BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kibar yaşamak

Kibar yaşamak

SACİT Berk Akademi’den arkadaşım. Yüksek mîmardır. Bir vakitler İstanbul’u düzenleyen adamdı. Şimdi, sözümona emekli ama gene de yazın çalışıyor, kışın dış ülkelerde keyif çatıyor.



SACİT Berk Akademi’den arkadaşım. Yüksek mîmardır. Bir vakitler İstanbul’u düzenleyen adamdı. Şimdi, sözümona emekli ama gene de yazın çalışıyor, kışın dış ülkelerde keyif çatıyor. Bu yaz Milâs/Güllük’te karşılaştık. O bana Çipura balığı yedirdi, ben ona Bodrum/Akyarlar’da Âdem Usta’nın Karadeniz pidelerinden ısmarladım. Sacit meraklı adamdır. Gezerken, konuşurken, dinlerken en küçük detaylara dikkat kesilir. *** Son görüşmemizde İngilizler’i anlattı. Her İngiliz’in her gün en az yüzer kere kullandığı dört kelimeden sözetti... Şunlarmış: “Lütfen, özür dilerim, affedersiniz, teşekkür ederim” İngilizler lütfensiz konuşmuyor, her fırsatta özür diliyor, durmadan teşekkür ediyormuş. Dostumun vardığı sonuca gelince: Bu yüzden ağız dalaşı, kavgalaşma, küsüşme nâdiren gerçekleşiyormuş. Sözünü, “Her şey bir tarafa, bu kibarlıkları beni çekiyor. İngiltere’de küçükten büyüğe herkes birbirine saygılı. Sırf bu sebeple onlara hayrânım” diye bitirdi. *** Daha otuz yıl öncesine kadar bizler de böyleydik. Türkiye’de paldır küldürlükten, dangıl dungulluktan uzak, çok kibar ömürler sürülürdü. “Sabah şerifleri hayrolsun.” “Akşam şerifleri hayrolsun.” “Hayırlı geceler efendim” diyen hanımefendilerle beyefendilere rastlar, ister istemez biz gençler de, (görünür görünmez çeki-düzenler içinde) aynı kibarlıkla karşılık verirdik: “Sizlere de efendim...” *** Dikkat etmişsinizdir... İlkel kavimler öfkeli ve gürültülü yaşar. Çalgıları, şarkıları, oyunları ortalığı yıkar gibi patırtılıdır. İnsanlık medenîleştikçe inceliyor. Medenîleştikçe kibarlaşıyor, zarafet kazanıyor. Sâde ikili münasebetlerde değil; edebiyatta, sanatta, fikirde, siyasette de seviyeleniyor. *** Peki... Bizler yeniden nasıl kibarlaşırız? Sözümü yabana atmayın; Osmanlıca öğrenip, Osmanlı’yı anlayarak, hatta onu ilmek ilmek çözerek. Bu konuda Hacı Ârif Bey’in, Selâhaddin Pınarın, Münir Nureddin’in şarkılarını hatırlamak kâfidir. Onlar: “Bir bahar akşamı rastladım size” yüksekliğinde ve de süzülmüşlüğünde fısıldıyordu. Bir de şimdikilere bakın. Adam: “Yakalarsam” diye bağırıyor, iyi mi?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95522
    % -0.53
  • 5.7128
    % -0.38
  • 6.3397
    % -0.4
  • 6.9378
    % -0.52
  • 276.48
    % -0.44
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT