BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avustralya’dan selâm

Avustralya’dan selâm

15 günden beri Avustralya’dayım. 450 kişilik uçağımız, İstanbul’dan Bahreyn’e havalandı.



15 günden beri Avustralya’dayım. 450 kişilik uçağımız, İstanbul’dan Bahreyn’e havalandı. Bahreyn’den Singapur’a uçtuk, oradan da Avustralya’nın ikinci büyük şehri olan Melbourn’a indik. Yolculuğumuz 26 saat sürdü. Bu sürenin 24-25 saatini gökyüzünde geçirdik. Doğrusu zor ve yorucu bir yolculuk oldu. Avustralya, dünyanın en büyük adası ve en küçük kıt’ası olmakla meşhur. Yüzölçümü 7 milyon 600 bin km2. Yani Türkiye’mizden 10 defa daha büyük bir ülke. Bu devâsa kıt’anın nüfusu ise sadece 18 milyon 300 bin civarında. Avustralya’nın iç kısımları taş ve kum çölleriyle kaplı. Kıyı şeridi ise, anlatılmaz derecede güzel şehirler ve çok bereketli ormanlarla canlı. Kıt’anın denizden yüksekliği 330 m. Avustralya denilince, aklıma önce kangurular geliyordu. Bu memeli hayvanların bu adada 15 milyon yıl önce ortaya çıktığı iddia ediliyor. Aborcin kelimesini ise ilk defa Avustralya’ya geldiğimde duydum, öğrendim. Aborcin’ler, Avustralya kıt’asının ilk yerlileri. Renkleri; kara ile kahverengi arasında. Kalın dudaklı, gür saçlı, yarı çıplak adamlar. Ülkenin daha çok iç kısımlarında kum ve taş çöllerine yakın yerlerde, çok iptidai barakalar içinde yaşıyorlar. Aborcin’lerin çok hazin bir geçmişleri var. Avustralya’ya beyaz ırktan ilk defa Almanlar ve Hollandalılar ayak basmışlar Bir rivayete göre karşılarında 300.000, diğer bir rivayete göre 800.000 Aborcin bulmuşlar. Miladın 1650 yılında Avustralya’da Aborcin’le#den başka hiç kimse yokmuş! 1788 yılında, Avustralya’ya, İngilizler gelmeye başlamışlar. Buraya, kaptan Kuk’un büyük gemileri ile kürek mahkûmlarını ve hastalıklı insanlarını göndermişler. Kaptan Kuk ve kâtiller, hırsızlar, dolandırıcılar çetesi Avustralya’yı İngiltere’nin sömürge toprağı yapmışlar. Aborcin’leri, temizlemeye başlamışlar. Bir defasında 80.000 yerli öldürmüşler. Bir Aborcin başı getirene belirli bir para ödemişler. 1788 yılında 800.000 olan Aborcin nüfusunu, 2000 yılına girerken 180.000’e kadar düşürmüşler. Bu konuda filmler çekilmiş, makaleler yazılmış. Şimdi Aborcin’ler, hem İngilizler’in Avustralya’dan çıkıp gitmelerini, hem de kendilerinden özür dilemelerini istiyorlar. “Topraklarımızı, mukaddes yerlerimizi ve çocuklarımızı elimizden aldınız!” diyerek İngilizler’e kafa tutuyorlar. Bugün müze haline getirilen ilk Parlamento binası önüne, Aborcin’ler, derme çatma iki kulübe dikmişler. Birisinin üzerine kocaman harflerle: Aborcin Büyükelçiliği” yazmışlar. Kulübe duvarlarını kendi motifleriyle süslemişler. Avuçiçi kadar olsun boş bir yer bırakmamışlar. Kulübelerine bir de Aborcin bayrağı çekmişler. Böylece geniş bir cadde üzerinde İngiliz emperyalizmini protesto etmeye girişmişler. İngilizler, Avustralya topraklarından acaba çekilip çıkarlar mı? Bu soruya, dünyanın en ebleh insanı bile “evet” cevabını veremez. Medenî İngiltere, bütün imkânlarıyla Avustralya’ya yapışıp kalmış durumda. Zavallı Aborcinler’in ise ellerinde, birkaç mızraklarından başka hiçbir şeyleri yok. Geçenlerde iki İngiliz milletvekilini Doğu Anadolu’muza alıp götüren ve “insan hakları” safsatasıyla, Ilısu Barajımızın yapılmasını engellemeye çalışan CHP Genel Sekreterliği’nin biraz da Aborcin çığlıklarına kulak vermelerini ne kadar çok isterdim. Bugün, 6 eyaletten ve 2 özerk bölgeden oluşan Avustralya Federal Devleti’nin başında, Kraliçe Elizabeth tarafından seçilen geniş yetkili bir İngiliz Valisi oturuyor. Ülkenin en büyük şehri Sidney, ikinci büyük şehri ise Melbourn! 1956 yılında, Olimpiyat yarışmaları Melbourn’da yapılmıştı. 2001 olimpiyatları ise Sidney’de düzenlenecek. Avustralya’nın Melbourn, Sidney ve Kambera şehirlerini gezip gördüm. Melbourn, âdeta minyatürler gibi güzel bir şehir. Halkı, genellikle tek katlı evlerde yaşıyor. Çiçekli, çimenli, ağaçlı bahçeler içerisine kondurulan evler, öyle zarif, öyle güzel, öyle mağrur yüzlerle gülümsüyorlar ki, hayran olmamak elde değil. Melbourn, kuş cıvıltıları arasında serilip-serpilen bir cennet köşesi! Mahalle aralarında dolaşırken içimden hep: “İşte Müslüman Türk’ün evleri de, sokakları da, caddeleri de aynen böyle olmalıdır!” diye geçirip durdum. Melbourn, insana sayfiye şehirlerini hatırlatıyor. Herkes ya evinde, ya iş yerinde bulunuyor. Sokaklarda, caddelerde, tek-tük yürüyen, koşan gençlerden başka etrafta kimsecikler görünmüyor. Çok katlı evleri ve işyerlerini görmek için, şehrin merkezine doğru gitmek lâzım. Melbourn’da toplu taşımacılık 5-10 otobüs veya tramvaylarla yapılıyor. Otobüsler-tramvaylar da öyle tıklım tıklım değil. Ayakta kalan yolcu gördüğümü söyleyemem. Herkes iş yerine veya evine kendi otomobiliyle gidip-geliyor. Şehir merkezi bana biraz Bangkok’u, Singapur’u, çok küçük bir New York’u hatırlattı. 40-50-60 katlı gökdelenler, aşağılarındaki yapılara çok mağrur bir yüzle bakıyorlar. Avustralya’nın en büyük şehri olan Sidney’i gördükten ve ona, 80 katlı bir kulenin tepesinden baktıktan sonra: “Dünyanın en güzel şehri galiba burası olmalı” dedim. Sidney, bir liman şehri. Mavilik, yeşillik, temizlik, güzellik, incelik... Sidney’e anlatılmaz bir güzellik ve ihtişam kazandırmış. Şehir, okaliptüs ağaçlarıyla, çamlarla, çınarlarla ve ilk defa gördüğüm çeşitli ağaçlarla koyun koyuna yatan bir masal dünyası! Ama nasıl güzel, nasıl temiz, nasıl muhteşem bir şehir! Yukarılardan baktığınızda Onu çok bereketli ve çok büyük bir orman yeşilliği içinde görüyorsunuz. Geçtiğim caddelere, sokaklara, meydanlara...hep imrenerek baktım. Etraf pırıl pırıl gülümsüyordu. Yere bir sigara izmariti veya kağıt parçası atmanın cezası bizim paramızla 10 milyon liradan başlıyor 90 milyon liraya kadar çıkıyor. Avustralya’da çeşitli ülkelerden gelen insanlar yaşıyor. Ülkede yüz ayrı millete mensup insan var. Türkler’in sayısı ise 150.000 civarında. Yol bilmeyen, dil bilmeyen, el bilmeyen insanlarımız, 1968 yılından itibaren Avustralya’ya gelip iş-güç sahibi olmuşlar. Ülkenin en başarılı işadamları arasında şimdi Türkler de bulunuyor. Kendi işyerlerinde Avustralyalı işçiler çalıştıran pekçok Türk tanıdım. “Türk’ün % 65’ini aptal” olarak gören-gösteren münkirlerin Avrupa’daki ve Avustralya’daki soydaşlarımızı tanımalarını çok isterdim.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 96384
    % 1.04
  • 5.7414
    % -0.36
  • 6.3618
    % -0.39
  • 7.0428
    % -0.39
  • 279.903
    % 0.73
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT