BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Nükleer santral yatırımı pahalı

Nükleer santral yatırımı pahalı

Türkiye’nin, IMF ile yapılan görüşmeler sonunda nükleer santral yapımından vazgeçtiğini belirten William C. Ramsay, “Nükleer santral yatırımı çok pahalı. Nükleer enerjide, özellikle ilk yatırım çok pahalı. Türkiye için bu büyük yük getirdi. Ancak 20-25 sene sonra nükleer enerji ucuzluyor. Örneğin gaz türbinleriyle kurulacak santraller böyle yük getirmez” dedi.



Büyükelçi William C. Ramsay, OECD bünyesindeki Uluslararası Enerji Ajansı’nın (Internationl Energy Agency) Başkan Yardımcısı. Üye olmayan ülkelerle ilişkilerin de başkanı. IEA, 25 sene önce petrol üreten ülkeler bir kartel oluşturduklarında OECD içinde oluşturulmuş, petrol tüketen ülkelerin çıkarlarını koruyan bir kartel idi. Aradan geçen zaman içerisinde petrol üretenlerle bunu tüketenlerin birbirine yardımcı olması gerektiği havası yayılınca iki kartel işbirliğine bağladılar. W.C. Ramsay daha önce ABD Dışişleri Bakanlığı’nın uluslararası enerji konularından sorumlu müsteşar yardımcılığı yaptı. Bu IEA görevine gelmeden ABD’nin Kongo Büyükelçisiydi. Washington ve Brüksel’de Avrupa Birliği’ndeki ABD delegasyonunda enerji ve nükleer enerji siyaseti konusunda görevlerde bulundu. 1980’de Riyad’daki ABD büyükelçiliğinde temsilci yardımcısı müsteşar ve ekonomik konular müsteşarlığı yapmıştı. W.C. Ramsay, Michigan State University’den mezun oldu. Master derecesini de oradan aldı. Stanford University’den de uluslararası ekonomi okudu. Kendisiyle Eyfel Kulesi’ne bakan bürosunda, Paris’te nükleer enerji ve Türkiye’nin enerji gereksinimleri ile bunları sağlama yolları üzerine sohbet yaptık. Kışlalı -Enerji sözkonusu olduğunda Türkiye’nin önemi var mı? Ramsay -Tabii var, çünkü Türkiye neredeyse bütün enerji yollarının üzerinde bulunuyor. Kışlalı -Türkiye’nin enerji durumunu nasıl görüyorsunuz? Ramsay -Türkiye’de durumu hükümet çok iyi biliyor. Planlarını da yapıyor. Mesele hedeflerine varabilmelerinde. İhtiyaç hissedilen enerji üretim yatırımlarında yolun açılması lazım. TEAŞ’ın bu yatırımları yapacak gücü yok. Kışlalı -Yatırımların yabancı sermaye için ilginç olabilmesi neye bağlı? Ramsay -Yatırım yapacakların 20-25 sene sonrasını görebilmeleri lazım. Yoksa gelmezler. Şimdi yapılan değişikliklerin yerleşmesi lazım. Gaz ihtiyacının mesela şekillenmesi gerek ki gaz getirilsin. Türkiye’nin öncelikle elektrik ve gaz ihtiyacı var. Bunun şekillenmesi gerekir ki bankalar harekete geçsinler, gelişmeleri tutarlı bulup kredi açsınlar. Kışlalı -Bankalar nasıl ikna edilir? Ramsay -Taleplerin banka isteklerine uygun şekillenmesi, onları ikna edecek şekle ulaşması gerekir. Talebin ‘Bankabl’ olması gerekir. İşte Türkiye, Danıştay’ı bunun için aradan çıkarmaya çalıştı. İlk yatırım çok pahalı Kışlalı -Türkiye nükleer enerji santrallarından vazgeçti. Bunu nasıl yorumluyorsunuz? Ramsay -Nükleer santral yatırımı çok pahalı. Sanıyorum IMF ile yapılan görüşmeler bunda rol oynadı. IMF bu program içerisinde nükleer santralın yer almaması gerektiğini düşündü. Nükleer enerjide özellikle ilk yatırım çok pahalı. Türkiye için bu büyük yük getirdi. Ancak 20-25 sene sonra nükleer enerji ucuzluyor. Örneğin gaz türbinleriyle kurulacak santraller böyle yük getirmez. Kışlalı -Türkiye’de 30 yıldır süren nükleer enerji tartışması var. Hükümetler hep isteksiz oldular? Ramsay -Bu durumu başka birçok yerde görüyoruz. Bazı ülkelerde nükleer araştırmaları yasallaştırmak isteyenler baskı grubu oluşturuyorlar. “Nükleer enerji santrallarımız olmadan nükleer sanayimiz olmaz” diyorlar. Bu çok saçma. Nükleer santral olmadan da nükleer gelişme sağlanabilir. Zaten santral satanlar her zaman nükleer bilgi sağlamıyorlar. Kışlalı -Batı ülkelerinde nükleer santrallara karşı bir isteksizlik yok mu? Çernobil’den bu yana Avrupa’da hiç yeni nükleer santral yapılmadı? Ramsay -Doğru. Batı’da pek istek yok. Bazılarını da kapıyorlar. Bu ihtiyaç hissedilmemesinden mi? Yoksa nükleer kaza korkusundan mı bilemem. Yeni enerji kaynakları söz konusu olunca daha iyi alternatiflere bakılıyor. Kışlalı -Nükleer reaktör satıcıları tekliflerini çok cazip hale sokuyorlar. Bazan rüşvetten de söz ediliyor! Ramsay -Rüşvet konusunu bilmem. Bundan bahsetmiyorum ama reaktör satıcılarını işi çok çekici hale soktukları muhakkak. Gelip; santralı kuralım, size anahtar teslim edelim. Çok kolay ödeme şartları sağlayalım falan diyorlar. Türk hükümetleri bu cazip teklifler karşısında kalıyorlar. Uzun ödeme süreleri de verseler genelde bu çok pahalı bir şey. Kışlalı -Nükleer santralların yaşam süreci ne kadar? Yeni santraller düşünülüyor mu? Ramsay -ABD’de bu 60 yıla kadar uzatılıyor. 25 yıldan sonra santral ucuz enerji üretiyor ama gene de santralın işletilmesi, yakıt ve güvenlik masrafları devam ediyor. Yeni santral düşünüldüğünü sanmam. ABD’nin durumunun özellikleri var. Gaz türbinleri daha popüler hale geliyor. Tabii önemli olan mali kararlar. Kışlalı -Türkiye için öncelikle ele alınacak enerji kaynakları neler olmalı? Ramsay -Kömürünüz var. Sınırlarınızdan girmek için kendini zorlayan 5-6 gaz kaynağı var. Kışlalı -Türkiye’nin elektrik enerjisi kaybının yüzde 25 olduğu söyleniyor. Çok değil mi? Başbakan Ecevit öncelikle bu kayıpların önlenmesi gerektiği kanısında. Ramsay -Çok ama bunun sosyal sebepleri de olabilir, dağıtım ile ilgili şebekeden ileri gelen teknik sebep de. Ecevit haklı. Kayıpları önlemek yeni nükleer enerji kazanmaktan daha kolay. Ama ne olursa olsun halka enerji sağlamak için yeni düzen kurmak zorundasınız. Kışlalı -Türkiye’nin acil elektrik ihtiyacı var. Bu nasıl karşılanır? Ramsay -Bunun çok yolu var. Sistemde kullanılmayan enerji var. Bunu alırsınız. Bulgaristan’da var, Yunanistan’da var. İtalya’da ve Avrupa’nın başka ülkelerinde var. Bunların Bulgaristan üzerinden transit olarak alınabilmesi de mümkün. Ondan sonra da gaz türbinleri kurarsınız. Dediğim gibi Türkiye’nin gaz sağlayabileceği çok kaynak var etrafında. Türkiye’nin büyük su kaynakları da var. Bunlar da hâlâ kullanılabilir. Kışlalı -Türkiye’nin gaz ihtiyacı söylendiği kadar büyük mü? Bu IMF’ye anlatılamaz mı? Ramsay -Talep projeksiyonunun söylendiği kadar büyük olduğunu sanmıyorum. Ama böyle bir durum varsa bunun IMF’ye anlatılabilmesi lazım. Rus doğalgazı Kışlalı -Başta Rusya’dan gelecek gazı taşıyacak ‘Mavi Akım’ projesi olmak üzere çok proje sözkonusu. Bunlarla ilgili çeşitli dedikodular, söylentiler de var. Bunları da izliyor musunuz? Ramsay -Herhalde siz benden daha çok biliyorsunuz. Zaten ben bilsem de size söylemezdim. Perde arkasında olup bitenlere girmek istemem. Ama bütün gaz kaynaklarından Rusya ucuza gaz alıp, 30 dolar civarında alıp, size 90 dolara satmaya devam etmek istiyor. Bu ortada. Kışlalı -Nükleer santral satmak isteyenler şimdi ihale iptal edilince yaptıkları masrafları çıkarabilirler mi? Bir de verilen rüşvetler olduğu söyleniyor? Ramsay -Bu masrafları isteyebilmeleri için Türk hükümetinin iyi niyetli hareket etmemiş olması gerekir ki böyle olduğunu hiç sanmam. Rüşvet konusunu uluslararası yargıya götürebilmelerini hiç tahmin etmem, çünkü çok zararlı çıkarlar eğer böyle bir şey yapmışlarsa. Dediğim gibi mahkemeye giderler de bir şey alırlar mı bilmem.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT