BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Turizm neden patladı (!)

Turizm neden patladı (!)

Malumunuz, epey zamandır bu köşede kalem sallamaktayız... Ve tahmin edersiniz ki bunca yıl bunca laf etmiş biri olarak da epey “aks-i sad┠duymuşuzdur...



Malumunuz, epey zamandır bu köşede kalem sallamaktayız... Ve tahmin edersiniz ki bunca yıl bunca laf etmiş biri olarak da epey “aks-i sad┠duymuşuzdur... *** Olumlu veya olumsuz tepki almak her yazarın arzusudur. Şükür ki böyle bir sıkıntımız hiçbir zaman olmadı... Lakin en “farklılaşmış” olarak bana geri dönen “yankı”lar elbette şu “holiganlar hadisesinde” yazdıklarımınkilerdi... Aslında o çok hassas bir konuydu ve söylenebilecek her harf çok yöne çekilebiliyordu... Çok kişi aynı anda hem haklıydı hem de haksız!.. O an biribirine çok yakın duran iki insanın bakış açısından bile inanılmaz farklı resimler görülüyordu ve pirinç ile taş gerçekten karışıktı!.. ..... Biz; gönüllerde olup da söylenmekten korkulanları yazdık açık açık... Ayrıca; “Madem hadise bu boyuta gelinceye kadar birşeyler yapmamış veya yapamamışsın; öyleyse gerçekle yüzleş ve olayın sorumluluğunu al... Üstelik sadece batılı olduğu için itten-kopuktan yana değil, kendinden yana ol!” demiştik... ..... Neler oldu biliyor musunuz?.. Pek çok destek ile birlikte bazıları; “Ya, bu yazılar biraz ağır olmadı mı?..” dedi. Bazılarıysa televizyonlardaki programlarında köşemizi sallaya sallaya “kışkırtıcılık” yaptığımızı ilan ettiler dünyaya... Bazıları da; yazdıkları e-maillerde ne “kontrolsüz kafatasçılığımızı, ne şövenistliğimizi, ne çağdışı ve ilkelliğimizi, ne de eleştirilmesine bile lüzum olmayan bir yaratık oluşumuzu...” bıraktı(!).. Ayrıca bana sorulan ve basında da sürekli gündemde tutulan konulardan biri şuydu: “Taksim olayları yüzünden bu yaz Türkiye seyahatlerinden vazgeçmesi beklenen ve rezervasyonlarının iptaline bile başlayan bir milyon Avrupalının ekonomimize bırakacağı döviz ne kadar olacaktı acaba?..” *** Bahsettiğim günleri hepiniz hatırlıyorsunuz... Peki hiç düşündünüz mü veya kulak kabarttınız mı haberlere; “Acaba bu yılki turizmimiz ne durumda?..” ..... Cevap: Turist girdileri ve döviz girdileri her ay sonu itibarıyla yeni bir rekor kırıyor... Herkes şaşkın... Tarihimizde bu güne kadar böyle bir şey gerçekleşmemiş... Uçaklar dolu, oteller-moteller dolu... Ek uçak seferleri konuyor ama talepler karşılanamıyor... Son bilgilere göre; 10 milyon turist... *** Mizah gibi değil mi?.. Evet. Peki mizah mı?.. Hayır... En azından buraya kadar olan kısmı. ..... Hatıra: Barış gönüllüsü(!) İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Burhan Özfatura çıktığı iş seyahatlerinden birinde Zürih’teyken kendisiyle bir Amerikalı görüşmek ister. Bir barış gönüllüsü olarak yıllarca ülkemizde bulunan bu Amerikalı mimarın Özfatura’ya anlattıkları tüyler ürpertici, korkunç gerçeklerdir: *** Hilton’da kahvaltı ettiğim sabah yanıma Türkçe’si fena olmayan biri geldi. Adam kendisinin Amerikalı bir mimar olduğunu söyledi ve anlatmaya başladı: ..... “Ben evvelce, 12 Eylül öncesinde Türkiye’de barış gönüllüsü idim. Sivas civarında görevlendirilmiştim. Açık söylüyorum casustuk. Sizin mezhep ve kan gütme davalarınızı çok iyi etüt ettik ve o civarın etnik haritasını çıkarttık. Millet de bizi oraya gitmiş ve çocuklarına yabancı dil öğreten biri sanıyordu. Bundan dolayı biz onların misafirperverliklerini bile görmüştük. Yemeyip yedirdiler. Ama biz buna karşı ne yapıyorduk?.. Vazifemiz icabı aileler arasına gidip, unutulmuş düşmanlıkları, kan davası ve mezhep ayrılıklarını körüklüyorduk. Halbuki o düşmanlıklar çoktan unutulmuştu. Biz Ahmet Ağa’ya gidiyorduk ve; -Yahu, şu Mehmet Ağa’nın dedeleri de ne hain imiş; koç gibi dedene kıymışlar, deyip, eski yaraları kaşıyıp kanatıyorduk. Daha sonra Mehmet Ağa’ya gidiyor ve; -Şu aile de size az kalleşlik etmedi, diyor ve eski ateşi körüklüyorduk. Böylece huzuru bozduk... Sivas ve çevresindeki olayları başlattık. Pek çok masum çocuk ve kadının ölümüne sebep olduk. ..... Daha sonra yaptığımız işin korkunçluğundan ve iğrençliğinden vicdan azabı duydum ve ülkemi terkettim. İsviçre’ye yerleştim. Evlenemiyorum. Evlenirsem çocuğum olacak... Halbuki ben yüzlerce masum çocuğun öldürülmesine sebep oldum. Bu yaptığım benim çocuğumun başına da gelebilir endişesiyle evlenemiyorum...” .............. İbrahim Refik/Tarih Şuuruna Doğru -2, 25 Ekim 1990 Zaman Gazetesi
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT