BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Scala’nın hesapları

Scala’nın hesapları

Beşiktaş’ın devamlı siyahlar giyen “filiz” yöneticileri hafta içinde Scala’ya ilk elenseyi çektiler. Hakları da yok değildi. Scala, Khlestov diye tutturmuş, bazı yerli oyuncuları unutur bir havaya bürünmüştü.



Beşiktaş’ın devamlı siyahlar giyen “filiz” yöneticileri hafta içinde Scala’ya ilk elenseyi çektiler. Hakları da yok değildi. Scala, Khlestov diye tutturmuş, bazı yerli oyuncuları unutur bir havaya bürünmüştü. Her zaman olduğu gibi futbolun en iyi takipçisi ve bileni tribünler, yöneticileri sıkıştırıyor ve Erman, Yasin gibi oyunculara ilk 11’de niçin yer verilmiyor diyorlardı. Yöneticilere Scala’nın cevabı ise Khlestov’a ben kefilim şeklinde oluyordu. Scala kefildi de, Khlestov’dan kaçan bir top İbrahim’in kalesine girerse bu büyük meblağı nasıl ödeyecekti? Ben, bu her hangi birine kefilim lâfını bir türlü yorumlayamıyorum. Birçok konuda kefillik olur ama sahada futbol oynayan bir adama, iyi olsun kötü olsun kefil nasıl olunur? Bir hata anında o kefalet nasıl ödenir? Tabii bu Scala’nın sorunu. Kendisini tenkit edici cümlelerle yıpratmak istemiyor, sadece düşüncelerimi yazıyorum. Ayrıca bu değerli hocanın çevreye bastığı hava da doğrusu çok hoşuma gidiyor. Beşiktaş’ın genç, çalışkan, dinamik ve iddialı yöneticilerinin davranışlarıyla Scala’nın demeçleri doğrusu çok güzel örtüşüyor. Scala, Toshack gibi kafadan dolma tüfek değil. Aklı başında bir adam. Şunu kesin olarak bilmeli ki, Türkiye’de fubolcuların kalite ve kapasiteleri son derece iyidir. Sadece moral motivasyon konusunda çok hassastırlar. Eğer Scala bir ağabey, bir baba gibi oyuncularına sahip çıkabilirse, inanın Beşiktaş orkestrasından olağanüstü güzel sesler çıkar. Khlestov teklerse oturur, forma girerse takıma da girer. Beşiktaş’ın ligde olsun, kupada olsun çok uzun bir yolu var ve her futbolcu kendini rahatça kanıtlayabilecek durumda. Sezona önce Levski arkadan Lokomotif gibi çok önemli iki sınavı da başarıyla tamamlayan Kartal, ligin birinci maçında şanslıydı. Hakem Ali Aydın’ın verdiği kararlar her ne kadar doğruya yakınsa da, Cihat’ın gördüğü kırmızı kart son derece doğruydu. Beşiktaş’ın bu hatadan yararlanması doğladı ve maçı farklı alıverdi. Bu arada Nihat ve Ahmet Dursun’un Yozgat kalecisi Gökhan’la karşı karşıya kaçırdıkları iki mutlak golü de burada zikretmete yarar var. Beşiktaş, Cuma günü son derece önemli bir virajı zorlayacak. Devrilmeden dönerse ne âlâ. Antalyaspor sıradan bir rakip değil. Azerbaycan’daki galibiyetleri, Siirt Jetpa’yı 1-0 mağlubiyetten 2-1’le geçişleri birer emek eseri. Bu takımda kaleci Adnan 8, defansın bel kemiği Nuri 6, Burhan 6, Guintchev 5, ortasahada Mustafa 5, Kamil 4, Ahmet Sönmez ise tam 11 sezon yer aldılar. Hepsi birbirinden değerli defans ve orta alan oyuncuları. Trabzon’dan alınan Selahattin’in kendini kanıtlamak için nasıl oynadığını görüyoruz. Attığı goller de cabası. Musiç, Gauidino, Mahmut son derece tehlikeli ve top bilen oyuncular. Teknik direktör Metin Ünal elindeki bu malzemeyi çok iyi kullanıyor. Beşiktaş’ta defansın en önemli adamı Ümit’in oynayacak duruma gelmesi sevindirici. Rahim çıkacak ve göbekteki aksama sona erecek. Erman takıma direkt girecek. Sanıyorum Scala, İbrahim’den de yararlanacak. Böyle bir Beşiktaş orta alanda Ahmet Dursun’a aradan ve yerden paslar çıkarır, Nouma’nın kafasına da sert ortalar yaparsa İstanbul’a mutlu döner. Sabah Gazetesi’nde dün Beşiktaşlı otoritelerin bazı demeçlerini okudum. Geçen seneden beri ısrar ettiğim bir orta saha oyuncusu eksikliğini onlar da dile getiriyorlardı. TV yıldızı Ece Erken ise “Orta alanda Şifo yalnız kalıyor” diyordu. “Sen ne güne duruyorsun yavrum, o boşluğu doldursana.” Not: Dünkü yorumda Kemal Ilıcak’ın ismi yanlışlıkla Ahmet Ilıcak olarak çıkmıştır. Düzeltir, özür dileriz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT