BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Prof. Osman Altuğ: "Ekonomi kayıt dışı"

Prof. Osman Altuğ: "Ekonomi kayıt dışı"

Türkiye enflasyondan kurtulmak istiyormuş gibi yapıyor. Çünkü model enflasyonla kalkınma modeli.



Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Altuğ, enflasyonla mücadeleyi ve kayıtdışı ekonomiyi değerlendirdi: "Enflasyondan kurtulmak istiyormuş gibi yapıyoruz" “Bir ülke enflasyondan nasıl kurtulur? Bir kere kurtulmak istiyorsa kurtulur! Türkiye enflasyondan kurtulmak istiyormuş gibi yapıyor. Çünkü Türkiye’nin modeli enflasyonla kalkınma modeli. Adına enflasyonla mücadele programı demekle enflasyonla mücadele olmaz. Çeki karşılıksız çıkanın enflasyonu başka. İşsizlikten kepenk indirenin enflasyonu ayrı. Herkes kendi enflasyonu ile kendi mücadele ediyor.” Yıllardan beri düştü, düşecek, düşüyor, ölüyor, beli kırıldı, çökertildi, indirildi vs. söylemlerle, söylentilerle ve de manşetlerle alt edileceği, yahut yenileceği sanılan enflasyon; şimdiye kadar pek çok iktidarı ve istikrar programını tuş etti. 2000 yılı başında yine çok radikal olduğu iddia edilen bir programla ve dahi IMF desteği ile üç yıl içerisinde makul seviyelere yani tek haneli rakamlara düşürülmesi planlanan enflasyon, bütün tedbirlerin, tahminlerin, beklentilerin ve dahi söylentilerin aksine tekrar üste çıkmayı başardı! Hükümet ve bürokrasi şimdilerde, yüzde sıfırlarda, hatta eksilerde görmek istediği enflasyonunun ateşinin yükselmesini, sıcakların artmasına bağlamaya çalışıyor ama nafile. Gerçek şu ki, enflasyon pes etmiyor, edeceğe de pek benzemiyor. Enflasyon düşmemekte direniyor, çünkü sebepleri var. Zabtu rabt altına alınamayan enflasyonunun kayıtsız, yani kayıtdışı ekonomiden beslendiğini yıllardan beri söyleyen ve yazan bir bilim adamı ile, başbakanlık eski başdanışmanlarından, Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Altuğ ile ekonominin durumunu görüştük. DİE’nin rakamları gerçek mi ? Sayın Hocam, sıfırın altında beklenen enflasyon nasıl oldu da yine yukarılara çıktı? Açıklanan rakamları nasıl değerlendiriyorsunuz? Altuğ - Spor toto sonuçları 0,1,2... Bizde enflasyon oranlarının ilanı sanki buna benziyor. Hükümetin veya DİE’nin açıkladığı enflasyon oranı ile halkın enflasyon nisbeti birbirini doğrulamıyor. Herkesin kendine göre bir enflasyon rakamı var! Bu durumda DİE’nin rakamları ne kadar gerçekçi? Altuğ -İşte biraz önce belirttiğim gibi; 0,1,2... Anlamsız kalıyor. Neden anlamsız kalıyor? Eğer işiniz yoksa, sizin enflasyonunuz yüzde 100! Çünki işiniz yok. Yani işsizin enflasyonu yüzde yüz. Bir de hükümetin ilan ettiği 0,1,2 gibi enflasyon oranlarını ilave ederseniz, bu da mesela yılda yüzde 25 gibi temenni ediliyorsa, o zaman yüzde 125. Demek ki, işsiz insanın enflasyonu yüzde 125. Türkiye’de işsizlik var mı? Var. Hem de çok büyük oranda. Kapalıçarşı’da 2 bin 400 dükkanın 800 tanesi ya satılık, ya kiralık. Merter, gördüğünüz gibi üç dükkandan ikisi kapalı. İş yok. Ee çekler, senetler meselesine geldiğiniz zaman, Türkiye’de gününde ödenmeyen çek sayısı ayda ortalama 125 bin! Protestolu senetlere gelecek olsanız, onları artık izlemek mümkün değil. İş olmasından evvel, IMF’ye taahhütte bulunduğu için memura fazla zam veremiyor. Altuğ - IMF meselesine geliriz biraz sonra. Ama önce bir durum tesbiti yapmak istiyorum: Bir ülke enflasyondan nasıl kurtulur? Bir kere kurtulmak istiyorsa kurtulur! Peki Türkiye enflasyondan kurtulmak istiyor mu? Altuğ - Hayır! Türkiye enflasyondan kurtulmak istiyormuş gibi yapıyor. Çünkü Türkiye’nin modeli enflasyonla kalkınma modeli. Ne demek bu? Bir kere serbest piyasa ekonomisi diye lanse edilen 24 Ocak 1980 sonrası model aslında serbest pazar ekonomisi değil. Çünkü serbest pazar ekonomisi iki ayaklıdır. Ayaklardan birisi serbest bırak, yani müteşebbisin önündeki engelleri kaldır, rahatça yatırım yapsın, istihdam sağlasın, böylece milli gelir artsın ve gelir dağılımında adalet sağlansın. Bu serbest bırakma ayağı. Bir de ikinci ayak vardır, o da kontrol ayağıdır. Ne kadar kontrol tedbiri varsa 24 Ocak 1980 sonrasında kaldırıldı. Bu kaldırılan mekanizmalar yerine günün koşullarına uygun çağdaş yeni mekanizmalar üretmediler. Kayıtdışı ekonominin can damarı nakit paradır. Nakit para ile ödemeyi ne kadar çok kolaylaştırırsanız, kayıt dışı o kadar büyür. Türkiye’de 24 Ocak 1980’de en büyük küpürlü paramız 1000 (bin) lira idi. Bugün 10 milyon lira! Bunun anlamı nakitle ödemeyi kolaylaştırmaktır. Ekonomi kayıt dışına kaçınca ne oldu? Vergi alma, borç al. Vergi alma oy al politikası uygulandı! İhracatımız 2.5 milyar dolar idi, şimdi 25 milyar dolar gibi görünüyor. Yani on kat artmış. İhalatımız 5 milyar dolardı, o da 50 milyar dolar olmuş. İyi o da on kat artmış. Peki paranızdaki sıfırlar kaç kat artmış? Milyarlar milyonun yerini aldı, daha da değer kaybı sürüyor! Altuğ -24 Ocak 1980’de bir milyon lira ile dört ton et alıyordunuz. Bugün 400 (dörtyüz) gram et alamıyorsunuz! Böylece halkı et yememeye yönlendiriyorsunuz. Sebep? Bu bir modeldir. Türkiye tarım ürünleri ihrac eden ve kendi giyimini ve yiyimini üretmede yeterli olan bir ülke idi. Şimdi tarım ürünlerini ithal eder hale geldik. Bunun kökeninde yatan bir neden var, siyasal neden. Tek ayaklı kalkınma Bu çok enteresan bir yaklaşım değil mi hocam? Altuğ -İşte bu 24 Ocak 1980 sonrası ekonomide olan şeydir. Bir kere kontrol etmeyeceğim, dedin mi vergi almayacağım demektir. Vergi almayacaksanız, kamu finansmanını ne ile yapacaksınız? Borçlanma ile yapacaksınız. Borçlanma ne demek? Faiz! Faiz ne demek? Enflasyon! Enflasyon ne demek? Paralardaki sıfırların artması. Paradaki sıfırların artması ne demek? Gelir dağılımında adaletin bozulması. Gelir dağılımında adaletin bozulması ne demek? Yeni rejim arayışları. Bir rejmin iki tane temel görevi vardır. Bir insanlara iş bulacaksın, iki gelir dağılımında adaleti sağlayacaksın. 24 Ocak 80 sonrasında bu model, sistem mühendisliği ışığında çizdiğim bu çerçevede, ne insanlara iş buluabilmiştir, ne de gelir dağılımında adalet sağlayabilmiştir. Ve ekonominin, tek ayaklı bu serbest pazar ekonomisinin adı kayıtdışı ekonomi ile kalkınma modelidir. Siz uzun yıllardır, hep kayıtdışı ekonomi üzerinde duruyorsunuz. Bazıları konuyu abarttığınızı bile söylüyor? Kayıt dışı ekonominin karakteristik özellikleri nelerdir? Altuğ - Kayıtdışı ekonomi ile kalkınma modelini tercih ettiğiniz zaman, kontrolü reddedersiniz. Kontrolü reddedince ekonominin hamiline yazılı olması lazım. Çekler, senetler, finansman bonoları, devlet iç borçlanma senetleri. Her şey hamiline yazılı. Öyle bir devlet düşünün, kimden ne kadar borç aldığını bilmiyor! Çünkü devlet iç borçlanma senetlerinin tümü hamiline yazılı. Kime ne kadar faiz verdiğini bilmiyor. Böyle bir ülkede vergi alacağım diyorsan, bunun için evvela ekonomide disiplini sağlaman lazım. Ekonomik denetim Nasıl sağlanacak bu disiplin? Altuğ - Demokratik bir rejimde insanlar birbirine kontrol eder değil mi? Ekonomik yönden de insanları birbirini kontrol eder hale getirmen lazım. Bunun özü şu: Bir, herkesi ve her kesimi vergi mükellefi yapacaksın. İki herkesin herçeşit masrafını vergi matrahından indirme hakkı vereceksiniz. Veriyor musunuz? Hayır. Memurun yaptığı masrafları vergi matrahından indirme hakkı vermiyorsunuz. 16 katrilyon memura maaş ödüyorsun, ondan sonra da memura diyorsun ki, al kardeşim götür bu paraları kayıt dışı harca! Niye? Ben senin masraflarını kabul etmiyorum. Bir de üstüne üstlük, fatura -matura alırsan yüzde 17 bir de KDV ödeyeceksin! O zaman sen tertip ediyorsun bu kayıt dışı ekonomiyi, devlet olarak. Senin bütçen zaten 50 katrilyon. 16 katrilyonunu memura verdin. 22 katrilyonunu faizciye verdin. Etti 38 katrilyon! Geriye birşey kalmadı ki. O zaman sen devlet olarak kayıtdışı ekonominin hem tertipçisisin, hem teşvikçisisin, hem destekçisisin, hem de şikayetçisisin! Bunlardan birini tercih edeceksin. Ya şikayet etme, ya tertip etme. Bugün Türk vergi sistemi topaldır. Ya alıcı vergi mükellefi değil, ya satıcı değil. Çoğu zaman ikisi de değil. O zaman alıcı fatura almıyor, KDV kadar devletin hakkını gasbediyor. Disiplinin başka ayağı da var mı? Altuğ - Üçüncü ayağı da ekonomiyi hamiline yazılı olmaktan nama yazılı hale getirmektir. Nedir bu? Nakit para ile ödemeyi zorlaştıracaksın. Ne yapacaksın o zaman? Büyük küpürlü para basmayacaksın. Bastıklarını da hukuken değil ama, fiilen tedavülden çekeceksin. 10 milyonu, 5 milyonu, 1 milyonu, 500 bini, 250 bini tedavülden çekeceksin. Piyasaya devamlı küçük para vereceksin. Sebep şu; küçük küpürlü para ile ödemek zordur. Şimdi düşünün 1 milyarı, 100 binlik banknot ile ödeyeceksiniz. Sayması zor, saklaması zor, taşıması zor. Ne yapacaksın? Elini cebine atacaksın, mecburen çek yazacaksın. Ama adam gibi bir çek kanunu çıkaracaksın. Adam gibi. Böylece hem alıcı hem satıcı kayda girecek. Şimdi Türkiye’de herkes ve herkesim vergi mükellefi yapılmadığı için seçmenden doğrudan vergi alınmıyor. Ne yapılıyor çaktırmadan vergi alınıyor. Bu namert vergidir. Enflasyon namert vergidir. Mert devlet, açık ve şeffaf devlettir. Halkını çaktırmadan vergilendiren devlet mert devlet değildir. Vergi nedir? Vergi insanın satınalma gücünü azaltıcı bir olaydır. Enflasyon nedir? Enflasyon da satınalma gücünü azaltan bir olgudur. Cebindeki yüz lira ile bir kilo pirinç alırken, şimdi alıyorsun ikiyüzelli gram! Peki bu enflasyon vergisinin mükellefi kim? Alt gelir grubu. Niye alt gelir grubu? Çünkü alt gelir grubu enflasyondan korunamaz. Günlük kazanır, günlük harcar. Normalde vergiyi kim alır? Devlet alır. Peki bu namert vergisini kim kime ödüyor? Enflasyondan korunamıyanlar, korunanlara ödüyor. Türkiye’deki olayın gerçek hikayesi bu. O zaman ne oluyor? Gelir dağlımında adaletsizlik olarak karşımıza çıkıyor. Bunun yanında bir de devletin bu üst gelir grubuna faiz namı altında yaptığı transferler var. Herkese ayrı enflasyon Peki bu gidişin dönüşü olacak mı? Altuğ - Bu gidişin dönüşü böyle sanal programlarla olmaz. Adına enflasyonla mücadele programı demekle enflasyonla mücadele olmaz. Herkesin enflasyonu yukarıda da söylediğim gibi farklı. İşçinin enflasyonu da onunki gibi. O zaman böyle bir ülkede çok çeşitli enflasyon var. TEFE var, TÜFE var, işsizin enflasyonu var. Çeki karşılıksız çıkanın enflasyonu başka. İşsizlikten kepenk indirenin enflasyonu ayrı. Herkes kendi enflasyonu ile kendi mücadele ediyor. Böyle bir ekonomide siz enflasyon tahmini filan yapıyorsanız, hikaye anlatıyorsunuz. Çünkü sizin ekonominiz kayıt dışı!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT