BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çizgi filmle önlem!..

Çizgi filmle önlem!..

Eğer, geçen yıl 17 Ağustos gecesi, tamamı tamamına saat 03.02’de, bizleri uykuda yakalayıp, canevimizden vuran deprem olmamış olsaydı, belki de Türkiye’de daha uzun süre bu afet için önlem alma girişimleri bile olmazdı.



Eğer, geçen yıl 17 Ağustos gecesi, tamamı tamamına saat 03.02’de, bizleri uykuda yakalayıp, canevimizden vuran deprem olmamış olsaydı, belki de Türkiye’de daha uzun süre bu afet için önlem alma girişimleri bile olmazdı. Aslında, depremin can ve mal kaybının yanısıra doğurduğu psikolojik çöküntü, aynı zamanda “uyarıcı” bir nitelik taşıyor. Yaralar sarıldı ama... Gerçekten de, 17 Ağustos depremine kadar ülkemiz birçok yer sarsıntısı geçirdi. Birçok yuva yıkılırken, yetim ve öksüz yüzlerce çocuk ortada kalıverdi. Erzincan depreminden beri, kayıp bilançosu arttıkça arttı. Ne var ki, Türkiye, bu afet karşısında, adetâ elleri kolları bağlı beklemekten öteye gidemedi. Gerçi, her depremden sonra, devlet yaraları sarmaya çalışırken, iyiliksever insanların yardımı yetişmedi değil. Ama, sadece o kadar... Gerçekçi yaklaşımlar Oysa, çok geri kalmış ülkeler dışında dünyanın her yöresinde meydana gelen depremlerde, bizdeki gibi ne can ne de mal kaybı olmuyordu. Üstelik, Japonya, ABD gibi ülkelerde, depremin hasar yapma etkisi azaltılırken, kurtarma çalışmaları da en üst düzeye çıkarılarak can kaybı önleniyordu. Türkiye’de yaşanan bu “paradoks”, Marmara’da ard arda meydana gelen depremlerle birlikte yerini gerçekçi yaklaşımlara bıraktı. Böylece, 17 Ağustos bir yandan bizleri acılara gark ederken, öbür yandan bir uyanışa, bir silkinişe adetâ zemin hazırladı. Her ne kadar, 57’nci hükümet elinden geleni esirgemediyse de, bu tür tahribata hazır olmayan Türkiye çok zor, depremzedeler de çok acı günler yaşadı. Bu arada, yabancılar da dahil olmak üzere bütün yer bilimciler, Marmara Bölgesi’nin yeni yeni depremlere gebe olduğuna dair görüş birliğine vardılar. Artık; ülkemiz için acil, kalıcı ve gerçekçi önlemler almaktan başka çare kalmamıştı. Fakat bir türlü ilk adım atılamıyordu. Ordunun önderliği Gerek kararsızlık, gerek imkansızlık ve gerek bürokratik engeller, önlemlerin alınmasını geciktiriyordu. Buna rağmen, yine ordumuz önderliği elinden bırakmayarak, ilk hazırlığı gerçekleştirdi. Türk Silahlı Kuvvetleri nezdinde kurulan, özel bir tabur, rahat bir nefes almamızı sağladı. Uyarı yeterli olmadı mı? Fakat, TSK’nın sorumluluk duygusuna ayak uydurulamadığından, aradan bir yıl geçmiş olmasına rağmen, gözle görülür, elle tutulur bir gelişme kaydedilmedi. Sadece, “erken uyarı” istasyonlarından bahsedilirken, çizgi filmler yapılarak özellikle çocukların, deprem dehşetinden korkmamaları için gayret harcandı. Bilim adamları, deprem “eli kulağında” derken, seslendirilen fakat bir türlü gerçekleştirilemeyen önlemlerin alınmasının tam zamanını yaşıyoruz sanırız. Marmara depremlerinin uyarısı, yeterli olmadı mı yoksa?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 85984
    % -0.1
  • 6.0517
    % -0.37
  • 6.7747
    % -0.48
  • 7.6734
    % -0.63
  • 250.438
    % -0.33
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT