BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kuzey Irak ve gerçekler -2-

Kuzey Irak ve gerçekler -2-

GAP bölgesinde Yahudi sermayesinin hakim olduğu çok uluslu şirketler toprak almaktadırlar. GAP’taki çiftçiler bir gün topraksız kalıp bu bölge de Kara Afrika’ya dönüşürse şaşmayın.



GAP bölgesinde Yahudi sermayesinin hakim olduğu çok uluslu şirketler toprak almaktadırlar. GAP’taki çiftçiler bir gün topraksız kalıp bu bölge de Kara Afrika’ya dönüşürse şaşmayın. İsrail Parlamentosunun kapısında şu cümle yer almaktadır. “İsrail’in sınırları Nil’den Fırat’a kadardır” Türk, Kürt, Arap cesetleri ve bunlara ait malların enkazı üzerinde Büyük İsrail Projesini ABD, AB ve İsrail adım adım gerçekleştirmektedirler. Araplar geçmişteki hatalarının faturasını çok ağır ödüyorlar. Biz de aynı hataya düşmeyelim. Beyaz Saray ve Pentagon, Yahudi Lobisinin işgalindedir. CIA’nın eski Başkanı John Deutch Yahudi idi. Şimdiki başkanı A. George Tenet de Yahudidir. Başkan adayı Gore’nin yardımcısı bir Yahudidir. Yahudi asıllı Barzani “Büyük Kürdistan” maskesi altında Büyük İsrail’e hizmet etmektedir. Amerikan Yahudi lobisinin sözcüsü ve stratejisini tayin eden William Safire “Kürt Devletine Giden Yol” isimli stratejisinde “Kuzey Irak’taki Kürt askeri gücünün süratle takviye edilmesini” istemiş ve Amerika Barzani’nin peşmergelerinin eğitim ve silahını Türkiye ile sağlamıştır. Yüce Katırcıoğlu’nun “Şimdi Anlaşıldı mı?” yazısına göre: “Barzani’nin ve üst düzey otuz kadar adamının Yahudi kökenli oldukları iyi biliniyor. Bununla birlikte Barzani ailesi ile İsrail arasındaki derin ilişkilerin eski tarihlere kadar uzandığı da iyi biliniyor.” İsrail’in stratejisti “Orta İsrail-Kürt Herzl” makalesinde kurulacak Kürdistan’ın Kürt-Yahudi Devleti olacağını savunmakta ve ilerde İsrail’e ilhak edileceğini açıkça ifade etmektedir. Ayrıca “AB’nin Türkiye’yi üye yapması karşılığında, Türkiye’nin de kendi ülkesindeki Kürtlere otonom vermesini ve Kuzey Irak’ta kurulacak Kürdistan’ı tanımasını” yazdıktan kısa bir müddet sonra yıllardır Türkiye’nin üyeliğine karşı çıkan AB Kıbrıs, Ege, Kürt ve İnsan hakları ön şartları ile Türkiye’yi AB’ye aday ülke kabul etmiştir. Bazı medya ve yetkililerce Türk kamuoyu sun’î gündemler ile oyalanırken Türkiye üzerinde haince planlar icra edilmek istenmektedir. Şurası unutulmamalıdır ki, Türkiye üniter yapıdan en küçük bir taviz verirse, fiilen bölünme sürecini başlatmış olur. 1989 sonu ve 1990 Körfez Savaşında da Rahmetli Turgut Özal’ın % 21 ile Çankaya’ya çıkışı gündeme getirilerek Türk kamuoyu oyalanmış, Körfez Krizi ile Türkiye’nin başına gelmesi muhtemel sıkıntılar gizlenmiştir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT