BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Nostalji

Nostalji

Hakan Ural’la yıldırım nikah yapan Sibel Can, en çok başsolist olarak gazinosunda çalıştığı Fahrettin Arslan’ı üzmüştü. “İnanasım gelmiyor” diyordu telefonun öbür ucundaki Fahrettin Arslan: “Bana, ‘Ağabey senin haberin olmadan kimseyle arkadaşlık bile etmem’ demişti. Oysa bana danışmadan gidip nikah kıydı. Hem de kiminle...”



Sibel’in oyunu Sarıyer Belediye Başkanı Ali Sandıkçı telefonla aranıyordu, Başkan da o sırada zorlu bir nikâhdan dönmüş makamın yanındaki banyoda duş alıyordu. Telefonun ucundaki “Gazinocular Kralı” Fahrettin Arslan olunca ben konuştum. Dört yıl Ali Sandıkçı’nın Basın danışmanlığını yapıyordum. Fahrettin Arslan ilk önce beni telefonumdan aramış, bulamayınca telefon Ali Sandıkçı’ya bağlanmıştı. Ben kendisiyle konuşurken, Fahrettin Arslan’ın sesi titriyordu. Fahrettin Arslan ile 30 yıla yakın arkadaşlığım var, kendisine “Gazinocular Kralı” lâkabını ben vermiştim. Evliliğe inanamıyordu “-Sılkım, doğru mu Sibel’in evliliği?...” dedi. “-Evet. Şimdi nikâhdan döndük. Selçuk Ural’ın oğlu Hakan ile nikâhlanan Sibel Can mutluluktan uçuyordu adeta, bu da benim görüşüm” dedim. Bu sırada Ali Sandıkçı yanımıza gelince kendisine, telefonda Fahrettin Arslan olduğunu söyledim ve Fahrettin Arslan’a da “Ali Sandıkçı Başkanı veriyorum” diyerek kendisine veda ettim. Fahrettin Arslan ile telefonda konuşan Ali Sandıkçı’ya aynı bana sorulan soruyu yöneltmiş o da nikâhı kendisinin akit yaptığını söyleyince de şöyle demiş: “-Şemsi Sılkım da söyledi, ama nikâhı sen kıymamış olsaydın kesinlikle buna inanmazdım ve mutlaka bir hileli tarafı vardır, diye düşünürdüm” demiş. “Beni kandırdı” Sonra beni telefona tekrar istedi. Ali Sandıkçı’nın yanında konuşmamı sürdürürken bana şunları söyledi Fahrettin Arslan: “İnanasım gelmiyor, nasıl olur da bunu yapar Sibel? Bana danışmadan, hiç bir kimse ile görüşmeyen ve kendisine yapılan her konser programını da bana söyleyen ve defalarca ‘Ağabey, senin fikrini almadan benim kimse ile arkadaşlık bile etmeme imkân yok, her hangi bir flörtüm olsa öncelikle senin iznini isterim’ diyen Sibel Can, bana danışmadan evlilik yapıyor, hem de kiminle?” Fahrettin Arslan’ı bu evlilik çok sarsmıştı. Nasıl sarsmasın ki, Muazzez Abacı programında dansözlük yapan Sibel Can, Muazzez Abacı’nın önerisi üzerine Fahrettin Arslan’a “Bu kızın sesi de çok güzel, kendisi de, huyu da güzel, buna bir şans ver de sahneye şarkıcı olarak çıkart” demesiyle, alışılmamış bir yükselişle kısa bir zamanda başsolist olmuştu. Bir bakıma hâmisi olan Fahrettin Arslan’a büyük vaadlerde bulunmuş ve mukavele bile imzalamaya yanaşmıştı. “-Senin emrinden dışarı çıkmayacağım, senin tavsiye ve nasihatlerin benim için emir olacak” demişti Sibel gerçekten de... Sibel’in anne ve babası da bu sözleri doğrulamıştı. Ne varki gönül söz dinlememiş ve Sibel Can, gazinoda çalışırken arkadaşlarıyla beraber gelen ve ön masada oturan Hakan Ural’a yıldırım aşkı ile tutulmuştu. Öyleki neredeyse en yakın arkadaşlarına bile haber veremeyecek yıldırım bir nikah ile hayatını birleştirmişti. Fahrettin Arslan’a şunları söyledim: “-Benim görüşüme göre, Sibel Can ile Hakan’ın nikâh öncesi ve sonrası tavır ve durumları, sanki en azından bir aylık tanışma gibi içtenlikteydi. Her ikisi de kumrular gibi daima birbirlerinin gözlerinin içine bakıyorlar, etrafa aldırış bile etmedikleri gibi kimseyi de görmüyorlardı.” Fahrettin Arslan bu sözlerim karşısında hiç bir şey söylemedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT