BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çözüm “F” tipi cezaevi

Çözüm “F” tipi cezaevi

Beyoğlu’nda, F tipi cezaevi uygulamasını protesto amacıyla izinsiz gösteri yapmak isteyen yaklaşık 63 kişi gözaltına alındı.



Emniyet Genel Müdürlüğü, cezaevlerinin terör örgütlerinin idare merkezi haline geldiğini, sempatizan olarak cezaevine girenin militan, militan olarak girenin de örgüt sorumlusu olduğunu belirterek, “Cezaevleri ne ‘eza evi’ ne de ‘suç okulu’ ya da ‘mafya lojmanı’ olmalıdır” diye görüş bildirdi. Emniyet Genel Müdürlüğü, son günlerde büyük tartışmalara neden olan “F tipi” cezaevleriyle ilgili açıklama yaptı. Mevcut cezaevlerinin amacından uzaklaştığı belirtilen açıklamada, terör örgütü ve organize suç grupları yandaşlarının “F tipi” ceza ve tevkif evlerinin hizmete açılmaması için toplumun huzurunu bozucu eylemler yaptığı belirtildi. Protesto amacıyla 2000 yılı içerisinde 16 ilde bulunan cezaevlerinde açlık grevlerinin yapıldığı ve dışarıda da propaganda kampanyası yürütüldüğü ifade edildi. Açıklamada, F tipi cezaevlerinin kullanılan cezaevleri arasında en modern ve insan haklarına en uygun özellikleri taşıdığı ifade edilirken, bazı propagandalarla bu gerçeğin üzerinin örtülmesine çalışıldığı ifade edildi. Cezaevleri örgüt yuvası Türkiye Cumhuriyeti devletinin Anayasal düzeni ve güvenliğini tehdit eden kişi ve örgütlere karşı yürütülen başarılı operasyonlar sonucu terör örgütlerine büyük darbeler indirildiği, vurgulanan açıklamada şu görüşlere yer verildi: “Terör örgütlerinin üst düzey sorumlularının koğuş sistemlerine dayalı cezaevlerinde olması nedeniyle cezaevlerinin terör örgütlerinin idare merkezleri durumuna geldiği müşahede edilmiştir. Bazı cezaevlerindeki örgüt koğuşlarında tüm inisiyatif örgüt sorumlularının elinde olduğu gibi buralarda tam bir emir komuta zincirinin mevcut olduğu ve hiyerarşik düzen kurdukları görülmüştür.” Toplu firarlar hatırlatıldı Cezaevlerinden 1988, 1993, 1997 yıllarında DHKPC örgütünün ele başı Dursun Karataş, TİKKO örgütünün sözde Genel Sekreteri Ali Gülmez’in de yer aldığı 92 kişinin toplu firar ettiği hatırlatılan açıklamada, açlık grevi ve direnişlerde 33 tutuklu ve hükümlünün hayatını kaybettiği, 43 infaz görevlisinin de rehin alındığı kaydedildi. Son 5 yıl içerisinde de terör örgütleri ve organize suç gruplarının, aralarında Sabancı suikastinin faillerinden Mustafa Duyar’ın da yer aldığı 13 kişiyi infaz ettikleri belirtilen açıklamada, “Cezaevlerine sempatizan olarak girenler militan, militan olarak girenlerin de üst düzey örgüt sorumlusu olarak faaliyetlerini sürdürdükleri tespit edilmiştir” denildi. Açıklamada, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün terör örgütlerinin F tipi cezaevlerini istememe nedenlerini de sıralanırken; “Gerçekten cezaevleri ne eza evleri ne de suç okulu veya mafya lojmanı olmalıdır” görüşü savunuldu.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT