem “Amele Pazarı”na resmimi koyduramadım...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT