BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İyi, ama...

İyi, ama...

Beşiktaş da Galatasaray da, “Şampiyonlar Ligi ön elemesinde” kendilerine “büyük avantaj sağlayan” birer “ilk maç” oynadılar!



Beşiktaş da Galatasaray da, “Şampiyonlar Ligi ön elemesinde” kendilerine “büyük avantaj sağlayan” birer “ilk maç” oynadılar! İki maçın özeti şu: Sonuçlar iyi, futbollar kötü!. Eğer “rakipler” gol yollarında “biraz şanslı, biraz becerikli, biraz yetenekli olsa idiler”, bugün Beşiktaş’ın da Galatasaray’ın da “Şampiyonlar Ligi’ne kalıp kalamayacağını” tartışır olacaktık. Elbette her iki takımımızın da önünde daha birer “90 dakika var” ama, futbolun “normal kuralları” içinde, ön eleme işi hemen hemen bitmiş sayılabilir! Peki ama, ya “oynanan futbol?” Rus takımı da İsviçre Şampiyonu da, “başlayan liglerinde oynadıkları bunca maçın sonucu olarak” bizimkilerin önüne “her bakımdan daha hazır” olarak çıktılar! Bizimkilerin “henüz hazırlık safhasından resmi maç safhasına geçiş sürecinin başında olmaları”, seyrettiğimiz “iyi olmayan futbolun mazereti” sayılabilir! Gene de, hele hele Galatasaray’dan daha iyi bir futbol beklemek hakkımızdı! Beşiktaş’ın vasata yakın futboluna karşılık, UEFA Şampiyonu, vasatın çok altında bir futbol sergiledi! Özetle İsviçre’deki maçta “Jardel etiketli iki güzel gol dışında” futbol olarak hiçbir şey yoktu!. Buna karşılık, “kafalarda bir sürü soru işareti bırakan” terslikler bol bol vardı! “Çok garip bir durumu acı olarak” söylemek zorundayım ki, Okan-Emre-Suat-Hakan dörtlüsünün “maç içindeki tutum ve davranışları” ortada “önemli bir probleminin olduğunu” gösteriyordu! Bu dörtlüyü “bu kadar kötü, bu kadar gayesiz, bu kadar gayretsiz, bu kadar güçsüz” bilmem ki, şimdiye kadar gören var mı? “Biz küsüz” der gibi tavır koymadılarsa, bu tablo nasıl izah edilebilir? Okan ve Hakan “çok haklı olarak” kenara alındılar! Faruk’un girmesi ve “pırıl pırıl parlaması”, Emre’nin aklını başına getirmiş olacak ki, “biraz koşmaya ve topa girmeye başladı!” Suat “gene” de “kötülerin en iyisi idi”, ama nerede “eski” Suat? Şimdi soruyorum: Acaba “çaşamba gecesi” Galatasaray sahaya “teknik direktörsüz çıksa idi”, bundan kötü olabilir miydi? Ben ortada ne bir taktik, ne bir oyun okuma, ne de “kenardan oyun disiplini zaman zaman tamamen bozan oyunculara bir müdahale” gördüm; “bu nasıl iş?” Lucescu “böyle devam edecekse”; bilinmelidir ki, Galatasaray’ın bu sezon işi çok zor! Galiba “İtalya’da bu kadar yıl teknik adamlık yaptım” diye övünen Rumen Hoca’ya, Galatasaray elbisesi “biraz bol geldi!” Fatih Terim disiplininin “bir arada zor tuttuğu” Galatasaray kadrosunda “bölünmeler başlamadıysa bile”, çok yakında başlayacak gibi görünüyor! Nerede “Cruyff’un Barcelona’sı gibi” durup dinlenmeden “top kapan” ve maçın büyük bölümünde “topu ayağında tutan” Galatasaray? Nerede, Hakan Şükür’e gol atması için, ortalama her maçta 8-10 “asist” üreten Galatasaray? Jardel’e “zar zor” üç pas atılabildi; o da ikisini gol yaptı! Ya sonrası? Taffarel’e “yediği gol” hiç yakışmadı!. Ama, defansında “böylesine hatalar yapan Galatasaray”, tek golle kurtulduysa, oturup kalksın İsviçre ekibinin beceriksizliğine dua etsin! Galatasaray “kısa sürede toparlanamazsa”, Şampiyonlar Ligi’nde de, Türkiye Lig’inde de “taraftarlarının çok çekeceği var!” Beşikaş, “Şampiyonlar Ligi için de, Türkiye Ligi için de” hazır olma yönünden Galatasaray’dan önde! “Hoca farkı” açıkça görülüyor! Ne var ki Beşiktaş’ın kadrosunun takviyesi şart! Hele Rus oyuncusunun durumu görüldüğüne göre, “tek değil birkaç takviyenin zorunlu olduğu” apaçık ortada!. Beşiktaş bu kadrosu ile, “takviye yapılmazsa”, 3 kulvarda yarışmakta zorlanacaktır! Bir de “Mehmet ile Ayhan beraber oynamaz” dediği için Toshack’ı yerden yere vuran anlı şanlı yazarlarımız, aynı işi Scala yapınca neden suspus oluverdiler, bir bilen varsa söylesin de öğrenelim! Beşiktaş’a da , Galatasaray’a da Şampiyonlar Ligi’nde başarılar dilerim!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT