BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > TÜRK TARIMI - 6 -

TÜRK TARIMI - 6 -

Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp’e göre, bugünkü yapısıyla tarım sektörünün destekler açısından Avrupa Birliği ile rekabet şansı bulunmuyor...



Avrupa ile rekabet zor Son zamanlardaki “reform” kıpırdanmaları, yılların katmerleştirdiği sorunlar yüzünden Türk tarımını kısa vadede AB ve dünyayla rekabet noktasına getirmekten uzak. Son sözü baştan söylemek gerekirse, Türk tarımının daha çok fırın ekmek yemesi gerekiyor!.. Dünya Bankası destekli, IMF denetimli bazı uygulamalar nedeniyle sektör, tam üyelik için kapısına dayandığımız AB ile rekabet noktasında çok yetersiz. Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilciliği’nin yayın organı “Güncel Haber”deki “AB’nin Geleceği ve Tarım Politikaları” başlıklı yazısında, sektörün AB içinde alacağı nihai şekli, “AB ruhu”nun varmak istediği nihai hedef açısından, “en az euro kadar önemli bir sorun” olarak değerlendiren Cüneyt Ülsever, “Tarım sektörü olmadan AB ruhu icra edilemez!” diyecek kadar iddialıdır görüşünde. Ülsever, gelişmeleri, “Bu durumun farkında olan AB ülkeleri sektörü, AB’nin temelini oluşturan “serbest piyasa ekonomisine” entegre etmek için yeni uyum politikaları geliştirmeye çalışıyorlar” şeklinde izah ediyor. Uyum hedefleri Ülsever, “Ajanda 2000” olarak adlandırılan uyum hedefleri konusunda şu tespitte bulunuyor: “Hedef, tarım sektörünü a) tüketici beklentilerini merkeze oturtarak; b) sürekli ve kalıcı üretimi gerçekleştirerek; c) köylerde yaşam koşullarını geliştirerek; d) çok amaçlı üretim yaparak; e) sosyal hakları gözeterek; f) çevreyi koruyarak: Piyasa ekonomisine ve hem içeride, hem de dış dünyada rekabete açmak. Artık, AB “tarım reformundan” bunu anlıyor.” Hesap kitap işi Konuyu AB’ye ve rekabete getirmişken, Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp’e kulak vermekte fayda var. Bakan’a göre, bugünkü yapısıyla tarım sektörünün destekler açısından Avrupa Birliği ile rekabet şansı bulunmuyor. Çünkü, “Türkiye AB’nin Ortak Tarım Politikası’na (OTP) uyum ile Türk tarımına ne kadar kaynak aktarılacağını hesaplarken, AB, uyumun kendine nasıl bir mali yük getireceğinin hesabı içinde olacaktır. Türkiye’nin AB’ye adaylık sürecinde ve yapılacak müzakerelerde, tarımsal yapısını AB’nin OTP’sinin içine sindirebileceği bir duruma kavuşturması istenecektir” diyor Bakan Gökalp... Buradan şunu anlamak mümkün: Tarım sektörümüz öylesine hantal, sorunları öylesine azman ki, AB’nin hesaplarını bile altüst etmeye yeter!.. Süreç iyi değerlendirilmeli Türkiye; tarımsal yapıyı geliştirecek-güçlendirecek tedbirleri almak, reformları gerçekleştirmek, verimliliği artırmak, rekabet ortamına hazırlanmak için, AB’ye adaylık sürecini iyi değerlendirmek zorunda. Bunların başında da, Gökalp’in sıkça dile getirdiği; tarımla ilgili kuruluşları bir çatı altında toplamak, tarım politikasının tek elden belirlenmesini ve uygulanmasını sağlamak geliyor olmalı. Çünkü kalıcı, etkin ve kapsamlı bir tarım politikası için başka bir çare görünmüyor ufukta... Sonuç: Herkese görev düşüyor Aslına bakarsanız, buraya kadar anlattığımız her sorun, her uygulama, her husus, Türkiye’nin her köşesinde her gün yaşanan olumsuzlukların ve bu kötü gidişi tersine çevirmek için verilen mücadelenin özetinden başka bir şey değil. Önemli olan, hedeflenen noktaya varmak için yapılanların sürekliliğini sağlamak, dünyadaki gelişmeleri yakından takip ederek, Türk tarımının sadece bugünü değil yarınını da kurtaracak önlemleri gecikmeden almak. Bunun için, tarladaki çiftçiden makamdaki Bakan’a kadar herkese büyük görevler düşüyor. Dizi boyunca dile getirilen sorunlar konusunda herkesin ilgili ve bilgili olduğu görülüyor. Farkında olunan sorunları çözemememin ayıbı 2000’li yılların Türkiye’sine yakışmıyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86796
    % -0.47
  • 6.0406
    % 0.28
  • 6.7414
    % 0.12
  • 7.7005
    % -0.46
  • 248.383
    % -0.68
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT