BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Çaresi yok ne söylesem”

“Çaresi yok ne söylesem”

İşte bir yıl oldu. Unutmak istedik, unutamadık. Galiba hiç unutulmayacaktı. Ama yaşamalıydık, unutmasak da... Hiçbir şey olmamışçasına. Zaten öyle değil miydi?



İşte bir yıl oldu. Unutmak istedik, unutamadık. Galiba hiç unutulmayacaktı. Ama yaşamalıydık, unutmasak da... Hiçbir şey olmamışçasına. Zaten öyle değil miydi? Güneş yine öyle ihtişamla doğup batıyordu. Kaç dolunay geçti üzerinden kimbilir... Kaç yağmur... Bir yıl önceydi. Sıcak bir gecenin serin bir sabaha kavuşacağı demlerde.. Gelivermişti kapıları çalmadan... Hiç olmasaydı keşke, hiç gelmeseydi. Fakat geldi ve yaşandı. Ağustos hiç böyle siyaha meyletmemişti. Yeşile meftundu, pembeye hayran, kırmızılarla haşir neşir... Düğünlere, toylara yaraşırdı, şölenlere şenliklere... Giydiremedim yas elbisesini üstüne bir türlü. Ağustos’u kederin, yasın yanına koyamadım. Herkes kendine göre yorumda bulunmuştu o günlerde. “Şunlar şunlar cennete gitti, şunlarsa cehenneme..” diye, günahlı günahlı konuşmuşlardı. Gene ayrımcılar, gene yanlışlıklar... Sonuç olarak bu ülkenin insanlarıydı gidenler... Hepsini ordumuzun şehid olan değerli mensuplarını ve aynı felâkette kaybettiğimiz vatandaşlarımızı rahmetle analım. Yürek acıları içinden derlediğimiz çiçekleri, ağustos çiçeklerini onlara götürelim. Bir de tevatürcüler var, yine aynı tarihte deprem olacağı şayiasını yaymışlar. Piyasada alışverişler durmuş, herkes bir tarafa çekip gitmedeymiş. Kimileri bu şayiayı ekonomik durum bozulsun, bu hükümet istifa etsin de seçime gidilsin diye çıkartmış. Seçime gidilecek ve kendi istedikleri parti iktidar olacak, hesap bu...Görüyorsunuz işte, her olayın her demde kullanıcıları istismarcıları var... Yarın yaz günlerinden herhangi bir gün gibi görünecek ama duyan yüreklerde mutlaka bir sızı bulunacak. Hele yakınlarını kaybetmiş olanların... Hâlâ çadırlara mahkum olanların, yağmur çamur ve yokluklarla savaşmaya devam edenlerin yürekleri bir başka sızılanacak... Ülkemizin günü gün, geceyi gece edenleri! Hiç olmazsa bu geceye saygı duyun... Birşeyler yapın saygıya benzesin... Birşeyler yapın insana benzesin... Güzelliklerle dualarla analım gidenleri ve böyle bir acıyı bir daha yaşamamak için dua edelim. O felâkette aile fertleriyle birlikte kaybettiğimiz ünlü sanatçı ve bestekâr Ziya Taşkent’in vefatından yirmi gün önce bestelediği ve enkaz altından çıkan bestesinin sözlerini bilmeyenlere buradan duyurmak ve o değerli hocayı da böylece anmak istiyorum. Bu bilgileri bir hafta kadar önce yayınlanan bir radyo programından aldım. Nihavent makamındaki şarkının sözleri şöyle: Yollar uzak, yollar geçit vermiyor İstesen de gelemezsin bilirim Çaresi yok ne söylesem ne yapsam Gözlerinin hasretinden ölürüm... Artık gerçekten de onlara giden yollar geçit vermiyor. Ötelere ötelere karıştılar.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86173
    % 0.12
  • 6.0522
    % -0.36
  • 6.7739
    % -0.49
  • 7.675
    % -0.61
  • 250.396
    % -0.35
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT