BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Onun gözü bizim paramızdaydı!..”

“Onun gözü bizim paramızdaydı!..”

Berrin hanım usulca kapısını örttü Esin’in. Ayaklarının ucuna basarak salona geldi. Suna ve İskender bey karşılıklı oturmuşlar, çay içiyorlardı.



Berrin hanım usulca kapısını örttü Esin’in. Ayaklarının ucuna basarak salona geldi. Suna ve İskender bey karşılıklı oturmuşlar, çay içiyorlardı. Güler de evin bir insanı olarak odada, biraz geride bir sandalyede ayaklarını birbirine bitiştirmiş, elleri titreyerek parmaklarıyla oynuyordu. Berrin hanım içeri girince herkes ona döndü soru dolu bakışlarla: - Uyudu mu? Diye sordu İskender bey. Kadın başını salladı: - Evet, çok ağladı ama daldı sonunda... Adam dişlerini sıktı: - Adi serseri... Mahvetti kızımı!.. Onun gözü bizim paramızdaydı. Ne zaman benim kararlı olduğumu gördü, buradan iş çıkmaz diye düşünerek gerçek yüzünü çıkarttı işte.. Bu söylediklerinin doğru olmadığını kendisi de biliyordu. Ama böyle inanmak istediği için böyle davranıyordu. Onca en doğru olanı yapmıştı. Ve işin tuhafı; buna hakkı olduğunu düşünüyordu. Suna ise İskender beyin çevirdiği dolaptan habersiz olduğu için hâlâ olanlara inanamıyor, inanmak istemiyordu. Hiçbir insanın Selim’in yaptığını yapacağına imkân vermiyor, hele kısa bir zamanda dahi olsa tanıdığı Selim’in böyle bir insan olduğunu asla kabullenemiyordu. - Aklım almıyor inanın... diye söylendi: - Selim gerçekten iyi bir insandı... Sözlerinin Gülhan ailesinde oluşturduğu etkiyi merak ettiğinden olacak bakışlarını onların yüzünde gezdirdi. İlk tepki İskender beyden gelmişti. Adam yüzünü buruşturmuş: - Bırak şu serseriyi Suna kızım... diye atılmıştı. - Yok İskender amca, gerçekten iyi bir gençti. Ne bileyim şefkatli, aklı başında ve Esin’e çok düşkün... - Rol yapıyordu anlamıyor musun, rol... Amacı başkaydı, bunlar böyle olurlar... Suna kaşlarını kaldırdı: - Ama İskender amca, şimdi doğruları konuşmak gerek, aklım almıyor inanın. Esin o kadar mutluydu ki... Bu hastalık diyorum, acaba hasta olduğu için mi? Telaşla atıldı adam: - Hah, tamam işte, kızıma marazlı gözüyle baktı demek ki... Tabii işine yaramayacak hasta bir kadın, hizmetini, işini göremeyecek... Menfaatlerine uymayacak. Suna kafasını iki yana salladı: - Ben katılmıyorum. İnanın size karşı gelmek istemiyorum ama katılmıyorum. Doktorlar Esin için iyi konuşmuyorlar İskender amca. Bunu Selim de biliyor. Eğer bir art niyeti olsaydı savsaklardı bu işi. Eğer... Durdu. Gözlerini kapattı: - Allah’ım korusun ama, Esin’e bir şey olursa eğer düşündüğünüz gibi olsa onun ekmeğine yağ sürülürdü. Çünkü resmen kocası. Esin’in bütün her şeyi ona kalacaktı. Bu işin içinde bir başka şey var gibi... Korkuyla fırladı İskender bey. Sesi sertleşmişti: - Önemli olan benim kızımın hayatı şimdi. Uyusun uyansın, hemen tedavisi başlayacak. Hemen. Telefona doğru yürüdü. Birkaç arkadaşını arayıp, Esin’in hastalığı konusunda uzman olan doktorların isimlerini not etti. Teker teker arayıp özel olarak eve çağırdı. Bir konsültasyon yaptırmak istiyordu. Ondan sonra da gereken neyse yapılacak ve kızı eski sağlığına kavuşacaktı. Güler ise sandalyesine adeta tünemiş, bütün konuşmaları yüreği burkularak dinliyordu. Gerçeği biliyordu ve İskender beyin yaptığı zalimlik geceler boyu uykusuz saatler geçirmesine neden olmuştu. Selim’in bütün bunları sevdiği biricik insanın hayatını kurtarmak için yaptığını Esin’i görür görmez anlamıştı. Yutkundu, acıyarak bakıyordu salondakilere... DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95522
    % -0.53
  • 5.7128
    % -0.38
  • 6.3397
    % -0.4
  • 6.9378
    % -0.52
  • 276.48
    % -0.44
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT