BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ama artık çok geçti...

Ama artık çok geçti...

Konuşmanın sonunda da baklayı ağzından çıkardı: -Seni çok seviyorum. Liseyi bitirmeni dört gözle bekliyorum. Çünkü seninle evlenmek istiyorum. İlk önce şaka yapmış olduğunu düşündüm. Fakat çok ciddi konuşuyordu. Beklemediğim bu açıklamalar beni şok etti, çok şaşırdım...



17 Ağustos belki asırlar geçse de unutulmayacak... Unutmaması gerekenler, hatırlamasa bile halkımız, gönüllü kurum ve kuruluşlarımız hele hele de o acıyı yüreğinde daha dün gibi taşıyan milyonlarca depremzede ve yakını o kâbus dolu geceyi hiç unutmayacak. Bu vesileyle O gecede aramızdan ayrılanlara Allahtan rahmet, geriden kalan tüm yakınlarına sabırlar dileyerek Kayseri’den “Rumuz: Sevda”nın anısına yer veriyoruz. “Erciyes Ünviversitesi Edebiyat Bölümü 2. sınıftan terkim. Şu anda ev kızıyım. Hayatımda bir geçiş dönemi olan olayı anlatmak, sizinle paylaşmak istedim. Yusuf bizim sokağın çocuklarındandı. Okula hep beraber gider gelirdik. Aynı sınıfta olmasak da o benim oyun arkadaşımdı. Aynı zamanda kendime göre sır arkadaşımdı. Ortaokul bittikten sonra ben liseye o iş hayatına devam etti. Ama ilişkilerimiz aynı oranda devam etmedi. Onunla her sabah okula giderken karşılıyordum. Konuşmamız önceden çok sıkı olan samimiyetimize rağmen, “Günaydın, iyi dersler” gibi rutin kelimelerden öte gitmiyordu: Ben, tamamen kendimi derslerime vermiştim. İleriye yönelik ideallerim vardı. Dolayısıyla onu her sabah görmem ve merhabalaşmam sadece orda kalırdı. Lisenin son yıllarına doğruydu. Her sabahki gibi merhabalaştık... O gün her günkünden farklıydı. Konuşmayı uzatmak için ilave bir iki zorlama şeyler sordu: -Dersler nasıl gidiyor? Liseden sonra ne yapmayı düşünüyorsun? Konuşmanın sonunda da baklayı ağzından çıkardı: -Seni çok seviyorum. Liseyi bitirmeni dört gözle bekliyorum. Çünkü seninle evlenmek istiyorum. İlk önce şaka yapmış olduğunu düşündüm. Fakat çok ciddi konuşuyordu. Beklemediğim bu açıklamalar beni şok etti, çok şaşırdım. Böyle bir şeyin olamayacağını, aynı mahallenin çocukları olduğumuzu, kardeş gibi sayıldığımızı söyledim. Ayrıldık. Benim tek düşüncem okulumu bitirip istediğim bir üniversiteye girebilmekti. Bu tür duygular benim için daha çok erkendi. Bu olaydan sonra sokağa çıkarken içimde onu görmenin korkusu vardı. Artık onu hiç görmek istemiyordum. Bana böyle duygularla yaklaştığı için de ona çok sinirlenmiştim. Affedemiyordum. Bu birkaç yıl daha böyle devam etti. Ben bu arada üniversitede Edebiyat Bölümünü kazanmıştım. Ama o hep aynıydı. Yine her zamanki gibi beni sokağın başında bekler, otobüs durağına kadar bana eşlik eder, otobüs gelince ben okuluma o da işine giderdi. Sırf sabahları beni görebilmek, benimle konuşabilmek için iş servisine binmez beni otobüse bindirdikten sonra başka bir otobüsle işe gidermiş. Bunu öğrendiğimde o kadar çok üzüldüm ki... Nelere sebep oluyordum böyle? Her zaman iltifat eder, güzelliğimden, giysilerimin bana ne kadar yakıştığından bahsederdi. İleriye yönelik tüm planlarının ve hayallerinin benimle birlikte olduğunu söylerdi. Ben ise pek aldırış etmez, beni bırakmasını, öğrenimimi tamamlamam gerektiğini, dolayısıyla onu seven bir kızla evlenmesini söylerdim. Çünkü ben okuyordum ve okumayı düşünüyordum. Üniversite ikinci sınıftaydım... Yine sokağın başında beni bekliyordu. Her zamankinden daha tedirgin ve mutsuz görünüyordu. Yanıma gelerek, “Artık benden kurtuluyorsun” dedi. Ben de, “Dediğime geldin demek, bak benden sana yâr olmayacağını sen de anladın en sonunda” dedim. -Biraz bana ümit verseydin, bakışlarında bana karşı bir ılıma olsaydı inan seni bir ömür boyu burada beklemeye razıydım fakat sen beni istemedin. Ben de senin dediğini yapıyorum. Evlenmeye karar verdim. Beni bir daha burada göremeyeceksin” dedi. Allah’a emanet ol dedikten sonra arkasına dahi bakmadan oradan ayrıldı. Ben ise en son “Böyle bir şey olamaz!” dediğimi hatırlıyorum. Oraya düşüp bayılmışım. Gözlerimi açtığımda hastanedeydim. Başımda annem vardı. Yaşadıklarıma inanamıyordum. Artık Yusuf yoktu. Meğer asıl ona sevdalı olan benmişim. Son karşılaşmamızda anladım. Kendimi hiç anlamıyordum. Bir insan sevildiğinin belki farkına varamaz ama nasıl olurdu da bir insanı sevdiğinin farkına varamazdı. Ama artık çok geçti. O başka bir insanla hayatını birleştirdi. Ben de, kendim ettim ve sonucuna da katlanmalıydım. Sırf ona yıllarca çektirmiş olduğum zulümden dolayı, okulu bırakıp kendimi toplumdan soyutladım. Günler ilerledikçe kendimi toparlamaya başladım. Seven bir insanın nasıl ıstıraplar çektiğini anladım. Sevenlere ve sevilen herkese selam, sevgiler...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT