BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Balık çiftlikleri tehlikede

Balık çiftlikleri tehlikede

Uzunhasan, balık çiftliklerinin sadece görüntü kirliliğine sebep olabileceğini kaydederek, “Ama Batı bu görüntü konusunu da halletmiş. Birtakım tedbirler almışlar. Gelişmiş ülkelerdeki uygulama şöyle; yer darlığından turizm ile balık üretim çiftlikler çok yakın. Ama bu çiftlikleri turizme hizmet veren yerler haline dönüştürülmüş. Bu Türkiye’de yapılmak zorunda. İki sektör birbirine destek verebilir” diye konuştu.



Muğla kıyılarındaki balık çiftliklerinin kurulması için davalar açıldığını belirten Fikret Uzunhasan, “Milas-Güllük koyunda bunların deniz ve görüntü kirliliği yaptığı öne sürülerek dava açıldı. Muğla Valiliği de konuya sahip çıkmayınca dava kaybedildi. Şimdi her biri en az bir milyon dolara malolan buradaki çiftliklerin sökülmesi söz konusu. Oysa bunlar devletten hiçbir destek istemeden üretimlerini birkaç katına çıkarabilirler” dedi. Muğla Milletvekili Fikret Uzunhasan, 1945 yılında Trabzon’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Trabzon’da yaptı. Üniversiteyi Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde İnşaat Yüksek Mühendisi olarak tamamladı. 1970-73 arasında Bayındırlık Bakanlığı’nda çalıştı. 1973-83 arasında serbest iş hayatında yurdun çeşitli bölgelerinde inşaat proje ve uygulamaları yaptı. 1983’de bir gölet proje uygulaması için gittiği Muğla’ya yerleşti. 1995’de DSP Muğla Merkez İlçe Başkanı iken milletvekili seçimlerine girdi ve seçildi. 1999 seçimlerinde de gene Muğla Milletvekili olarak Meclis’e geldi. TBMM’de Çevre Komisyonu, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm komisyonlarında çalıştı. Halen TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi olan Fikret Uzunhasan ile daha ziyade, son günlerde gündeme getirdiği; Muğla kıyılarındaki balık çiftlikleri üzerinde bir sohbet yaptık. Kışlalı -Balık çiftliği nedir? Uzunhasan -Dünyada ve Türkiye’de yeni gelişen bir sektör bu. 10-15 senelik bir şey. Protein açığı dolayısıyla ortaya çıkmış bir kaynak. Denizlerdeki balık rezervlerinin yetersiz olması da ağ kafeslerde balık üretimini özendirmiş. Hem ihracat, hem de iç tüketim için yararlanılıyor. Muğla’nın bin 124 kilometre sahili var. Onun için de en çok bu ilimizde balık üretiliyor. Bizim kıyılarımızın sadece üçte biri kadar kıyısı olan Japonya yılda bu yoldan 450 bin ton balık üretirken, biz 56.7 bin ton üretiyoruz. Ama Muğla’da turizm de çok gelişmiş. Bir yerde bu iki sektör çatışmış bulunuyor. Arazi rantı da ağ kafeslerde balık üretilen sektörü rahatsız eden girişimlerde bulunuyor. 7200 kişi çalışıyor Kışlalı -Sahil şeridinin ne kadarında balık çiftliği var? Bu balık üretme yöntemi Türkiye’de ne zaman ve nerede başladı? Uzunhasan -On binde 2’sinde balık çiftliği var. 1997’de kıyılarda yapılan bir çalışma sonucu uygun sahalar tesbit edildi. Yetiştiriciliğe ilk defa Muğla’da başladı. Ama çok çabuk gelişti.Türkiye’de 300 balık çiftliği var. Bunun 176’sı Muğla’da. Bundan tam 14 sene önce üretim 1986’da Muğla’da başlamış. Yıllık üretim 13.000 ton. Türkiye’deki üretimin yüzde 65’i burada yapılıyor. Geçen sene 179 trilyonluk bir kaynak üretti. 38 milyon dolarlık dış satım yapıldı. Dünyada da böyle 20 milyon ton balık üretiliyor. Türkiye’de sektörde sadece Muğla’da 7 bin 200 kişi çalışıyor. Kışlalı - Üretici sorunları neler? Uzunhasan -Turizm ve arazi sektörleri karşısında balık üretim sektörü zayıf kalmış. Kıyılardan uzaklaştırılmak isteniyor bu sektör. Çiftliklerin nerede yapılacağı, bunlara nasıl ruhsat vereceği, Tarım Bakanlığı’na verilmiş ancak o bakanlık bu işlevini tam yerine getirmiyor. Uygulamada Turizm ve Çevre Bakanlığı, Denizcilik Müsteşarlığı, Bayındırlık Bakanlığı, Osman Bakanlığı gibi kurumlardan da görüş alınıyor. Maliye Bakanlığı da ihale safhasında işin içine giriyor. 8 ayrı devlet kuruluşu görüş bildiriyor. Buna rağmen izinler alınıyor. Ama sonradan çeşitli engeller çıkıyor. Kışlalı -Bunların kapatılması için dava da açılıyor değil mi? Uzunhasan -Evet. Milas-Güllük koyunda bunların deniz ve görüntü kirliliği yaptığı öne sürülerek dava açıldı. Muğla Valiliği de konuya sahip çıkmayınca dava kaybedildi. Şimdi her biri en az bir milyon dolara malolan buradaki çiftliklerin sökülmesi söz konusu. Oysa bunlar devletten hiçbir destek istemeden üretimlerini birkaç katına çıkarabilirler. Kışlalı -Gerçekten kirlilik yapıyorlar mı? Uzunhasan -Hayır. Size Muğla İli Sağlık Müdürlüğü laboratuvarının raporunu vereyim. Deniz suyundan örnekler alınmış. Turistik tesiste aynı oran suda 4880’den fazla kolif.bakteri sayısı tesbit edilmiş, balık çiftliklerinde ise; çoğunda sıfır ve en yükseğinde 120 çıkmış. Kışlalı -Davayı kim açtı? Netice ne? Uzunhasan -Orada kıyıda yazlık evi olan bir emekli yargıç 1997’de açtı. Dava yeni sona erdi. Çiftlik sahipleri aleyhine dava sonuçlandı. Ruhsatların iptal edilip çiftliklerin kaldırılmasına karar verildi. Hukuk süreci bitmeden kararın uygulanmaması için gayret sarfediliyor. Yoksa karar kesinleşmeden ortaya çok büyük kayıplar çıkabilir. Ama valilik kararı temyiz etmedi. Karar kesinleşti. Şimdi oradaki 8 çiftlik kapanma durumunda. Muğla Valiliği sadece turizme öncelik veriyor. Kışlalı -Kıyılarda oturanları ne rahatsız ediyor? Uzunhasan -Görüntü daha ziyade, yoksa balık hiçbir zaman kirli ortamda yaşamıyor. Ama Batı bu görüntü konusunu da halletmiş. Birtakım tedbirler almışlar. Şimdi çiftlikler yeni “Muğla Kültür Balıkçıları Birliği Derneği” kurdular. Haklarını arayıp dertlerini anlatmaya çalışıyorlar. Kışlalı -Kirlilik olmadığına göre mahkeme kararı neye dayanıyor? Uzunhasan -Ortada bir rahatsızlık var; kıyıdaki turistik tesisleri ve konutları kaldırmak mümkün olmadığına göre çiftliklerin kaldırılması gerek diyor karar. Kışlalı -Bu çiftliklerde ne balığı üretiliyor? Ne kadar sürede verim alınıyor? Uzunhasan -Levrek ve çupra. Yaklaşık bir sene zarfında, yavruyu koyduktan itibaren, ticari olarak balıklar satış büyüklüğüne ulaşabiliyorlar. Kılalı -Yavru nereden geliyor? Uzunhasan -Yavruyu üreten bir bölüm var. Muğla’da. İtalya ile yerli bir firma bunu kurmuş. Yavru kuluçka haneleri bunlar. Ama bu da ihtiyaca cevap vermiyor. Genelde Adana’dan Yumurtalık’tan denizden yakalanan yavrulardan istifade ediliyor. Ama oradaki üreticiler serbest bırakılsa; sınırlamalar meydana gelmese üretici orada kendisine ve hatta bütün Türkiye’ye yetecek kadar kuluçka haneyi kurmaya hazırdır. Turizme hizmet verebilir Kışlalı -Çiftlikler denizde kıyıya ne kadar mesafede? Bunların mevcudiyeti turistik faaliyetleri engelliyor mu? Uzunhasan -Kurulmalarında çeşitli faktörler var. Başta derinlik geliyor. Bu balıklar su dibi balıklarıdır. Uygun derinliği kıyıya ne kadar yakın bulurlarsa üreticiler orada kuruyor çiftliği. İkmal, tahliye, suyun tabii dolaşımı söz konusu. Ortalama olarak kıyıya 50 ile 100 metre arasında kuruluyorlar. Gelişmiş ülkelerdeki uygulama şöyle; yer darlığından turizm ile balık üretim çiftlikleri çok yakın. Ama bu çiftlikleri turizme hizmet veren yerler haline dönüştürülmüş. Bu Türkiye’de yapılmak zorunda. İki sektör birbirine destek verebilir. Kışlalı -Çiftliklerin büyüklükleri farklı mı? Yoksa standart büyüklükteler mi? Uzunhasan -Büyüklük üretilen balık kapasitesine göre. Çok büyük; yıllık 500-600 ton kapasiteli çiftlikler var. İşletmecilerin yatırımına göre büyüklükleri 176 çiftlik içinde yıllık 50 ton kapasiteden başlayıp 600 ton kapasiteye kadar ulaşan çiftliklerden oluşuyor. En çok orta boyutta; 100 ile 200 ton kapasiteli çiftlikler var. Kışlalı -Bu durumda yeni çiftlik kurma eğilimi var mı? Uzunhasan -Sanmıyorum. Eskilerden, moralleri bozulup kapatmayı düşünenler bile var. Kapasite yükseltilmezse karlılık pek olmuyor. Sermaye kaybetme riski de var. Muğla valiliği sık sık bunlara çiftliği sökmeleri için gün veriyor. “Kaldırmazsanız kolluk kuvvetlerimizle sökeceğiz” diyor. Bu davanın emsal teşkil etmesinden ve diğer çiftliklere karşı da böyle kararlar alınmasından endişe ediliyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95522
    % -0.53
  • 5.7128
    % -0.38
  • 6.3397
    % -0.4
  • 6.9378
    % -0.52
  • 276.48
    % -0.44
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT