BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İşte biz buyuz

İşte biz buyuz

EPEY oluyor... Bizim hanım, kızım ve oğlumla Ankara’dan İstanbul’a geliyoruz. Önümüzdeki koltukta orta yaşlı, yalnız bir adam.



EPEY oluyor... Bizim hanım, kızım ve oğlumla Ankara’dan İstanbul’a geliyoruz. Önümüzdeki koltukta orta yaşlı, yalnız bir adam. Gece sessizliğinde ve otobüs homurtusunda, sıcaklık olsun diye o yalnız adama “Merhaba, nasılsınız?” dedim. Bana öyle sıcak, öylesine içten cevapladı ki, anlatamam. Yarıyolda mola verdiğimizde tutup hepimizi lokantaya götürdü, ısrarla yemek ısmarladı. Almanya’da işçiymiş. Bir merhaba karşılığında dört kişilik aileye ziyâfet çekiyordu. *** İşte biz buyuz. Samimiyet, dost arayıcılığı, uyumluluk kanımıza işlemiş. Sizler de görmüşsünüzdür, tanımadığımız turiste gazoz ısmarlamak olağan hâdiselerden. Geçenlerde işi gücü bırakıp üçyüz metre yürüyerek bize adres tarif eden, Güllük-Bodrum yolundaki petrol istasyonu çalışanı, hiç de rahatsız değildi ve karşılık beklemiyordu. Bir teşekkürüme üç defa estağfurullah dedi. İşte biz buyuz. *** Fert fert hepimiz aynı yumuşak hamurdanız. Vermeğe, başkası için yorulmaya hep hazırızdır. Milletimizdeki bu güzelim haller aynısıyle devletimizde de var. Baksanıza, Yunanistan bir gülücük gösterdi diye, işi, “Ege Ordusu’nu kaldıralım”a kadar vardırdık. Bizler tatlı saflardanız. Bir iyilik gördük mü, aman altta kalmayalım efendiliğiyle yırtınır, en küçük yardımı misliyle ödemeye kalkarız. Başlarımıza da beklenmedik işler açarız. *** Evet, işte biz buyuz. Buyuz da, sınırdaş devletlerle aramızdaki bunca gerilim niye? Bilin ki, gerginliklere sebep biz değiliz. Türkiye’nin toprak iriliği, nüfus büyüklüğü, ekonomik gücü, başa çıkılmaz askerî potansiyeli, kimi komşuları yok yere tedirgin ediyor. “Böyle giderse on yıl sonra ne yaparız?” suali onları çekilmez ve tatsız kuruntulara sevkediyor. Sonra ne oluyor? Kendi kendilerine “Korkulan Türkiye” rüyaları görüyorlar. *** “Haydi şunlara çelme takalım.” “Bölücüleri destekleyelim.” “Türkiye’deki ikilikçilere arka çıkalım.” “Zenginliğini, huzurunu engelleyelim.” “Büyüyen bir heybeti frenleyelim.” Vardıkları adres budur. Gerginlikler, sebepsiz düşmanlıklar bizden değil, daima ürküntülü komşulardan kaynaklanıyor. *** En güzel ama en netâmeli bir coğrafyada yaşamak kolay değil. Sürtüşmeler belli ki sürecek, biri biterse diğeri başlayacaktır. Gene de tek sermâyemiz; merhametimiz, unutkanlığımız ve dost arayışlarındaki inadımızdır. Devam. *** Biz buyuz. Fedakârlığımızdan, güzel komşu hasretimizden, hatta o tatlı saflığımızdan vazgeçemeyiz. Bizi anlayanlar bugüne kadar hiç pişman olmadı. Bu gerçeği konu komşu da anlasa, bir anlayabilse... İnanın, önce onlar rahat ederdi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT