BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Balina’da 8 tutuklama

‘Balina’da 8 tutuklama

İzmir’de ortaya çıkartılan trilyonluk hayali ihracat olayı ile ilgili DGM’ye çıkartılan sanıklardan 13’ü tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, 8 sanığın tutuklanmasına karar verildi



İzmir’de ortaya çıkartılan trilyonluk hayali ihracaat olayıyla ilgili DGM’ye sevkedilen 24 kişiden sekizi tutuklandı. Nöbetçi mahkemede ifadeleri alınan şahıslar, suçlamaları kabul etmediler. Hayali ihracat olayına adı karışan şahıslar, dün Emniyet’teki sorgularının ardından DGM Savcılığı’na sevkedildiler. DGM Savcıları Cevdet Ulu, Fevzi Tetik ve Ahmet Birsen tarafından ifadeleri alınan emekli hakim Asım Yüksel, Sibel Alan ve Kemal Börek serbest bırakıldı, diğer sanıklar ise mahkemeye sevkedildi. Yargılanmaları gece boyunca süren Hakiki Koç Firması sahibi ve İZOTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Niyazoğlu’nun muhasebecisi Engin Yeşilağaç, eski İzmir Defterdar Yardımcısı Ali Galip Özgül Halıcı, Tamer Büyükçoban, Çetin Sirüçen, Süleyman Göngür, Selim Kirtil, Avukat Şükrü Acar ve Ömer Er, “teşekkül oluşturarak ihracat kaçakçılığı yapmak” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 13 sanık ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Olaya adı karışan eski Sayıştay Denetçisi ve yeminli Mali Müşavir Düriye Karalar, Şekip Özbaş ve işadamı Mehmet Niyazoğlu’nun oğlu Murat Niyazoğlu’nun sorgularının ise Mali Şube Müdürlüğü’nde devam ettiği öğrenildi. Atatürk Eğitim Hastanesi Kardiyoloji Servisi’nde doktor kontrolünde tutulan Mehmet Niyazoğlu’nun sorgusu ise yine yarıda kaldı. Soruşturmayı yürüten Mali Şube ekipleri akşam saatlerinde Atatürk Devlet Hastanesi’ne gittiler. Ancak Niyazoğlu’nun sağlık durumu nedeniyle sorgusu yarım kaldı. Suçlamaları kabul etmediler İzmir DGM Nöbetçi Hakimi Ömer Faruk Kara tarafından ifadeleri alınan sanıklardan Halıcı, naylon fatura düzenleyip KDV iadesi aldıkları iddialarıyla suçlanan Yeşer Tekstil A.Ş’nin kuruluş toplantısını kesin hatırlamamakla birlikte Mehmet Niyazoğlu’nun yazıhanesinde yapıldığını söyledi. Halıcı, şirket ortaklarından Beşikçi’yi şirket kurulmadan önce tanıdığını, işlemleri tebliğlere göre yürüttüğünü, şirkette olağandışı bir şey yaşanmadığını savundu. Fabrika alacaklardı Yeminli müşavir sanık Büyükçoban da, 1998 Ağustos’unda kurulan Yeşer Tekstil A.Ş’nin kağıt üzerinde yüzde 5 oranında ortağı olduğunu ve şirketin gerçek sahiplerinin ise Beşikçi, Ziya Erkal Erdem ve İrfan Ersoy olduğunu kaydederken, kendi hissesini Beşikçi’ye devrettiğini iddia etti. Büyükçoban, “Niyazoğlu şirketi 100 milyar lira sermayeyle kurmamı istedi. Normal şirket olduğunu sandım. Niyazoğlu, şirketin adresinin benim adresim olmasını istedi. Bana Çiğli’de bir fabrika satın alınacağı söyleniyordu, ancak olmadı” dedi. Faturaların İstanbul’dan gelmeye başladıktan 2-3 ay sonra gerçek şirket olmadığını anladığını ifade eden Büyükçoban, “Ön muhabese Engin Yeşilağaç, evrakları düzenleyip Halıcı’ya götürüyordu. Halıcı, teyitleri yapıyor, iade alımı için rapor düzenliyordu. İstanbul’dan gelen faturaların gerçek olmadığını anlamıştım, ancak bu benim işim değildi” diye konuştu. Olayı geç farkettim Hakiki Koç firmasının muhasebeciliğini yapan Engin Yeşilağaç ise ifadesinde, sahte faturaları Halıcı’nın bilmemesinin mümkün olmadığını vurgulayarak, kendisinin faturaların miktarlarının büyüklüğünden şüphelendiğini, sonra şirketin normal bir şirket olmadığı kaanatine vardığını söyledi. Sanık avukat Şaban Acar ise, kendisine ait büroda kurulan Günce Teks şirketiyle ilişkisi bulanmadığını, büronun geniş ve kirasını karşılayamaması nedeniyle şirkete adres olması için anlaştığını ve şirket faaliyetlerine izin verdiğini anlattı. Muhasebeci Çetin Sizüşen de, ortağı göründüğü Günce Teks şirketinden menfaat temin etmediğini, şirketin kendisinin üzerine yapılmasının mantıksız olduğunu kabul ettiğini, ancak patronu istediği için böyle yaptığını bildirdi. Sizüşen, evraklardan şüphelendiğini ve aldığı 38 milyar liralık iadeyi şirketi organize eden Tamer Acar ve Beşikçi’nin paylaşmış olabileceklerini dile getirdi. Halıcı’nın yanında çalışan Süleyman Güngör ise, faturaları Halıcı’ya verdiğini, faturaların miktarlarının büyüklüğünden rahatsız olduğunu ifade ederek, hissesini devretmek istediğini, ancak devredemediğini söyledi. Yeminli Mali Müşavir Kemal Altay, Büyükçoban ve Gaziantep’li Resul Yılmaz adındaki kişinin kendi adını ve imzasını taklit ederek, işlem yaptıklarını ileri sürerek, bunu ilgili mercilere ilettiğini savundu. Gelirler Genel Müdürlüğü’nde vergi denetmeni Selim Kirtil, Büyükçoban’ın arkadaşı olduğunu, ancak faaliyetleri konusunda bilgisinin olmadığını söyledi. Diğer şirketler Em-Bi şirketinin sahipleri İranlı Hossin ve Birgül Safyarzade Afşar, aracı şirket olduklarını, komisyon karşılığında ihracat yaptıklarını dile getirdiler. İranlı çift, Ege Adoniş şirketine son 6 ay içinde 100 milyar liralık mal ihraç ettiklerini, karşılığında yüzde 5 komisyon aldıklarını ifade ederek, şirketin nakit sıkıntısını bildiklerini, ancak naylon faturalardan haberdar olmadıklarını kaydetti. Diğer şirket sahipleri Yusuf ve Kadir Genç de, muhasebeci Nermin Dinç ve ön muhasebeci Atilla Sürücüoğlu, Hamdullah Akgül, Sabahat Kaçar ve Fikret Polat da, suçlamaları kabul etmediler.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT