BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hababam Türkiyesi

Hababam Türkiyesi

Rahmetli Kemal Sunal’la yapılan bir röportajı ölümünden sonra TV kanallarının birinde izledim.



Rahmetli Kemal Sunal’la yapılan bir röportajı ölümünden sonra TV kanallarının birinde izledim. Kendisi de filimlerinin her devirde tekrar tekrar seyredilişine şaşırıyormuş. “Bunun sebebi sizce ne olabilir?”diye sorulduğunda şöyle cevap verdiğini hatırlıyorum: “Bu,Türkiye’de hiç bir şeyin değişmediğini gösteriyor.” Evet, biz dünyada esen değişim rüzgarlarının etkisiyle istediğimiz kadar kanat çırpıp havalanmağa çalışalım, beceremiyor, olduğumuz yerde sayıklıyoruz. Yani, değişmiyoruz. Değiştirdiğimiz şeyler de genel de değişmemesi gerekenler. Vefa gibi, sadakat gibi, sevgi gibi, samimiyet gibi insani hasletleri bir yana koyup vefasızlığı, sadakatsizliği, sevgisizliği, samimiyetsizliği çeşitli şekillerde üretip duruyoruz. Vefatının kırkıncı gününde Sunal’ın mezarı başında yapılan anma toplantısına ailesi dışında pek katılan olmamış. Medya bir süre bunu diline doladı. Ama rahmetlinin ruhunun hemen her akşam gösterilen reklam filmlerinden incinebileceği kimsenin aklına gelmiyor. Demek ki cenazesinde dua yerine konan; yeri, göğü inleten alkışlar, içi boş bir gürültüden başka bir şey değilmiş. Demek ki yakılan mumlar, medyatik bir gösteri ve özentiden ibaret olan manasız ayinlerin içimizdeki ışık fukaralığını yansıtan bir parçasıymış. Demek ki açılan defterler, yazılan satırlar temeli olmayan, sun’i bir samimiyetin kırık, dökük ifadeleriymiş. Demek Barış Manço’nun ölümüyle başlayan ve Kemal Sunal’la devam eden bu şaşaalı cenaze ayinleri, dininin ölüm anlayışının idrakinde olmayan bir toplumun değişim trajedisinin düşündürücü ve ibret verici bir yansımasıymış. Son günlerde Türkiye’nin değişik çehrelerinden bahsediliyor, öteki Türkiye, beriki Türkiye tahlilleri yapılıyor. Bunların hepsinde gerçek payı var. Ancak, ötekiyle berikinin karıştığı bir Türkiye var ki ben buna ‘Hababam Türkiyesi’ diyorum. Hababam Türkiyesi çarpıklıklar ve çelişkiler ülkesi... Cenaze töreni diye medyatik ayinlerin yapıldığı, bilimsel konuşmalar adı altında deprem tellallığı yapanların şöhret ve rant peşinde olduğu, seçmenine vaat ettiklerini yerine getirmeyenlerin yıllardır sahneden çekilmedikleri, bilenlerle bilmeyenlerin karıştığı; hatta bilenlerin küçümsendiği, madrabazların, yeteneksizlerin, işini bilenlerin, köşeyi dönenlerin öne çıktığı, parayı bulup da söz sahibi olanların revaçta olduğu, birileri acı çekerken birilerinin göbek salladığı ve TV kanallarında sürekli Hababam Sınıfı filimlerinin gösterildiği bir ülke... Hababam Türkiyesi’nde her eğitim yılı başında Milli Eğitim Bakanlığı okullarda yapılacak kayıtlarda zorla bağış alınmayacağını ilan eder. Ama her yıl bağış vermeğe zorlanan velilerin şikayetleri ayyuka çıkar. Şurdan burdan derlenen eğitim modelleriyle sık sık öğrencilerin ve velilerin kafası karıştırılır. Hababam Türkiyesi, eğitimin, bir türlü rayına oturmadığı, kimlik ve kişiliklerin hazmettirilmediği, çağdaş ihtiyaçlara cevap vermediği bir ülkedir. Bu ülkede eğitimden baş sorumlular ne yapar dersiniz? Müzelik hallerimiz yetmez gibi bir de “Hababam Müzesi” kurmağa kalkarlar.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86796
    % -0.47
  • 6.0406
    % 0.28
  • 6.7414
    % 0.12
  • 7.7005
    % -0.46
  • 248.383
    % -0.68
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT