BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 28 gün, 500 gün ve gel AB, gel

28 gün, 500 gün ve gel AB, gel

Başkent Ankara’da iki şeyde artış gözleniyor. Birincisi havuzlarda, neredeyse büyük sitelerin çoğu bir yüzme kompleksi yapmış.



Başkent Ankara’da iki şeyde artış gözleniyor. Birincisi havuzlarda, neredeyse büyük sitelerin çoğu bir yüzme kompleksi yapmış. Oteller ve kamunun sosyal tesisleri de öyle. Ankara’da tatile gitmeden onca “yanmış insan”ı görmeniz mümkün. İkincisi sinemalar. Zaten Başkent’te ciddi bir atılım var, “yeniden kültürün de başkenti olsun” diye. Eski hipodrom kavgası da bu yüzden yapılıyor. Çok sinema açıldı, mini mini de olsa. Bazen bir kaç kişiye bile oyun gösteriliyor. Kalabalık olanlar da var. Gece yarısına (12.30) dahi tatil akşamları matine konmuş. Koru Sinemalarında 28 Gün/28 Days oynuyordu. Girdim. Gwen Cummings (Sandra Bullock) hareketli, hırçın ve başarılı bir yazar. New York’ta partilerin aranılan ismi. Hayatı eğlence sanıyor. Erkek arkadaşı Jasper (Dominic West) de bir cazibe merkezi gibi. Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş! Ceza: Rehabilitasyonda tedavi Gwen, ablasının düğününde uygunsuz davranışları sefil hayatını ele verir. Sarhoş olup çaldığı limuzinle kaza yapınca, mahkeme kendisine bir rehabilitasyon merkezinde 28 gün kalma cezası verir. Burada kurallar ve yasaklar Gwen için ağırdır. Tedavi gören gruplar dini ayinlerle birbirini kucaklıyor. Telefon, içki falan yok. Atla tedavi görüyorlar. Gwen uyum göstermemek için direniyor. Sonra savunma mekanizması kırılıyor. Danışmanı Cornell, kim olduğunu ve kendisine yakından bakması için Gwen’i ikna ediyor. Sonra Gwen kötümserliği üzerinden atıyor ve hayatını geri kazanmak için mücadeleye başlıyor. Gerçek ile yüzyüze gelene kadar hayatı bir parti, bir kokteyl olan Gwen, artık yeni doğmuş gibidir. Belki bir gün suçlulara bizde de rehabilitasyonda tedavi cezası verilir! Suçlular (benim param yok gitmem) diyemez! Dini ayinler ile yapılan tedavilere öfke yağmaz! Allahtan atla tedavi Ankara Gölbaşı Anadolu Countr Club’te yapılıyor. Yeni değil. Bizzat gördüm. Aileler suçlu veya tedaviye muhtaç çocuklarını dışlamaz toplum gibi. Yönetim ve yöneticiler de tahammül eder. Nasıl bireyler; kötü yönetime ve programlarına, beceriksizliklerine tahammül ediyorsa; aynen öyle. Almanya’daki spor akademilerinde sakat çocuklara öğretmen yetiştiren, mesela yüzme öğreten bölümler var. Sürücü yüksek okullarında ise TIR şoförleri için ayrı, dolmuşçular için daha ayrı eğitim veriliyor. Bunlar en az bir yabancı dil bilmek mecburiyetindeler. YÖK ise bize ne biçim talimler yaptırıyor görüyorsunuz, neyi tartıştırıyor içindesiniz. Geldik mi Avrupa Birliği standardına? Bir kamuoyu araştırması POLAR Araştırma ve Strateji Geliştirme Merkezi 1222 kişiyle 13 ilde görüşüyor. Soruyor ve cevap alıyor, bu kamuoyu araştırmasında. 1. AB’ye girmemiz için ön koşul olan Kopenhag kriterlerini biliyor musunuz. Evet % 73.6; Hayır % 26.4 2. Bu kriterlerden birini söyleyebilir misiniz? İnsan hakları ve demokratikleşme % 32.6; Ekonominin düzeltilmesi % 29.3; Kıbrıs sorununun çözülmesi % 26.7; Azınlık hakları sorununun çözülmesi % 11.4. 3. Türkiye giriş için AB kriterlerinin hangisini yerine getirmedi? Sırasıyla ekonomi, Kıbrıs, insan hakları ve demokratikleşme, azınlık hakları sorununun çözülmesi. 4. İnsan hakları sorunu nedir? Düşünce suçu % 44.3; işkence % 23.9; faili meçhul cinayetler % 18.9 vesaire. 5. Türkiye’nin AB’ye girmesi % 74.5 oranında olumlu çıkmış. 6. AB için en büyük engelimiz insan hakları ve demokratikleşme % 30.2; Müslüman bir ülke oluşu % 17.1; ekonomi % 15.3; terör 13.5; köktendincilik % 11, sonra Kıbrıs % 9.5. Fikrim yok da gerisi. 7. Hükümet enflasyonda başarılı mı? Evet % 48.2; Hayır % 43.8 ötekilerin de “fikri yok.” 8. Hükümetin özelleştirme politikası yeterli mi? % 40.4 Hayır, % 35.2 Evet, fikrim yok % 16.3; özelleştirmeye karşıyım % 8.1. Uyuşturucu kullanan hırçın, hırsız, hayatı macera sanan suçlulara Batı’da mahkeme 28 gün rehabilitasyon merkezinde tedavi cezası veriyor ve netice alıyor. Darısı bizim başımıza. Sorunların üstesinden gelmeye ise istenen 500 günler birbirini takip ediyor, değişen bir şey olmuyor. Halk tevekkül içinde sabırla bekliyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT