BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türk kahvesi

Türk kahvesi

Kahve dendiğinde konservatuardan arkadaşım Yavuz Özüstün’ün anlattığı zarif bir fıkra aklıma gelir. Duyduğumda çok hoşuma gitmiş, uzun uzun gülmüştüm.



Kahve dendiğinde konservatuardan arkadaşım Yavuz Özüstün’ün anlattığı zarif bir fıkra aklıma gelir. Duyduğumda çok hoşuma gitmiş, uzun uzun gülmüştüm. Sizin de hoşunuza gideceğine eminim. Efendim, eski zamanda esnaf şimdiki gibi öyle ikide bir zam yapamaz; zaruri hallerde yapıldığında bunu uygun bir lisanla halka anlatmaya çalışırmış. İşte böyle bir ihtiyaç hasıl olduğunda, kahvecinin biri, aşağıdaki beyiti bir kâğıda yazıp müşterinin ilk anda görebileceği şekilde duvara asmış: Kahve Yemen’den gelir, yolları ırak; Beş para yetmiyor, on para bırak! Müşterinin biri dükkâna girmiş. Sırasını beklerken duvardaki bu beyiti okumuş... Canı bir hayli sıkılmış. O da altına şu beyiti yazmış: Kahve Yemen’den gelir, yolları sapa; Beş para yetmiyorsa dükkanı kapa! *** Kahve, bizim en eski tiryakiliğimiz. Şimdilerde topluca “cafe” adıyla anılan kahvehanelerde, çayhanelerde ve lokantalarda kolay kolay bulunmuyor. “Kahve” dediğinizde hemen akla “nescafe” geliyor. Medyatik lisanla Türk kahvesi “out”, nescafe “in”. Ben günde bir kahveyi mutlaka içmek isterim. Dışarda dolaşırken yorulup da kahve içmek maksadıyla bir yere oturduğumda “Türk kahvesi yok!” demiyorlar mı bütün cinler tepeme üşüşüyor. Türk kahvesini Türkiye’de içemezsek başka nerde içeceğiz Allahaşkına? Bu ülkedeki abukluklar, züppelikler, hoppalıklar, zırvalıklar inanın çok gücüme gidiyor. Yalnız kahveyle iş bitmiyor ki... Türk müziği diyorsunuz, yadırganıyor. Şöyle berrak, düzgün bir Türkçe konuşmak, dinlemek mümkün değil. İşyerlerine Türkçe isimler konulmasını istiyorsunuz, birtakım aklıevveller yabancı isim koymak küreselleşmedir deyip çıkıyor. Yemeklerin, çiçeklerin bile Türkçe isimleri kaldırılıp yerine yabancı kelimeler konuyor. Göğsünüzü gere gere “Türk’üm” bile diyemiyorsunuz; hemen ırkçı olmakla suçlanıyorsunuz. Ünlemler dahi yabancılaşıyor. “Ay” diye çığlık atamıyorsunuz mesela, “vauv” demeniz bekleniyor. Güzel adetler tarihe karışmış. Bir görgüsüzlük ki diz boyu... Ülkenizde değil de sanki gurbette yaşıyorsunuz. *** Duyduğumuza göre İçişleri Bakanlığı başlatmayı tasarladığı yeni bir projeyle herkese bir kimlik numarası verecekmiş. İyi de. Ben önce kimliğimi istiyorum. Kimliğimin ve kültürel haklarımın korunmasını. Bir de her yerde rahatlıkla Türk kahvesini ve demli çayı bulmayı. Çok şey mi istiyorum sizce?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT