BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gönül Beyhan’la kızı

Gönül Beyhan’la kızı

Birileri Gönül Beyhan’la kızına yardım edecektir. Ama keşke Gönül Beyhan bu acınılası durumda olmayaydı; başını sokacak bir güzelim evi bulunaydı.



Birileri Gönül Beyhan’la kızına yardım edecektir. Ama keşke Gönül Beyhan bu acınılası durumda olmayaydı; başını sokacak bir güzelim evi bulunaydı. Kendisini ayakta tutacak bir geliri, arayıp soracak candan dostları, sağlığı ile ilgilenecek birileri olaydı. “Cahide Sonku gibi değilim; içkim yok, sigaram yok ama sokaklardayım” diyor Gönül Beyhan. Kırk yıl öncesinin karakter oyuncusu yeşil gözlü, siyah saçlı yıldız. Şimdi iki resmi yan yana koyuyorum. Biri dipdiri ve yetkin çağında gelecekten korkusu yok... Diğeri bakımsız, düşkün bir kadın. Ve bakıma muhtaç kızıyla sokaklarda yatıyor. Çok üzüldüm doğrusu. Sanata, sanatçıya saygıda her zamanki gibi kusurluyuz, noksanımız var... İster kendi hatasıyla, ister başkalarının acımasızlığı yüzünden, şu ve bu sebeple talihsizliklerle yokluğa düşmüş, yetmiş yaşında bir sanatçıyı bu toplum dışlamamalıydı, bu devlet ona barınacak bir yer verebilmeliydi. Ama kimse arayıp sormuyor. Siz kendiniz sesinizi duyuracaksınız. Duyurabilirseniz... İşimize geldi mi Atatürk’ün vecizelerine sığınıyoruz; “sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş sayılır” sözüne veya benzerlerine... Uygulamaya gelende ortalıkta kimse kalmıyor. Minderini alan başka bir köşeye çekiliyor. Düşünün, bu memlekette hele sosyal haklar sözkonusu değilken nice insan, nice sanatçı fakirlik döşeğinde gitti. Hiçbir geliri olmadan onun bunun yardımıyla son günlerini geçirenler az değildir ülkemizde. Keşke bu konuda bir araştırma yapılsa..yazarından çizerine oyuncusundan müzisyenine...Kimbilir ne değerler son demlerinde yokluk çekerek, kapılara bakıp, bir garip döşekte mahzun olarak bu dünyayı terketti... Ama öte yandan sanatçı diye takdim edilen kimi insan da servet içinde yüzüyor; buna ne demeli? Bakmayın siz onların başı gökte dolaşmalarına...Şunun şurasında bir beş sene, bilemedin on sene dayanırlar. Sonra cildleri bozulacak, adaleleri sarkacak, eski tazelikleri yitip gidecek. Bir yerlerden sahneye çıkmak albüm yapmak, film çekmek için teklif bekleyecek; gözleri yollarda, kulakları telefonda...Semtlerinde hep sonbahar hüküm sürecek ne gelen, ne giden...Ne bir ayak sesi... Eğer aklını kullanmışsa, kazancını değerlendirebilmişse çoluğu çocuğu torunlarıyla sıkıntısız müreffeh bir hayat yaşayacak. Sadece aklı kullanmak yeterli mi? Hiç belli olmuyor ki... Bakıyorsunuz Karun gibi zengin biri beklenmeyen bir rüzgarla ansızın herşeyini kaybediyor... Evet hayatın bize neler hazırladığını hiç mi hiç bilmiyoruz. Umarım Gönül Beyhan’ın durumuyla ilgilenenler olmuştur. Bundan böyle sokağa atılma kaygıları çekmeden, durup durup saçını okşadığı, öptüğü otuzbeş yaşındaki kızıyla birlikte bir daireye yerleşir de yumuşak döşeklerde yatmanın mutluluğunu duyar iliklerinde. İnşallah böyle olur. Ve bu ülkede yaşamaktan pişmanlık duymaz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT