BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Antique şehir kurtarma gayretleri, hedef saptırmadır

Antique şehir kurtarma gayretleri, hedef saptırmadır

Son günlerde, Türkiye’nin en önemli işi, Zeugma Antik kentinin kalıntılarını altına almaya başlayan Birecik Baraj suları ile savaşma olup çıktı.



Son günlerde, Türkiye’nin en önemli işi, Zeugma Antik kentinin kalıntılarını altına almaya başlayan Birecik Baraj suları ile savaşma olup çıktı. Birecik Barajı yapılacağı, ihale safhasından beri senelerdir, Devlet ilgililerince ve kamuoyunca biliniyordu. Bilinmesi lazımdı. Baraj bitmiş, Sular tutulmuş, yükselmiş, yani ayaklarımız suya değince, bir feryat ki, sormayın. Sanki Amerika kıtasında İnka medeniyetini yıkan bizlermişiz gibi, Avrupa basınında suçlamalar ve kurtarın feryatları yükseldi. İnsanlar hesaplarla hareket eder. Yaşantısını buna göre ayarlar. Diğer canlılar pek hesap bilmezler. Gürül gürül akan bir nehri görseler de kaçmazlar. Ancak ayaklarına sular değmeye başlayınca artık tutamazsınız. Peki biz niye böyleyiz ki... Bir kere Türk milleti kendi kültürüne saygılı olduğu kadar, bütün dünya kültürlerine de saygı göstermiştir. Bin yıllık Anadolu hayatında, Türkler hiçbir tarihi esere düşmanlık yapmadılar. Etiler, Asuriler, Keldaniler, Yeldaniler vs. hepsini baş tacı etmişiz. Ama bizi Zeugma’nın katli ile suçlayanlar, en taze misal olarak, 500 yıllık Mostar Köprüsünü gözlerini kırpmadan bombalayıvermişlerdir. Hiçbir Avrupa basın organı bu cinayete ses çıkarmadılar. Köprüyü yeniden yaptırmayı da Türkiye üstlendi. Sadece Mostar’la iş kalsa yine hadi neyse, olmuş bir kaza dersiniz. Bosna’da, Hersek’te, Üsküp’te, Kosova’da Tuzla’da, Tiran’da binlerce eser yerle bir edildi. Bir zamanlar sadece Üsküp’te Üçten’den fazla Cami vardı. Şimdi sayın bakalım ne kalmış. Kırım’daki Türk eserleri yerle bir edilirken bu Avrupa basını Rus’a niye dur diyemedi.. Bin yıllık Türk Anadolu’sunda, binlerce Türk eseri harap olurken; Ermeni çeteleri Doğu Anadolu’da cami ve kütüphaneleri yakarken; Yunanlı, Batı Anadolu’da yüzbinlerce ev, konak, cami ve kütüphaneleri yakarken, Divriği Ulucamii’nin kapısına kadar çalınırken, !918’den itibaren beş sene müddetle 500 yıllık Türk başkentini İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan İşgal kuvvetleri, 500 yıllık Türk başkenti, dünya incisi İstanbul’u soyarken, tarihi eserleri tahrip ederken, Avrupa basını nerede idi. Beyler nerede idiniz? Nerede olacak onlarla işbirliğinde idi. Türk-Suriye sınırında, Kargamış harabelerini, 1877’den 1918’e kadar başta Almanlar olmak üzere yüzlerce Arkeolog soyup soğana çevirdiler. O zamanlar, Osmanlı devletinin açtığı Hicaz Demiryolu ihalesini Almanlar kazanmıştı. Bugün Münih ve Berlin müzelerinde, Anadolu’dan kaçırılmış binlerce esere rastlarsınız. Zeugma feryatlarının gerisinde, korkarım ki tarihi eser kaçakçıları vardır. Buralarda arkeolog kılığında çalışan kimseler, sıkı bir kontrole alınmalıdır. Hatta mümkün ise yol verilmelidir. Siz yol verin bu adamlara da, esas feryadı Avrupa’dan o zaman dinleyin. Zira maksat açık açık soygundur. Türkiye’de böyle kazıları başarı ile yürütecek binlerce uzman Arkeolog vardır. Bunun tarihi vebali büyüktür. Yani Zeugma bahanedir. Zeugma bitmeden, Bergama’daki Antique Allianoi, yine yapılacak bir barajın sularının istilasına maruz kalmış... O barajı da iptal edelim mi? Halbuki Bergama ovası, Batı Anadolu’nun en verimli ovalarından biridir. Senelerdir, derin su kuyularından çekilen sularla, yeraltı suyu derinlere kaçmıştır. Ova çöl olmak üzeredir. Bu baraj, bölge için hayati önem taşımaktadır. Benim insanımın ekmeğini Avrupalı mı verecektir. Allah, bu aziz milleti, muhannete muhtaç etmesin. Bergama’da 130 yıldır çeşitli vesilelerle tarihi eser kaçakçılığı yapılmıştır. Bergama ve Çanakkale hassas bölgelerdir. Buralarda baraj bahanesiyle, kesinlikle yabancı kazı uzmanı çalışmamalıdır. Bunların vukuatı vardır. 1877’de Bergama tapınağının Almanya’ya nasıl kaçırıldığının hikayesini sizlere yazmak istedim. Ama bu hafta yerim bitti. Tarihi eser çalanlar tarih hırsızıdırlar. Bir eser nerede topraktan kurtarılırsa, orada kalmalıdır. Unesco’nun emredici yasası böyledir. Bunu çiğneyenler sabıkalıdır. Haftaya Bergama Tapınağının Almanlarca çalınıp Berlin’e kaçırılışının hikayesini sizlere yazmak istiyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT