BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sun’î ve sinsi gündemler!..

Sun’î ve sinsi gündemler!..

Türkiye’de geleceği tahmin etmek ve planlamak gittikçe imkânsız hale geliyor... Dün senfoni orkestraları eşliğinde “çağdaş”lık aranırken, bugün davul zurnayla “ağıt”lar yakılıyor...



Türkiye’de geleceği tahmin etmek ve planlamak gittikçe imkânsız hale geliyor... Dün senfoni orkestraları eşliğinde “çağdaş”lık aranırken, bugün davul zurnayla “ağıt”lar yakılıyor... Kanun mu, kararname mi olduğu kestirilemeyen bir belge sebebiyle, yer yerinden oynuyor. Bunca sığ ve kof bir meseleyi gündemin ilk maddesine taşıyanlar kim? Bazılarımız bu kof gündemlerin oluşturulmasından “medya”yı sorumlu tutabilirler! Ancak “medya”ya bu bilgileri bu imkânları sunanlar kimlerdir? Muhataba bildirilmek üzere kaleme alınan metinler, bildiriler, görüş ve haberler; daha muhataba ulaşmadan gazete manşetlerinde... Benzer durumları çok gizli hazırlık tahkikatlarında da yaşadık. Soruşturmanın ilk muhatabı savcı iken, savcılar da sanık ifadelerini “medya”dan öğrenir ve izler oldular. Yüzyüze iletişim kanallarının işlemediği bir yönetimde; dedikodu, şayia, iftira ve ithamların arkası gelmez. Biz ne yapıp yapıp, ilişki ve iletişimimizde “medya”yı devre dışı bırakmalıyız. Bir “Kara”rname sebebiyle ülkemiz toz duman! Şimdi; “düşünmek bile istemediğimiz” bir durumla karşı karşıya kalmış olduk! “Büyük lokma yiyip, büyük söz söylememek gerekir...” Bu durum dünyanın sonu değil ama, istenen bir sonuç da değildir. Kanun mu, yönetmelik mi olduğu tartışmalı olan bir belge etrafında bunca fırtına kopartmanın hiç gereği yoktur. Konu hukukî de, siyasî de olsa her iki durumda da parlamento ve parlamenterler ile ilgilidir. Kuvvetler ayrılığı prensibini belirlemiş ve benimsemiş olan bir sistem, bu karara saygı göstermelidir. Başlangıçtan beri “yürütme” görevi üstlenmiş olan Bakanlar Kurulu’nun, “yasama” işlemlerine soyunması tenkit konusuydu... Şimdi, son durum çerçevesinde taşlar yerine oturmuştur. Artık parlamento üstüne düşen görevlere sahip çıkmalıdır. Gerçekten de bu hayalet “Kara” nağme ülke ve milletimiz için gerekli ise; “yasama” görevi üstlenmiş olan parlamento bu işi çözüme kavuşturmalıdır. Yok gerekli değil ise; o takdirde de bu konu “gündem”den çıkartılmalıdır. Meclisimiz bu suskunluğa bir son vermeli ve görevlerine sahip çıkmalıdır. Gerçi Türk siyasi yapısı halen “rüşt”ünü ispatlayabilmiş değildir. Ancak daha fazla zaman kaybına da tahammülümüz yoktur. Çözüm bekleyen bunca meselemiz ortada “çözüm”süz beklerken, keyfe keder uygulamalar için vakit harcanmamalıdır. Kanun ve teâmül terkedilerek; yasama, yürütme ve yargı güçlerinin yetkileri gaspedilerek “yürütme” olmaz. Daha açık bir ifade ile Cottarelli Kanunları ile enflasyon kontrol altına alınamadığı gibi, bu tür “Kara” nağmelerle de kamu çalışanları “zapt-u rapt” altına alınamaz! “Biz alırız!” derseniz, o takdirde de “yürütme” görevi hem sağlıksız, hem de kısa süreli olmaya mahkûmdur... Bürokrasi ve hükümete “sahipsizlik” virüsünün sızması uygun olmadığı gibi, yetki “gasp”ı da kabul edilebilir bir davranış olamaz. Umarız sorumlular meselenin ciddiyetini görerek, sorumsuzluklara en kısa sürede “son” verip, normal yönetim prosedürüne dönüş yaparlar!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT