BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkün yalnızlığı

Türkün yalnızlığı

Kuvvet ve kudretimizi yitirdiğimiz, iki asrı aşkın bir zamandır yalnızlığı oynuyoruz. Ne acı bir hakikattir ki, tarihin hiçbir devrinde Türk’ün gerçek dostu olmamıştır.



Kuvvet ve kudretimizi yitirdiğimiz, iki asrı aşkın bir zamandır yalnızlığı oynuyoruz. Ne acı bir hakikattir ki, tarihin hiçbir devrinde Türk’ün gerçek dostu olmamıştır. Asırlar boyu içimizde yaşayan, baş tacı ettiğimiz milletler bile, zamanla Türk’ün amansız düşmanı kesilmişlerdir. Bu tarihi hakikatten şu sonuç çıkıyor ki, insanoğlu çiğ süt emmiştir; ve bu insanoğluna yaranabilmenin imkan ve ihtimali yoktur! Bu hal; ‘İyilik yaptıklarınızın şerrinden sakınınız!’ hadis-i şerifinin gerçekleşmesinden başka bir şey değildir. Evet; düşman, düşmanlığını yapacaktır. Aynı inanç ve ideal etrafında toplanan birliktelikleri bozmak için elinden geleni ardına koymayacaktır. Bu, onun düşmanlığının gereğidir. Peki; aynı inanç ve ideal etrafında toplanan kişi ve zümrelere ne oluyor? Onlar, neden düşmanın her hile ve desisesine teşne? İnançlarında ve ideallerinde bu kadar mı samimiyetsiz bunlar? İnsanoğlunun gözü nasıl bu denli kör olabiliyor? Daha dün, haçlı zihniyeti, Avrupa’nın ortasında İslami bir oluşuma asla müsaade etmedi. Müslüman Boşnaklara, asırlardır yaşadıkları toprakları dar ettiler. Zulmün bin bir çeşidini deneyip, netice itibariyle ucube bir devlet modelini dayattılar. NATO’nun makyaj kabilinden olan müdahalesine bakıp aldanmayalım! NATO, 250 bin insanın katlinden sonra müdahale etti ve müdahale amacı ABD’nin Balkanlara yerleşmesidir. Kim ne derse desin, hangi yorumu yaparsa yapsın; dünyadaki olup biten ve hatta hiçbir zaman bitmeyecek olan savaşların temelinde ‘DİN’ vardır. Güçlü devletlerin ekonomik çıkarları söz konusu olduğunda da kullanılan öğe yine ‘DİN’dir. Savaş, netice itibariyle ölüme gitmek demektir. Savaştaki ölümü kutsal kılan da ancak ‘DİN’dir. Başka hangi düşünce ile siz insanları ölüme gönderebilirsiniz? İslam’ın bayraktarlığını asırlar boyu yapmış olan Türk, kuvvet ve kudretten düşünce düşman, Türk’ün inancından ve o inancı paylaşan insanlardan intikam alma peşine düşmüştür. Bunun için de evvela içimizdeki beyinsizleri kullanmışlardır. Kendileri ile aynı inancı ve idealleri paylaştığımız Arapları, Arnavutları, Boşnakları milliyetçilik gayreti ile kandırarak aleyhimize çevirdiler. Onlar da akılsızca düşmanla işbirliğini yeğlediler. Zannettiler ki, hür ve bağımsız olacaklar! Birazcık düşünebilselerdi, Türk’e reva görülen muamelenin daniskası kendi başlarına gelecekti. Oysa Türk, onlara ne yapmıştı. Değil onlara, içimizdeki gayr-i müslim unsurlara ne yapmıştı? Yemeyip yedirmekten, giymeyip giydirmekten; koskoca Anadolu Yaylasını çorak bırakıp bütün imar ve iskanı ayaklarına götürmekten mada ne yapmıştı? Şimdilerde aynı uğursuz oyun tezgahlanıyor ve kendilerine Müslüman süsü veren milletler hâlâ uyanabilmiş değil. Kosova’da kendilerine Arnavut diyenler Türk düşmanlığı yapıyor ve bu amaçla da Türkçe’yi Türk çocuklarına çok görüyorlar! Bunca senedir başlarına gelenlerden ibret almıyorlarsa, alamıyorlarsa biz ne diyelim. Eden, kendine eder!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT