BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 17 Ağustos soruları

17 Ağustos soruları

Bugün bir büyük felaketin yıldönümü. Günlerdir basında yapılacak törenlerin ve faaliyetlerin haberleri verildi.



Bugün bir büyük felaketin yıldönümü. Günlerdir basında yapılacak törenlerin ve faaliyetlerin haberleri verildi. İzleri kolay kolay silinmeyecek bir büyük acı yaşandı. Güzel insanlarımızı dramatik bir biçimde kaybettik. Birçok kişi sakat ve çaresiz kaldı. Ancak, acıyla yaşanmıyor. Hayat devam ediyor. Bundan sonra bize düşen felaket sırasında yaşadığımız dayanışmayı sürdürmek, felaketzedelere maddi ve manevi yardımlarımızla, ilgi ve şefkatimizle destek vermek... Daha önceden de 17 Ağustos’un insanlığa ve manaya yeniden doğuşumuzun, vicdani uyanışımızın bir başlangıcı olması gerektiğini söyledik durduk. Bu ilk yıldönümünde sözümüzün takipçisi olarak ne kadar ders ve yol aldığımızı birtakım sorulara vereceğimiz cevaplarla test etmeye çalışalım. Muhtemel bir felakette vatandaşın can ve mal güvenliğini koruma konusunda devlet gerekli tedbirleri almış mıdır? Yardımlar ve ölü sayısının tesbiti konusunda şeffaflık ilkesine uyulmuş mudur? (Can kaybının onyedi bin olduğu söyleniyor ama gerçek sayının bundan daha fazla olduğu, yardımların tam olarak yerine ulaşmadığı endişesi halk arasında yaygın) Felaket bölgesinde yapısal açıdan gerekli tedbirler alınmış mıdır? Bölge ekonomisini canlandırmak için ne tür projeler üretilmiştir? Felaketin bu boya ulaşmasında suçlu görülenler hakkında yasal işlemler başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa hangi safhadadır? Devlet ve sivil güçler arasında ahenkli bir koordinasyon sağlanmış mıdır? Deprem bölgesindeki halka daha iyi hizmet verebilmeleri için yerel yönetimler mali açıdan yeterince destekleniyor mu? Şimdi de kendimize dönelim: Acaba 17 Ağustos’tan yeterince ders alabildik mi? Varlığımızın anlamı üstünde düşünüp “kendini bilme” olgunluğuna eriştik mi? Yalnız kendini düşünme zaafından sıyrılıp birbirimize karşı insani ve vicdani sorumluluklarımızın idrakine ulaştık mı? Tevekkül olmadan önce tedbirimizi aldık mı? 17 Ağustos’ta yakınlaştığımız komşularımızla dostluk ve yakınlıklarımızı sürdürmekte miyiz? Ortada kalanlara, sakatlananlara gerekli ilgi ve şefkati gösterdik mi? Onlar için karınca kararınca ne yaptık? Muhtemel afetler karşısında kendi aramızda örgütlenmeyi, bilgilenmeyi başarabildik mi? Bütün bu sorulara vereceğiniz samimi cevaplar bizim bir yıl içinde hangi noktaya geldiğimizin ifadesidir. Elimizi vicdanımıza koyalım... Öyle cevaplayalım...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT