BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Finansal gücün siyasetteki önemi

Finansal gücün siyasetteki önemi

Dünyadaki siyasal ve ekonomik güç dengelerindeki değişikliklerde, siyasi adayların özelliklerinde Amerikan seçim sonuçlarının her zaman büyük rolü olmuştur.



Dünyadaki siyasal ve ekonomik güç dengelerindeki değişikliklerde, siyasi adayların özelliklerinde Amerikan seçim sonuçlarının her zaman büyük rolü olmuştur. Bu kural değişmeyecek, önümüzdeki Kasım ayında yapılacak başkanlık seçiminde uygulanacak yöntemler, stratejiler ve elde edilecek neticeler, Türkiye dahil tüm dünyadaki siyasal yapılanmalara yeni bir yön verecektir. Cumhuriyetçilerin ardından Demokratlar da adaylarını belirlemişlerdir. Onları Al Gore ve Joseph-Liberman ikilisi temsil edecektir. Son 8 yılda Amerika’nın ekonomik ve finansal gücünü en üst noktaya ulaştıran Bill Clinton’ın da tercihlerini bu yönde kullanması Amerikan halkı için büyük bir anlam ifade etmektedir. Başka bir deyimle ortaya çıkan isimler tesadüflere ya da son birkaç ay içinde meydana gelen gelişmelere bırakılmamış, uzun dönemli planların ve çalışmaların sonucu, çok önceden bilinçli bir şekilde belirlenmiştir. Clinton’a göre, elde edilen olumlu ekonmik gelişmenin sürmesi, Musevi kökenli etkin gruplarla yakından ilişkisi olan üstün meziyetlere sahip takım arkadaşlarının kazanmasıyla mümkün olabilecektir. Finansal gücün önemi Dünyadaki büyük şirketler ve bankaları belirleyen, onları sıralamalara koyan araştırmalar, Amerika’nın her iki alanda da Clinton döneminde büyük ilerleme kaydettiğini kanıtlamaktadır. Liberal ekonominin ve rekabet polikalarının en etkin şekilde uygulandığı ABD uluslararası düzeyde ortaya çıkan krizlerden etkilenmemiştir. Örneğin, Uzakdoğu’da, Sovyetler Birliği’nde, Latin Amerika’da büyük hasarlar meydana getiren finansal çöküntüler, Amerikan ekonomisini olumsuz yönde etiklemek yerine daha dinamik bir yapıya itmiştir. Ağustos başında Banker, Fortune, News Week gibi saygın yayın organlarının yaptıkları sıralamaya göre, Amerika günümüzde 1000 büyük bankanın 200’ünü, 1000 büyük şirketin de 450’sini bünyesinde toplamıştır. Her iki alanda da ilk 250 içinde Amerikan kuruluşlarının ezici üstünlük sağlaması, seçimlerde Demokratlara avantajlar getirmiştir. Bu kuruluşların önemli bir bölümünün sermaye yapısında ve yönetiminde Musevi Amerikalılar’ın etkin konumda olması, Al Gore-Liberman ikilisinin işini daha da kolaylaştıracaktır. Banker Dergisi’nin araştırmasına göre, Ortadoğudaki finansal kaynakların yönetiminde de Museviler büyük bir ağırlığa sahiptir. Örneğin, bölgenin en büyük iki bankası Bank Hapoalim (Dünyada 135’inci) ve Bank Leumi (139’uncu) İsrail’de yer alırken Arap dünyasının en büyük bankası Suudi Arabistan’daki Saudi American Bank, ancak 166’ncı ve National Commercial Bank 169’uncu olabilmiştir. Yeni akımlar Teknolojik gelişmeler sonucu ortaya çıkan yeni ekonominin getirdiği kurallarla dünyadaki ekonomik ve finansal işlemlere değişik boyutlar kazandıran Amerika, önümüzdeki seçimlerde belirlediği başkan adayları ve yardımcılarıyla yeni akımlara sebebiyet verebilir. Özellikle Demokratların olumlu sonuç alması halinde Türkiye dahil birçok ülkede bundan sonra yapılacak seçimlerde partiler farklı inanç gruplarından görüşlerini ve düşüncelerini çekinmeden ortaya koyabilen, buna karşılık mali gücü yüksek ve lobi üstünlüğü olan adaylara daha fazla şans tanıyacaklardır. Kuşkusuz burada üzerinde durulması gereken noktalardan biri belki de en önemlisi yapılacak tercihlerde adayların mesleklerinde elde ettikleri başarıların ötesinde gerçekleştirmeyi amaçladıkları plan ve projeleri açıklamaları ve uygulayacakları yöntemleri ortaya koymalarıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT