BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ince ayar yok

Ince ayar yok

Devlet Bakanı Recep Önal, üç yıllık ekonomik pakette herhangi bir revizyon yapmaya gerek olmadığını söyledi



Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Recep Önal, “Program çerçevesinde önemli bir hedef değişikliği düşünmüyoruz. Hedefimiz, enflasyonun sıfırdan devam etmesidir. Revizyon yapma gereğinde değiliz. Kimse merak etmesin, ince ayar düşüncemiz de yoktur” dedi. Düzenlediği basın toplantısında, hükümetin uyguladığı ekonomik istikrar programı ve enflasyonla mücadele hakkında bilgi veren Devlet Bakanı Recep Önal, yıl sonuna kadar ekonomiye ince ayar düşünülmediğini belirterek, “İnce ayar düşüncemiz yoktur. Yapısal reform hazırlığı var. Gece gündüz yapılan hazırlıklarla birçok teknisyenin hazırladığı çalışmalar, Meclis açılınca Meclisin önünde stoklanmış olacak. İnce ayar yok. İnce ayara da gerek görmüyoruz, düşünmüyoruz” dedi. Önal, enflasyon hedefinin revize edilmesiyle de ilgili olarak, “Her yapılan revizyon yeni revizyonları beraberinde getirir. Bizim hedefimiz gelecek aydan itibaren enflasyonun sıfırdan devam etmesidir. Revizyon yapma gereğinde değiliz. Program üç yıllıktır ve bu üç yıl içinde enflasyonu tek haneli rakamlara indirmeyi amaçlıyoruz” şeklinde konuştu. Öncekilerin başarısızlığı Bakan Önal, enflasyonu aşağı çekme konusunda daha önce uygulanan programların başarısızlığa uğramalarının belki de en önemli nedenlerinden birisinin, hükümetlerin bu konudaki isteksizliği olduğunu söyledi. Önal, Türkiye’de 1970’lerden bu yana hüküm süren yüksek dalgalı ve kronik enflasyonun, mal ve hizmet üretimi artışındaki ciddi istikrarsızlıkların, oynak ve yüksek faiz oranlarının ve bir türlü giderilemeyen kamu kesimi dengesizliklerinin, kamu finansmanı alanında uzun vadeli ve köklü yapısal düzenleme ve reformlarla giderileceğinin anlaşıldığını bildirdi. Kurtulmak zorundayız Bakan Önal, uygulanan ekonomik programın tutmak zorunda olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Çünkü bu program senin benim programım değil hepimizin programıdır. Enflasyondan bu kez kesinkes kurtulmak zorundayız. Çünkü, halkımız bunu istemekte. Uygulanan programa ekonominin tüm kesimleri destek vermektedir. Herkes etkinlik ve verimliliğini arttırdıkça, yeni değer oluşmaksızın bundan aldığı payı arttırmak çabasını terkettikçe başarımız daha da artacak ve Türk insanının yüzü gülecektir.” Enflasyon tutkunları Zam şampiyonu özel sektör ve bankaları eleştiren Bakan Önal, enflasyon rakamlarının mevcut düzeyinin, görünüşte tüm kesimlerin destek ve çabasına rağmen enflasyonist eğilimin yeterince kırılamadığını ortaya koyduğunu belirterek, “Bu sonuç, enflasyon tutkunlarının seslerini yükseltmelerine yaramaktadır” dedi. Temmuz ayında TÜFE’de yaşanan yüzde 2.2’lik artışın üzerinde önemle durulması gerektiğini vurgulayan Önal, aksak rekabet şartlarının geçerli olduğu sektörlerde, sorumsuzca zam yapma alışkanlığı ve eğiliminin sürdüğünü kaydetti. Enflasyon bağımlılığı Tüketici kredisi faizlerindeki düşüşün tüketim talebini tetiklediğini, faizlerdeki düşüş eğiliminin yavaşlaması halinde bankaların bu işlemlerden para kazanabilmesinin güç göründüğüne ve fiyat artışlarının tüketici kredisi ile fırsatçıların zamlarının etkilediğine dikkat çeken Önal, ekonomi için en tehlikeli nokta olan enflasyon-faiz sarmalının kırıldığını belirterek, çekirdek enflasyon oranlarının geçen aya göre yüzde 16 azaldığını söyledi. Bekleyiş psikolojisi Bakan Önal, enflasyon bekleyişlerine ilişkin psikolojinin kırılmasının 25 yıllık kronik enflasyonla mücadelede başarıya götürecek en önemli etken olduğunu vurgulayarak, “Düşük enflasyonla yaşama düşüncesini, artık hepimizin zorunlu olarak alışmamız gerekmektedir” dedi. Faizlere müdahaleye karşıyız *Devlet Bakanı Recep Önal, enflasyonla mücadele sürecinde faizlere müdahale edilmesine ve maliyetleri artırıcı önlemlere karşı olduklarını belirtti. Önal, bir soru üzerine, tüketici kredilerinde bir artış olduğunu belirterek, bu artışı önleme çerçevesinde faizlere müdahale etmeyeceklerini, çünkü, programın uygulanacağı 2002 yılı sonuna kadar mali sektördeki tüm mali yükleri kaldırmayı amaçladıklarını ifade etti. Kimseye emanet etmedik *Bakan Önal, uygulanan ekonomik programın “IMF’nin reçetesi” olmadığını da belirterek, “Türkiye ekonomisi, ne Cottarelli’ye ne de bürokratlara emanet edilmiştir” dedi. Önal, uygulanan programın, “Türk insanının gerçeklerini görüp yaşayanların dizayn ettiği bir program” olduğunu, ancak uluslararası finansal kuruluşların kredi değerlendirmesine ihtiyaç duyulduğu için IMF’ye yer verildiğini vurguladı. Farazi olarak bu programın yabancı kuruluşların desteği olmadan da yürütülebileceğine işaret eden Önal, “Sırf halkımızı daha fazla sıkıntıya sokmamak, karşılaşacağımız güçlükleri daha kısa sürde aşmak amacıyla bu şekilde tercih konulmuştur” dedi. Programa direnenler var *Program sonunda, demokrasi ve insan hakları konusunda, rekabetçi serbest piyasa ekonomisinin yerleştirilmesinde Kopenhag kriterlerini, fiyat artışları, bütçe açığı, faiz oranları, kamu borçları ve döviz kuru konusunda da Maastrch kriterlerini gerçekleştirmiş olacaklarını belirten Önal, halen programa direnenler ve bunların sözcülüğünü yapanların bulunduğunu söyledi. Program başarıya ulaştıkça, bunların saldırılarının arttığını kaydeden Önal, “Yüksek enflasyon, yüksek faiz ortamında, çalışmadan, üretmeden, yatırım yapmadan, yüksek faiz, yüksek rant alarak sürdürmeye alıştıkları eski yaşam tarzlarını özleyenler, halâ bulunmaktadır. Ancak, faiz, rant ve kâr bağımlılarının ve bunlara sözcülük yapanların sayıları giderek azalmaktadır” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT