BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Erol Özkasnak Paşa!..

Erol Özkasnak Paşa!..

Gerek Org. Çevik Bir, gerek Tümg. Erol Özkasnak, direktifleri harfiyen uygulamanın ötesinde bir “katalizör” rolünü yüklenmediklerini defaatle belirtmiş bulunuyorlar. Aslında, acımasız eleştiride bulunanların asıl maksadı da, Özkasnak’ın şahsında, TSK’yı yıpratmaktan başka ne olabilir ki...



30 Ağustos’ta emekliye ayrılacak olan Tümgeneral Erol Özkasnak’ın hakkında, seviyesiz yakıştırmalar yapılmamış olsaydı belki bu yazıya gerek görmezdik. Çünkü, her şeyden önce Yüksek Askeri Şûra’nın kararlarına ötedenberi saygılı olduğumuz bilinir. Üstelik, çoğunluğun da YAŞ kararlarını tartışmadığı, kabullendiği apaçık. Zaten, YAŞ kararlarının bütünü askeri zevatı ilgilendirdiğinden, hakkında yorum yapmak da yakışıksız olur. Yüksek Askeri Şûra’nın, Özkasnak Paşa hakkında aldığı “emeklilik” kararının burukluk doğurduğu da öne sürülebilir. Ancak YAŞ’ın kararını tartışanlara katılacak değiliz. Kılıç ve yıldızlar Ne var ki, “emekli” kararı alınmış fakat hâlâ apoletlerinde kılıç ve yıldızların bulunduğu bir silahlı kuvvetler mensubuna uluorta “hücum” etme neyin nesi? Eğer, Özkasnak Paşa, TSK’daki “emir komuta zinciri”nin gereklerini yerine getirmeseydi, belki çoktan üniformasından ayrı bırakılırdı. Yani, diyeceğimiz şudur ki; gerek Org. Çevik Bir, gerek Tümg. Erol Özkasnak, direktifleri harfiyen uygulamanın ötesinde bir “katalizör” rolünü yüklenmediklerini defaatle belirtmiş bulunuyorlar. Eğer, eleştiri yapılmak isteniyorsa zamanın en üst komuta heyetine okların çevrilmiş olması lazımdı ki; o da gayretkeşlik veya art niyetten öte değerlendirilemez. Asıl maksat... Aslında, acımasız eleştiride bulunanların asıl maksadı da, Özkasnak’ın şahsında, TSK’yı yıpratmaktan başka ne olabilir ki... Tümgeneral olsa da, insan “hata” yapabilir. Ancak, yapılmış hatanın faturası da, emekli oluncaya kadar bekletilmez. Eğer, Özkasnak Paşa’nın bir durumu varsa, açık açık yazılır ve dile getirilirdi. Şimdiye kadar beklemenin alemi ne? Biz, özellikle, ortaya konan mantalite üzerinde duruyoruz. İnsanlar güçlüyken, varsa hataları mutlaka dile getirilmeli veya getirilebilmeli. Fakat güçlerini yitirdiklerinde onları daha da tedirgin edecek çatışlardan kaçınmak, aynı zamanda faziletli bir yaklaşım değil mi? Duyarlı olmak, hepimizin üzerinde tir tir titreyeceği bir özellik olmalı... Özellikle, “solcu” bilinen kalemşörlerin Özkasnak Paşa’ya saldırmalarının altında, TSK’nın yıpratılma eğiliminin olup olmadığı bir meçhul. Dün Emekli Org. Çevik Bir, bugün Tümgeneral Erol Özkasnak, yarın kimlerin hedefte olduğu bilinemez. Bilinen ise, milletimizin gözbebeği, övünç kaynağı Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yapılan veya tasarlanan her saldırının akim kaldığı ve kalacağıdır sanırız. Vebal yüklenmek Şu da unutulmamalıdır ki; çoktandır elini politikadan çeken orduyu bu tür eleştirilere muhatap etmek, en büyük vebali yüklenmek anlamına gelir. Demokrat olma, demokratlaşma hiç kimsenin, hiçbir kurumun tekelinde olamaz. Ülkemizin, içine girdiği demokratlaşma sürecini baltalar mahiyetteki bütün girişimlerin karşısında olmalıyız. Artık, TSK üzerindeki görüş ve değerlendirmelerimizde, asgari müştereklerde anlaşma gereğinin kendiliğinden duyulmasının tam zamanını yaşıyoruz. Yüksek Askeri Şûra kararlarının ülkemiz için hayırlar getirmesini dilerken, bu vesile ile komutanların yeni görevlerini de candan kutluyoruz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT