BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ABD seçimlerinde din ve Yahudilik faktörü

ABD seçimlerinde din ve Yahudilik faktörü

ABD’de Kasım ayında yapılacak seçim yarışı kızışmaya başladı. Demokrat Parti başkan adayı Al Gore, sürpriz bir kararla yardımcısı olarak Yahudi Joseph Lieberman’ı seçince, yarış ilginç bir görünüm kazandı.



ABD’de Kasım ayında yapılacak seçim yarışı kızışmaya başladı. Demokrat Parti başkan adayı Al Gore, sürpriz bir kararla yardımcısı olarak Yahudi Joseph Lieberman’ı seçince, yarış ilginç bir görünüm kazandı. Siyasi gözlemciler bu yılki seçimlerde, din faktörünün çok etkili ve belirleyici olacağına dikkat çekiyorlar. Hıristiyanlar Koalisyonu’nun desteklediği Cumhuriyetçiler’in başkan ve yardımcısı adayları Bush-Cheney ikilisine karşı, Demokrat aday Al Gore, ‘Yahudi’ kartına sarıldı. Connecticut Eyaleti senatörü Musevi Joseph Lieberman, Gore’un yardımcılığını kabul ederek, hem ABD tarihinde bir ‘ilk’e imza attı; hem de Yahudiliğin başkanlık yarışında ‘test’ edileceği bir süreci başlattı. Al Gore bir ara kamuoyu yoklamalarında, rakiplerinin 18 puandan fazla gerisine düşmüştü. Gore müthiş öne geçen Bush-Cheney ikilisini, -Yahudi Lieberman’ın yardımcısı olarak yarışa girmesiyle- ancak yakalamayı başardı. Aradaki derin mesafe, Lieberman’dan sonra hızla kapanmaya başladı. Bu kıran kırana çekişme, gelecek hafta Los Angeles’ta yapılacak Demokrat Parti Genel Kongresi ile, daha da hızlanacak. Hatta çok muhtemeldir ki, Bush-Cheney ve Gore-Lieberman ikilileri arasındaki yarış, bir ‘dinler savaşına’ dahi dönüşebilir. ABD’de en güçlü azınlık Yahudiler ABD’de hem siyasette hem de ekonomide, Yahudi azınlık çok etkili. Buna film ve eğlence sektörü ile medyadaki hakimiyetleri de eklenince, Yahudilerin, ‘sistemin baş belirleyicisi konumunda oldukları’ bile söylenebilir. Yahudilerin ABD’de böylesine güçlü olmaları hiç de tesadüfi değil. Kararlı, tutarlı, devamlı ve hakederek yaptıkları çalışma ile bu konuma yükselmişler. En iyi okullarda okuyanların, en verimli işleri kuranların, en seçme makam ve mevkiler için hep aranan kişi olanların, her dalda en vasıflı eleman konumunu kazanan ve bunu sürdürenlerin, dinlerini ve göreneklerini hayatlarının en kıymetli sermayesi-motivasyonu yapanların, bu durumda olmaları, gayet normal değil mi? Yahudilerin bir partisi yok. Ama her partide varlar. Hem Temsilciler Meclisi’nde hem de Senato’da, her iki partinin en seçkin milletvekili ve senatörlerini oluşturuyorlar. Her iki partinin yönetimlerinde de, en önemli mevkilere, -tabii ki hakederek- gelebiliyorlar. Protestan geleneğe Yahudilik testi Al Gore kasım ayındaki seçimi kazanırsa Joseph Lieberman, Amerikan tarihinde ilk Yahudi başkan yardımcısı olacak. ABD’de örtülü, ama yerleşik ve asırlardır süren bir gelenek var. Başkan ve yardımcıları hep beyaz, asil ve Protestan! Hem Yahudilere hem de Katoliklere sanki kapalı mevkiler bunlar... Gerçi Yahudi asıllı olduğu iddia edilen başkanlar var. Ama -iddialar doğru ve kökleri Musevi bile olsalar- onlar da bu mevkilere din değiştirdikten, Protestan olduktan sonra gelebilmişler. Bu örtülü geleneği şimdiye kadar bir tek, Başkan Kennedy kırabilmiş. Katolik olan Kennedy de zaten öldürüldü. Daha sonra başkanlığa aday olan kardeşi Robert Kennedy ise seçim öncesinde suikasta kurban gitti. Dolayısı ile Joseph Lieberman, dinini değiştirmeyen ‘ilk başkan yardımcısı Yahudi’ ünvanına aday oldu. Sistemde gerçekten etkili olan Yahudiler, bakalım Gore-Lieberman ikilisini sandıktan çıkarabilecekler mi? Yahudiliğin ilk defa test edileceği bu başkanlık yarışında, finansman, medya gücü ve diğer faktörler ile etkilenmeyen Amerikan seçmeni bakalım nasıl reaksiyon verecek? Çok ilginç ve her kartın açıldığı kıran kırana bir seçim yarışı olacak.. Bekleyelim, görelim.. Tel:1.202.737.7508 Faks:1.202.737.7509
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT