BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Take Bach

Take Bach

Müzik dinlemek sizin için ne ifade ediyor bilemem. Ama benim değişken ruh halime eşlik ettiği kesin.



Müzik dinlemek sizin için ne ifade ediyor bilemem. Ama benim değişken ruh halime eşlik ettiği kesin. Tabii müzikten müziğe fark var. Merak etmeyin, şimdi oturup “ne olacak bu Türkiye’deki müziğin hali” konulu sıkıcı bir yazı yazmayacağım. Her zaman söylediğim gibi isteyen istediğini dinler, beğenmiyorsa dinlemez olur biter. Zaten yılın her günü ve her saati aynı sınıfın müziği dinlenmez. İnsan bazen seçkin ve detaylı müzik dinlemek ister, bazen ise “bir ses olsun fonda” düşüncesiyle. Dolayısı ile sürekli aynı çizgiyi tutturmak mümkün değil. Bu, aynı sıkı bir edebiyat takipçisinin arada çizgi roman okuması gibi bir durumdur. Ama yine de sözlerimi çok uç noktalarda değerlendirmeyin. Genel olarak klasik müzikten zevk alan bir dinleyici fonda ses olsun anlayışı ile bile arabeske yönelmez. Yaptığı seçim, tamamen kişinin genel yaşam biçimiyle ilgilidir. Kulak alışkanlığı hangi sesleri aratıyorsa onların peşine düşecektir. Benim kulak alışkanlığım ise tıpkı genel halim gibi geniş bir yelpazeye yayılmıştır. Sürekli dinlemekten rahatsız olmayacağım müzik, klasik caz ve soul müziktir. Ama bunların yanı sıra çok ağır olmaması kaydı şartıyla klasik müzik de dinlerim. Hele o herkesin bildiği eserleri dinlediğimde keyif alırım. Belki çok sıradan bir seçim ama Karlı Dağda Bir Gece favorimdir. Elbette hiçbir zaman nota takip edebilen profesyonel bir dinleyici olamayacağım ama yine de kulak misafiri olmak hoşuma gidiyor işte. Diğer yanda hayatıma çok yeni giren rock var. İnsan büyük söz söylememeli. Ömrüm boyunca rocktan kaçtım ve şimdi doluya tutuldum. Eşim sıkı bir rockçı. Şimdi istersen sevme. Onun sayesinde yaşantımızın en önemli kişilerinden birisi Satriani oldu çıktı. Bu yaşa kadar hiç bulaşmamış olduğum rock ile bundan sonra dost olmak zorundayız. Türkçeleri sormayın bana. Arada sırada, özellikle de araba kullanırken dinlediğim olur. Ama genel anlamda takip etmem. Bunu hor gören bir tutum olarak almayın. Dediğim gibi insan aldığı eğitimin doğrultusunda zevkler ediniyor kendisine. Müzik konusu dün aldığım bir CD yüzünden açıldı. Gazetelerde mutlaka haberini ya da reklamını görmüşsünüzdür. Güher & Süher Pekinel kardeşler Take Bach adını verdikleri yeni çalışmalarını çıkardılar. Bu her anlamda “yeni”. Çünkü dünyaca ünlü piyanistlerimiz ilk defa klasik müziği caza uyarladılar. Ömürleri boyunca Johann Sebastian Bach’tan çok etkilendiklerini söyleyen ikizler, böyle bir ürüne imza atmaktan gurur duyuyor. Büyük bir hevesle alıp bir an önce dinlemeye can attığım CD bana beklediğimden çok fazlasını verdi. Piyanonun tuşlarından başlayan ruh ve beden ortaklıkları notalar aktıkça dinleyenin ruhuyla da bütünleşiyor ve ortaya mükemmel bir uyum çıkıyor. Bach’ın dünyasında yer almış olan müzik Pekinel’lerin parmak uçlarında kostüm değiştiriyor ve farklı bir yorumla tekrar şekil buluyor. Bulduğu şekil hayranlık uyandıran, peşinden sürükleyen bir güce sahip. Böylesine yetenekli olmak göz kamaştıran bir özellik. Yeteneğe yıllar süren çalışmaları da ekleyince ortaya Pekinel kardeşler gibi yıldızlar çıkıyor. Jacques Loussier ve Triosunun eşlik ettiği Pekinel’ler yanına yaklaşılması güç bir eser çıkartmışlar. Kendi ifadeleriyle sadık dinleyenlerine yeni kitleler eklemeyi arzu ediyorlar. Her sanatçının gönlünde yatan beğenilmektir zaten. Unutulmak yok olmakla eş değerdir. Ve yok olmayı hiçbir kahraman göze alamaz kolay kolay. Onlar imitasyon değil, gerçek. Gerçeğin ta kendisi. Eğer bu eşsiz yeteneğe dinleyerek ortak olmak gibi bir planınız varsa hiç vakit kaybetmeyin. Kendinizi Bach’ın cazlaşmış yüzünde Pekinel’lerin ellerine bırakın. Bırakın dünya biraz da sizin dışınızda dönsün. Sözün Özü Sanatta ve siyasette gönül borcu diye bir şey yoktur. Levha Yüzümüzü görmek için aynaya, ruhumuzu görmek için sanat yapıtına bakarız.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT