BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Afrika’da sosyal felâket

Afrika’da sosyal felâket

Büyük Sahra’nın altında kalan “siyah” ya da diğer adıyla “Ana Afrika”da son yıllarda korkunç bir sosyal felâket yaşanmaktadır ve dünya kamuoyu bir felâkete Brezilya ya da Amerika televizyon film dizilerine gösterdikleri ilgi kadar bile ilgi göstermiyor.



Büyük Sahra’nın altında kalan “siyah” ya da diğer adıyla “Ana Afrika”da son yıllarda korkunç bir sosyal felâket yaşanmaktadır ve dünya kamuoyu bir felâkete Brezilya ya da Amerika televizyon film dizilerine gösterdikleri ilgi kadar bile ilgi göstermiyor. Afrikalı kan ağlıyor ve her yer yastadır ve Kara Afrika binlerce yıllık tarihinin belki de en acı günlerini yaşamaktadır. Kıtlık, açlık, iç ve dış savaş, dikta rejimlerin katliamları yanında; asrımızın vebası, tedavisi henüz halledilmeyen kara illet AIDS, Afrika’nın her yanında kol geziyor. Hıristiyan Batı emperyalizminin asırlarca sömürdüğü Afrika’yı şimdi aynı güçler insanların ölümlerini seyrediliyorlar. Kentler cenazelerle dolu. AIDS, açlık ya da katliam sebebiyle ölüler, yakınlarınca mezar kazılarak toprağa gömülüyorlar. Yaşlılar, gelen gıda yardımlarını çocuklara vererek adeta ölümlerini bekliyorlar. Anneler saz, dal, ot ya da kerpiçten yapılmış kulübelerinde ellerinde defter ailelerin geçmişini (tarihini) örf ve adetlerini, inançlarını yazarak çocuklarına miras bırakıyorlar. Her yer gidecek yerleri ve sığınacak sıcak bir kucaktan mahrum yetim ve öksüzlerle doludur. Büyük çoğunluğu “Kara Afrika”da olmak üzere Afrika’da her yıl 2 milyon kişi AIDS’ten ölüyor. Günde 15 bin kişi AIDS’e yakalanıyor. 1999 yılında bütün Afrika’da 4 milyon kişi AIDS’e yakalandı. 0-5 yaş grubu çocuklardan 1000 kişiden 200 (beşte biri) ölüyor. Bu dünya standartlarına göre korkunç bir rakamdır. Afrika’da 15 yaşına gelmiş gençlerin yarısı, Botswana’da ise her üç kişiden ikisi şayet köklü tedavi görürse 10-15 yıl içinde ölecek Kara Afrika’da kadınların çoğu 20 yaşına erkekler 30 yaşına gelmeden ölüyorlar. Her doğum yapan 4 kadından biri doğum sonrası yeterli beslenemediği için ölüyorlar. Kara Afrika’da 12 milyon öksüz ve yetim bulunmaktadır ve bu çığ gibi büyümektedir. Kara Afrika’da yeterli hastane, doktor, sağlık personeli ve ilaç yok. Ekmek alacak parası olmayan bu insanların binlerce dolarla ifade edilen AIDS ilaçlarını alması imkansız. Botswana’da nüfusun yüzde 36’sı, Zimbabwe’de yüzde 25’i, Güney Afrika’da yüzde 23’ü, Namibya ve Zambiya’da yüzde 20’si AIDS’lidir. Diğer ülkeler de aşağı yukarı aynıdır. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın ifadesine göre Kara (Ana) Afrika yani Büyük Sahra çölü altındaki Afrika ülkelerinin dış borçları 350 milyar doları ve bu ülkeler milli gelirlerinin yüzde 60’ını dış borca ayırıyorlar. Sağlık ve eğitime ayrılan pay ise yüzde 10’dur. G-7’nin 1999 Almanya Köln zirvesinde fakir ülkelerin dış borçlarının silinmesi kararı kağıt üzerinde kaldı. 2000 yılı Japonya Okoniwu Adası zirvesinde bu karara ilgi gösterilmedi. Dünyanın en fakir 41 ülkesinin 100 milyar dolarlık borcunun silinmesi kararı unutuldu. AIDS ile Afrika kırılırken Batı kâr etmektedir. Sadece İngiltere’nin Glaxo Wellcome şirketi 1999 yılında 2 milyar dolarlık AIDS ilacı sattı. Zenginlerin verdiği 1 dolar, tam 9 dolar olarak geri dönüyor. 14. kral Louis’in eşi kraliçe Mari Antoinette “ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” demişti. G-7 gelişmiş ülkeler Japonya zirvesinde açlıktan ölen, okulları şöyle dursun defter ve kalemleri olmayan çoğu okuma yazma bilmeyen Kara Afrika halkına bilgisayar gönderme kararı alan G-7’ler Kara Afrika ile alay etmişlerdir. Batının bir numaralı hedefi, Türkiye’yi Kara Afrika ülkesi durumuna getirmektir, uykudan uyanalım.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT