BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Reformistlerin niyeti -1-

Reformistlerin niyeti -1-

Kur’an-ı kerimin ilk emri ‘OKU!’dur. Bilgisiz hiçbir şey olmaz. İman, kalbin inanması demektir. Bunun hasıl olması için de evvel emirde ilim lazımdır. İbadetler de böyledir.



Kur’an-ı kerimin ilk emri ‘OKU!’dur. Bilgisiz hiçbir şey olmaz. İman, kalbin inanması demektir. Bunun hasıl olması için de evvel emirde ilim lazımdır. İbadetler de böyledir. Mesela: Oruç, farzları bilinmeden ve bunlara riayet edilmeden tutulursa, aç kalmaktan öte bir mana ifade etmez. Diğer bütün ibadetler de böyledir. Bundan dolayıdır ki, İslam alimleri, Mü’minlerin iman, ibadet, muamelat ve ahlak bilgilerini toplayarak İlmi Hal kitapları yazmışlardır. Bizim dinimizde ilim öğrenmek, kadın olsun, erkek olsun her Müslümana farzdır. Bizim ecdadımız Osmanlı, bu en mühim hususu çok güzel sistemleştirmişti. Kıymetli İslam alimlerinin kaleme aldığı, muhtasar İlmi Hal kitapları memleketin en ücra köşelerine kadar gönderilir, okullarda ve camilerde talim ettirilirdi. İletişim araçlarının bugünkü gibi gelişmediği o vakitler, köydeki bir kocakarı bile, dininin temel bilgilerini bilir; inanır, ibadet eder, muamelat yapardı. Rahatlıkla islami bir hayat sürerdi. Batılı bizi çözdü ama, biz hem değerlerimizin kıymetini bilmediğimiz gibi, hemen hepsini kaybeder olduk. Bunda, bizim gafletimizin yanında cehaletimizin payı büyüktür. Bunu da, içimizdeki satılmış beyinsizler tatbik mevkiine koydu. Önce, millet dininden habersiz kılındı; ardından da dinine düşman edilmeye çalışıldı. Bakın, nasıl? Tarihte ilk defa zeka ölçmeyi ve test usulünü kullanan bizim ecdadımızdır. Bunu, bugün ABD tatbik ediyor. Osmanlılar Viyana’yı kuşatınca Avrupalılar çok korktu. İslamiyet bütün Avrupa’ya yayılacak diye ödleri patladı. İslamiyet’in bu inkişafını durdurmak için çareler aradılar. İstanbul’daki İngiliz sefiri ülkesine şifreli bir mektup gönderdi. Mektupta; ‘Buldum! Buldum! Osmanlıların zaferden zafere ulaşmalarının sebebini ve bunları durdurma çaresini buldum!’ diyor ve ekliyordu: ‘Osmanlılar, aldıkları esirlere hiç kötülük yapmıyor, onlara kardeş gibi davranıyorlar. Hangi milletten, hangi dinden olursa olsun, küçük çocukların zekalarını ölçüyorlar; keskin zekalı çocuklar seçilerek, saraydaki (Enderun) denilen mekteplerde, değerli öğretmenler tarafından eğitiliyor. İslam bilgileri, İslam ahlakı, fen, kültür dersleri verilerek kuvvetli, başarılı Müslüman olarak yetiştiriliyorlar. Osmanlı ordularını zaferden zafere ulaştıran değerli kumandanlar ve Sokullular, Köprülüler gibi seçkin siyaset ve idare adamları, hep böyle yetiştirilen keskin zekalı çocuklardı. Osmanlı akınlarını durdurmak için, bu Enderun mekteplerini ve bunların kolları olan medreseleri yıkmak, müslümanları ilimde, fende geri bırakmak lazımdır.’ Batı’daki İslam düşmanı mahfiller, bu mektubun muhtevasını pek yerinde görerek, harıl harıl çalışmaya başladılar. Planlar hazırlayıp tatbik mevkiine koydular. Önce, Avrupa’ya tahsile gönderilen gençlere el atıldı. Bunlar sefahete alıştırıldı, dinlerinden koparıldı, yalancı etiketler verilerek ana vatana gönderildi. Aynı mahfillerin bin bir türlü tezgahlarıyla bu tipler idareci yaptırıldı. Bunlardan Mustafa Reşit Paşa ve Fuat Paşa ve benzerleri, medreselerden (üniversite) fen derslerini kaldırdılar. Mithat Paşa ve Talat Paşa da din derslerini, mümkün olduğunca azalttılar. Hele İttihatçılar zamanında üniversiteler, lise seviyesinde idi! Görülüyor ki, sistemli bir şekilde, bu asil milletin evlatları bilimden ve dinden koparıldı. Konuya yarınki yazımızla devam edeceğiz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT