BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hazreti Ali “radıyallahü anh” -1-

Hazreti Ali “radıyallahü anh” -1-

“Merhab” denen bir kâfir, Aliyyül Mürteza’ya, Kılıç salladıysa da, hamle gitti havaya, Sonra hazreti Ali, Zülfikârı kaldırıp, Ve “Yâ Allah” diyerek, kuvvetli nâra atıp, Öyle kılıç çaldı ki, o heybetli kâfire, O, koca gövdesiyle, devrildi birden yere.



Hayber Kalesi... “Merhab” denen bir kâfir, Aliyyül Mürteza’ya, Kılıç salladıysa da, hamle gitti havaya, Sonra hazreti Ali, Zülfikârı kaldırıp, Ve “Yâ Allah” diyerek, kuvvetli nâra atıp, Öyle kılıç çaldı ki, o heybetli kâfire, O, koca gövdesiyle, devrildi birden yere. Yukardan aşağıya, ikiye bölünmüştü, Kanlar içerisinde, yere düşüp ölmüştü. Çelik miğferi ile, kalkanı dahi hemen, İkiye bölünmüştü, o şiddetli darbeden. Onu, kanlar içinde görünce mücahidler, Tekbir sedalarıyla, gökleri inlettiler. Merhab’ı öldürünce, o gün hazreti Ali, O anda çok bozuldu, kafirlerin morali. Peşinden mücahitler, hücuma geçti yine, Kâfirler kaçıştılar, hep kalenin içine. Kovalarken mü’minler, küffarı peşlerinden, Aliyyül Mürtezanın, kalkanı düştü birden. Eğilip almağa da, lâkin yoktu zamanı, O ara bir Yahudi, alıp kaçtı kalkanı. Buna, hazreti Ali üzülüp bu hiddetle, Hayber’in kapısını, tutup sarstı kuvvetle. Onu, kalkan yerine istiyordu kullanmak, Ve Allah’a güvenip, Ondan kuvvet alarak, Koca demir kapıyı, sarsınca birden bire, Çıktı kapı yerinden, Allah’ın izni ile. Sekiz on pehlivanın, kımıldatamadığı, Koca demir kapıyı, kaldırıp kalkan yaptı. Bir eliyle kapıyı tutarak “kalkan” diye, Kılıç savuruyordu, yine öbür eliyle. Sonra kale içine, girerek mücahidler, İslâmın sancağını, burç üstüne diktiler. Bu harikuladeyi görünce onlar o an, Hep eman dilediler, Aliyyül Mürtezadan. Kale fethedilmişti, oradan döndü geri, Arz etti O Resule bu müjdeli haberi. Peygamber Efendimiz, çok memnun olup buna, Gözlerinden öperek, buyurdular ki Ona: (Yâ Ali, getirince sen bana bu haberi, Senden razı oldular, Allah ve Peygamberi.) O da bunu duyunca, Allah’ın Resulünden, Ağlayıp, yaşlar aktı, derhal iki gözünden. Resulullah sordu ki; (Ne için ağlıyorsun?) Dedi; (Canım, herşeyim, yoluna feda olsun. Sevinç ve sürurumdan, ağlarım ki şimdi ben, Allah ve Peygamberi, razıdır bendenizden.) Buyurdu ki; (Ne kadar sevinsen yine azdır, Zira meleklerin de, hepsi senden razıdır.)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT