BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Babasının kızı mı acaba?

Babasının kızı mı acaba?

27 yıl önce evlenmiş... 7 yıl olmuş boşanalı... Onca emek, onca acı, onca kahırdan sonra, bir küçük bohçayla çıkıp gelmiş baba evine.



27 yıl önce evlenmiş... 7 yıl olmuş boşanalı... Onca emek, onca acı, onca kahırdan sonra, bir küçük bohçayla çıkıp gelmiş baba evine. İyi ki babası, anası sağmış; iyi ki onların iki göz evi varmış! Ya onlar da olmasaymış?.. Hiç kimse sormamış onu tabii. Ne Kaymakam, ne Vali... Ne de Nüfus Müdürü... -Nerdesin? Ne yapıyorsun? Ne yersin, ne içersin?.. Diye. Yedi yıl sonra, kısmeti çıkmış bir gün. “Yalnızlık Allah’a mahsustur” deyip kabul etmiş o da. İşte o sırada çıkmış “Devlet” ortaya. -Evlenemezsin!.. -Niye? -Boşandığına göre, babanın nüfusuna geçmen gerekirdi senin. -İyi ya, ben babamın yanındayım zaten 7 yıldır. -Kayda geçmemiş ama... -Geçiriverin öyleyse! -Bu o kadar kolay bir iş değil hanım! Valiliğe yazacağız. Yukarısı izin verirse geçebilirsin. -Ne gerek var buna canım! Babam yanımda işte. İkimizin nüfus kâğıdı da yanımızda. -Olmaz!.. Sen 27 yıl önce göçmen gelmişsin. Baban, 10 yıl önce gelmiş. Valilik ne diyecek bakalım bu işe? Afyon, Siirt, Van..değil, İstanbul’un bir ilçesi imiş burası. Ve yazmışlar tabii yukarıya. Bir ay sonra “Cevap geldi” demişler. Sevinmiş... “Ne yapalım, geç olsun da güç olmasın!” demiş. Koşarak gitmiş nüfus idaresine. Ne diyormuş gelen yazı, biliyor musunuz? “İlginin baba hanesine kaydının yapılabilmesi için, babasının kızı olduğuna dair mahkeme tesbit kararı alınması gerekmektedir. Bilgilerinize rica ederim.” -Olmaz öyle şey! Diyorsunuz, öyle mi? Oluyor ama. Aynen vâki!.. İstanbul Valiliği Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü 26-07/2000 tarih ve bilmem kaç sayılı yazının bir sureti var elimde. Ve hanım, bir mahkeme açmış durumda şimdi. “Babasının kızı” olduğunun tesbit edilmesi için... Gülmeyin, gülmeyin sakın! “Gülme komşuna, gelir başına” demiş atalarımız çünkü. Ancak, “adli tatil” devam ettiğinden, mahkeme görülemiyor. Dolayısıyla, evlenemiyor hanım. Aceleye gerek yok canım! “Babasının kızı” olduğunu bir kanıtlasın hele! Ama doğrusu da bu bence! “Babasının kızı” olduğunu mahkemede ispat etmeyen bir hanıma evlenme izni verilir mi hiç? Devlet işi bu! Çocuk oyuncağı değil ki! Bugün ne pişirelim? Sebze çorbası, patlıcan dolma, çoban salata Sağlıklı balık yiyebilmek için... Birçoğumuz balığı çok severiz. Ama bazılarımız, aldığımız ya da yakaladığımız balıkların sağlıklı olup olmadığını ve nasıl saklayacağımızı bilemeyiz. İşte onlar için birkaç ipucu: *Zehirsel atık, zararlı kimsayal madde içerebilen sularda balık tutmayın. *Yasal sınırlar içinde olmak kaydıyla daha küçük ve genç balıkları yemeyi tercih edin. *Göl alabalığı, sazan gibi semiz ve yağlı balıkları daha az tüketin. Bazı zehirli maddeler bu balıkların yağlarında biriktiğinden diğer balıklara nazaran daha fazla risk taşırlar. *Balığı fırınlayarak, kızartarak veya ızgara yaparak tüketin ki yağlı kısımları hemen yok olsun. Eğer buğulama olarak yiyecekseniz, pişirmeden önce mutlaka derisini çıkarın. *Eğer hemen yemeyecekseniz fileto haline getirerek derin dondurucuda saklayın.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT