BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Öteki ve beriki!..

Öteki ve beriki!..

Türkiye’nin gündemine bakınca hayıflanmamak elde değil. Bazen bu “gündem”in sorumlusu medya mıdır? diye aklımıza gelmiyor da değil!



Türkiye’nin gündemine bakınca hayıflanmamak elde değil. Bazen bu “gündem”in sorumlusu medya mıdır? diye aklımıza gelmiyor da değil! Gündemden sadece medyayı sorumlu tutmak haksızlık olur. Medya toplumun aynasıdır. Bazı aşırılıklar, bazı sululuklar ve bazı sapmalar olsa dahi; “Ateş olmayan yerden, duman tütmez”ki... “Yasama”nın, “Yargı”nın ve “Yürütme”nin her hareketi tartışma konusu. Bunca kanun ve yönetmelik, hatta teamül ortada dururken; gereksiz polemiklere ne lüzum var? “Gerçek”lere gözünü kapatıp, “sanal” dünyalarda dolaşanlar, kendi uydurdukları hayallerle istikbal kurma peşindedirler. Bu da kâfi gelmez ve “tatmin” olmazlarsa “hayali” düşmanlar üreterek topluma harp açıyorlar... Bir taraftan “AB”ye girmeye çalışan Türkiye, diğer taraftan Anayasa’da yer alan kişi hak ve hürriyetlerine karşı “komplo” peşinde!.. Bir kanun hükmünde kararname “KHK” tartışmasıdır gidiyor... Yirmibirinci yüzyıl anlayışıyla taban tabana zıt bir uygulamanın Cumhurbaşkanı’na sunulması bile “ayıp” sayılmalıdır. Şimdi bazıları “aba altından sopa göstererek” Cumhurbaşkanı’mızı da etkilemek istiyor. Hatta iyisi kötüsüyle çook gerilerde kalan bir “brifing”ler maratonundan bile bahsedenler var. En basit bir seçim ve atama işlemi olan rektörler konusu “YÖK”ün tahrikleri ile gayri memnun kitleler oluşturuyor... Bir tarafta üstü açık kamyonlarla iş ve ekmek peşine düşen binlerce, onbinlerce dargelirli varken; diğer taraftan üstü açık spor arabalarla fink atanların haddi hesabı yok! Bir ekmeğe muhtaç “öteki” Türkiyeliler can çekişirken; berikiler zevk-u sefa peşinde... Öteki ve Beriki arasında bu büyüklükte uçurum bulunan bir ülkede huzur, emniyet, asayiş ve istikrar beklenebilir mi? Kur’an-ı Kerim’in orijinalini yüzünden bile okumaktan aciz insanlar “reform” çığlıkları atarken; bazıları Türk Diyanet Vakfı’nı hedef alıyor... “Vakıf” hakkında zerrece hukuki ve dini bilgisi olmayanlar hayali düşmanlar üretiyor. “Meyveli ağaç taşlanır” vecizesi hükmünce; çalışan, üreten ve başarılı olan kişi, kurum ve kuruluşlar hedef alınıyor. Bugüne kadar tek bir kör kuruşu “hayra” nasip olmamış, bencil ve ölçüsüz insanlar; fazilet ve ahlâk çığırtkanlığı yapıyor. Bunca çarpıklığa rağmen hâlâ huzur ve istikrar arıyorsak; o zaman “seraptan şarap” bekliyoruz demektir!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT