BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > SUYUN ALTINDAKİ TARİH -3

SUYUN ALTINDAKİ TARİH -3

Belkıs köyünün bulunduğu alanın tarihi Zeugma Antik Kenti olduğunu devlet ve arkeologlardan önce kültür hırsızları, hazine arayıcıları ve eski eser kaçakçıları keşfetti.



Zeugma talan edilmiş Birecik Barajı’nın yapıldığı alanın, tarihte önemli rol oynamış kentlerden birinin merkezi olduğu geçtiğimiz yüzyıldan beri biliniyordu. 70’li yılların başından bu yana ise bölgede incelemeler yapılıyordu. Belkıs köyünün bulunduğu alanın tarihi Zeugma Antik Kenti olduğunu devlet ve arkeologlardan önce kültür hırsızları, hazine arayıcıları ve eski eser kaçakçıları keşfetti. Kaçakçılar, bölgeyi fare deliği gibi kazmışlar, ulaşabildikleri kıymetli tarihi eserleri, paha biçilmez mozaikleri ve freksleri yok fiyatına yurt dışına satmışlardı. Kendilerince inanılmaz paralar kazanmışlardı ama ülkemizin tarihine, kültürüne ve sanatına ihanet etmişlerdi. Avrupa ve Amerika’nın büyük müzeleri ve ünlü zenginlerin koleksiyonları, Anadolu’dan giden eserlerle dolup taştı. Belkıs Köyü ve ören yerini keşfedip, buradaki tarihi eserleri yurtdışına kaçıranların başında ünlü İngiliz casusu Lawrence geliyor. Lawrence’ın buradan çok sayıda paha biçilmez tarihi eseri Osmanlı ülkesi dışına kaçırdığı belgelerle tesbit edilmiş durumda. Ünlü Alman Arkeolog Dr. Jörg Wagner, Nizip ilçesine 10 kilometre mesafedeki bu bölgenin tarihi Zeugma antik kenti olduğunu hazırladığı tezle 1980’li yıllarda tüm dünyaya duyurmuştu. Bu yüzden “Zeugma’nın Babası” olarak biliniyor. Dr. Wagner, tezinde bölgenin 1890 - 1900 yılları arasında yağmalandığını söylüyor. Nemrut Dağı’nda çalışmalar yapan Wagner’in tesbitlerine göre, Zeugma’daki birinci sınıf mozaikler, büyük parçalar halinde çıkarılarak önce Avrupa’ya, oradan da Amerika’ya kaçırılmıştı. Buna da Halep’teki İtalyan konsolosu aracılık etmişti. Bu şekilde ne kadar mozaiğin kaçırıldığı ise bilinmiyor. Kaçakçılardan sonra devlet 1987 yılında Gaziantep Müzesi, kaçakçıların açtıkları iki oda mezarı kazarak birçok değerli eseri gün yüzüne çıkardı. Çok sayıda ölünün gömüldüğü bu oda mezarların duvarları freskliydi. Oda mezarların ön kısmında yer alan teraslarda ise çok sayıda heykel vardı. Mezar odalarındaki ünlü ölülere ait olan bu kaideli heykeller şimdi Gaziantep Müzesi’nde sergileniyor. Mezar odalarının terasındaki tek erkek ve kadınların yanı sıra aile mezar taşları da bir hayli dikkat çekiciydi. Mezar taşlarından birinin üzerinde çıkan kartal figürü ise iki bin yıl öncesinde bile kartalın güç ve kudret sembolü olarak kullanıldığını gösteriyor. Definecilerin ikinci büyük marifeti (!), 1992 yılında keşfedildi. Belkıs köyünün bekçisi Nusret Özdemir, Ayvaz Tepe’nin kuzey doğu yamaçlarında yarım kalmış bir tünel olduğunu fark etti. Gaziantep Müze Müdürü Rıfat Ergeç, olaya el koydu. Kazılar yapıldı. Tabanı figürlü mozaiklerle kaplı tünelin bir Roma villasına ait olduğu tesbit edildi. Kazı ilerledikçe ortaya sanat değeri çok yüksek taban mozaikleri çıktı. Ancak devletin imkanları, ortaya çıkan bu muhteşem eserleri korumaya yetmedi. Arkeologların ortaya çıkardığı 7.30 x 3.50 ebadındaki taban mozaiğinin 10 figüründen altısı 15 Haziran 1998 tarihinde yerlerinden sökülerek çalındı. Kaçakçılık olayları nedeniyle 1992 yılında Gaziantep Müzesi tarafından başlatılan kazılarda, sanat değeri çok yüksek mozaikler, Roma villaları ve savaş tanrısı Mars’ın, bir örneği dahi olmayan heykeli ortaya çıkarıldı. Birecik Barajı inşaatına başlanırken bu bölgede arkeolojik kazıların yoğunlaştırılması da kararlaştırıldı. ABD’den getirildi Zeugma’nın Roma villalarındaki kaçakçılık büyük boyutlardaydı. 1993 yılında Avustralya’dan David Kennedy’nin de katıldığı bir kazıda, villanın terasındaki mozaik döşemenin çok önceden içinin boşaltıldığı fark edildi. Döşemedeki mozaikte biri kadın, biri erkek oturan iki insanın tasvir edildiği farkediliyordu. Ancak kadın ve erkek resimleri yerinde yoktu. Gaziantep Müzesi’ne taşınan panonun ortasına kocaman bir soru işareti konuldu. Daha sonra ABD’nin Houston şehrindeki Rice Üniversitesi’nde saklanan Menil Collection’da yer alan mozaikten kadın ve erkek parçalarının bu panoya ait olduğu tesbit edildi. Uzun uğraşlar sonucu, bir iki değerli eser bu yılın Haziran ayında Türkiye’ye getirilerek Gaziantep Müzesi’ndeki yerlerine konuldu. DEVAM EDECEK
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT