BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fransa PKK’nın siyasi kolu mu oluyor?

Fransa PKK’nın siyasi kolu mu oluyor?

PKK Başkanlık Konseyi Üyesi ve Avrupa Sorumlusu Ali Rıza Altun Sığınmacılar Koruma Ofisi OFPRA’nın olumsuz raporuna rağmen oturma izni aldı ve Marsilya’ya yerleşti... Dahası, Osman Öcalan Fransa’yı, PKK’nın yeni siyasi kolu olarak tanımlamaya başladı...



Avrupa’daki terör eylemleri için Hollanda’yı kullanmak isteyen, ancak umduğunu bulamayan terör örgütü PKK’nın yeni üssü, “Fransa...” 1993 yılında terör örgütü olduğu gerekçesiyle PKK’yı yasaklayan Fransa, bugün PKK’nın Avrupa’daki merkezi mi olacak? Eli kanlı teröristleri barındırarak, terörizmi destekleyen “kara liste”deki ülkelerin yanına ismini yazdıracak mı? Terör ve organize suç örgütü olduğu uluslararası kamuoyu tarafından kabul edilen PKK’ya kucak açarak, bazı Avrupa ülkelerinin yaptığı yanlışı tekrarlayacak mı? Ortadoğu’da yuvalanan teröristlerin akın akın Fransa’ya gelmelerine, bunların sadece Fransa’nın değil, diğer Avrupa ülkelerinin demokrasi ve huzur ortamını bozmalarına göz yumacak mı? ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinin terörizme karşı duyarlılığını dikkate almayarak, sadece PKK terör örgütüne değil, diğer terör gruplarına da davetiye çıkaracak mı? PKK’nın yeni cinayet ve katliamlarına ortak olacak mı? Evet, bütün bu soruların cevabını ararken, “Fransa-PKK” ikilemindeki gelişmelere şöyle bir bakmak gerekiyor. Ali Rıza Altun Terör örgütünün sözde Başkanlık Konseyi’nce, Avrupa’daki şiddet eylemlerini yönlendirmek amacıyla Ortadoğu alanından Hollanda’ya gönderilen sözde Konsey üyesi Murat Karayılan’ın siyasi sığınma talebinin kabul edilmemesiyle, PKK terör örgütü Avrupa’dan büyük bir tokat yedi. Ancak, şansını bir kere de Fransa’da denemek isteyen PKK, sözde Başkanlık Konseyi üyesi Ali Rıza Altun’u, bu ülkeye göndererek, Avrupa’daki yeni patronunu ilan etti. Terör örgütünün Avrupa’daki faaliyetlerini planlamak ve yönlendirmek amacıyla görevlendirilen Altun, Fransa’ya giderek, Marsilya’ya yerleşti. Fransa’dan siyasi sığınma talebinde bulunan Altun’un talebini inceleyen Fransız Siyasal Göçmen ve Vatansız Sığınmacıları Koruma Ofisi (OFPRA); “Adi suç kapsamına giren ağır cürümler işleyen Altun’un, PKK terör örgütünün üyesi olduğunu, terör eylemlerine karıştığını, dolayısıyla Cenevre Mülteci Sözleşmesi gereğince mülteci statüsü almasının mümkün olmadığını ve sınır dışı edilmesi gerektiğini” açıkladı. OFPRA’ya rağmen Bir devlet kurumu olan OFPRA’nın kararı üzerine, Montpellier Valisi, Altun’u “sınırdışı etme” kararı aldı. Ancak, Yabancılara Yardım Derneği (CİMADE), sınırdışı uygulamasını durdurmak üzere Montpellier İdarı Mahkemesi’ne başvurdu. 19 Temmuz 2000 tarihinde Montpellier İdare Mahkemesi kararını açıkladı; “Ali Rıza Altun’a, Montpellier Valiliği’nce getirilen her gün polis karakoluna imza verme uygulamasının kaldırılmasına ve Fransa sınırları içerisinde serbestçe dolaşma izni verilmesine...” Peki, ne olmuştu da, Montpellier İdare Mahkemesi’nden, OFPRA’nın açıklamasının tam tersine bir karar çıkmıştı? Yoksa, Fransa da, Almanya ve Hollanda gibi, PKK terör örgütünün kamu düzenini bozacağı endişesi ve korkusuna mı kapılmıştı? 1995 yılında yakalan terör örgütü DHKP/C lideri Dursun Karataş’a, göstermelik bir ceza vererek, kaçmasına göz yuman Fransa, bu sefer de, terörist Ali Rıza Altun’un hak ettiği şekilde cezalandırılmasını engelliyordu. Altun’un kimliği Peki, Fransa’nın, serbestçe dolaşmasına izin verdiği Ali Rıza Altun kimdir? Altun, 1978 yılından itibaren PKK’nın çeşitli alan ve konumlarında görev aldı. Çok sayıda öldürme, bombalama, gasp vb. eylemlere katılması nedeniyle, 1980-1992 yılları arasında Diyarbakır Cezaevi’ndeydi. Tahliyesinden itibaren terör örgütünün Ortadoğu alanı sorumluluğuna getirilen Altun, sözde Başkanlık Konseyi üyesi. PKK’da acımasızlığıyla ve şiddet yanlısı olmasıyla tanınıyor. Nişanlısı Gönül Atay’ın 1989 yılında örgütten kaçarak, Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği’ne sığınması, Altun’un PKK içindeki konumunu sarsıntıya uğrattı ve bir süre gözaltında tutulmasına neden oldu. Ancak, örgüt içinde hizipçilere karşı katı uygulamaları ile prestijini yeniden sağladı. Cahide Şener’in hain ilan edilmesinde ve Bekaa’da sorgulanmasında görev aldı. Dilaver Yıldırım ve çok sayıda örgüt mensubunun hizipçi olduklarına yönelik raporlar düzenledi. Bunların “ajan” ilan edilmeleri ve öldrülmelerinde aktif rol oynadı. Bu nedenle, teröristbaşı Öcalan tarafından taltif edilerek, üst düzey konuma getirildi. Siyasi ilişkilerdeki yetersizliğiyle tanınan Altun, 1995 yılında İran sorumluluğundan alındı. Buna rağmen, menfaatlerini daima ön planda tutarak, ikiyüzlü tavırları sayesinde PKK içinde yeniden üst düzey görevlere gelebildi. Ortadoğu alanı sorumlusu iken, örgütün imkanlarından yararlandı. İran/Irak-Mahkmur Kampı/Suriye/Lübnan güzergahnı kullanan uyuşturucu kaçakçılarıyla işbirliği yaparak, uyuşturucudan sağladığı milyonlarca doları, halen Almanya’nın Köln kentinde bulunan ailesine ve İsviçre bankalarındaki hesaplarına aktardı. Terörist başı Öcalan’ın korumasında olduğu için hakkında açılan soruşturma, başlamadan bitti. Evet, Fransa’nın serbest dolaşım izni verdiği Altun, adam öldürme, gasp ve uyuşturucu kaçakçılığından sabıkalı bir terör örgütü mensubu.. Osman Öcalan’ın sözleri Bu arada, Anadolu Ajansı’nın 21 Temmuz 2000 tarihli haber bültenine yansıyan bir habere göre, Fransız Mahkemesi’nin kararını açıklamasının ardından, Osman Öcalan’ın, 19 Temmuz 2000 tarihinde Hakhurk’ta bir grup teröriste yaptığı konuşmada, PKK’nın amacını gözler önüne seriyordu. Altun’un gönderdiği bilgi ve belgelerin, Fransa’nın PKK’ya olumlu baktığını ortaya koyduğunu öne süren Osman Öcalan, Altun’un Fransız yetkililerle görüştüğünü, yetkililerin; “Siz eylem yapmaya devam edin. Siyasallaşmanız için Fransa üzerine düşen görevi yapacaktır” dediklerini anlatıyordu. Terörist elebaşılarından Osman Öcalan konuşmasının da; “Fransa, Altun’a siyasi sığınma hakkı verirse, bu Fransa ile aynı statüye sahip ülkeler için de geçerli olacaktır. Bu durumda Başkanlık Konseyi olarak Fransa’ya gideriz. Fransa, ikinci önemli kolumuz olur. Birincisi Ortadoğu’daki askeri kol, ikincisi ise Fransa’daki siyasi kol. Türkiye’ye karşı mücadelemize, dünyanın merkezindeki Fransa’dan devam edebiliriz” diyerek, Fransa’nın PKK’nın Avrupa’daki karargahı olacağına dikkat çekiyordu. Avrupa Birliği’nde Terörizmle Mücadele Kararı’nın (A4-0368/96) 10. maddesinde, Avrupa Parlamentosu, üye devletleri, terör sempatizanlarının ortaya çıkmasını, özellikle terör eylemlerine aktif biçimde katılmasını, fikri, lojistik ve maddi destek sağlanmasını önlemek üzere tedbirler almaya çağırmıştır. İnsanlığa karşı suç işleyen teröristleri destekleyenlerin de en az teröristler kadar suçlu oldukları, hiçbir ülkenin terörizmden kurtulmak için teröristlere prim verme hakkına sahip olmadığı ve terörizme verilen desteğin bir gün mutlaka geri döneceği gerçeğinin, bir kere daha Fransız yetkililere ve kamuoyuna hatırlatılması gerekiyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT