BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yönetimin ve vatandaşın gündemi

Yönetimin ve vatandaşın gündemi

Yarısı dolu bardağın tezinize göre hangi tarafını görürseniz sizi haklı çıkarır. Yarısı dolu deseniz de doğru, yarısı boş deseniz de.



Yarısı dolu bardağın tezinize göre hangi tarafını görürseniz sizi haklı çıkarır. Yarısı dolu deseniz de doğru, yarısı boş deseniz de. Kanun Hükmünde Kararname’nin serencamı da öyle. Köşk mü haklı, konut mu? Sizin tavrınıza bağlı. Tezinizi güçlendirecek onca da veri bulabilirsiniz. Şöyle ki; Başbakan Ecevit’in belki de siyasi hayatında yaptığı en sert açıklamalardan biri olan KHK hükümet tarafından 2. kez gönderilince; TBMM çoğunluğuna olan saygıdan imzalanmalıydı. İade bir defaya mahsustur. Cumhurbaşkanı noter gibidir. Yürütmenin sorunu; Anayasa’yı yanlış yorumlamaktan kaynaklanıyor. Türkiye’de yürütmenin başı Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu’dur. Ancak Cumhurbaşkanı tek başına bazı idari yetkileri kullanabilmektedir. Siyasi içeriğine bakarak usûl sorunlarını tartışmak yanlıştır. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı’nın siyasal takdir yetkisi yoktur. Hele hele hükümetle ihtilâflı olmaya yanaşılmamalı. Uyumlu tavır sergilenmeli. Anayasa Mahkemesi’ne gönderme imkanı var iken, hukuki bir değerlendirme yapılması siyasi bir tasarruftur. Kısırdöngüye girilmiştir. Artık Cumhurbaşkanı’na açık bir güvensizlik ifadesi mevcutur. Hükümet krizi olmaz, ülke sorunlarından dolayı hükümet de çekilmez. Ama bu noktaya gelince ülkeyi sorumsuz Cumhurbaşkanı yönetsin o halde çok bulduğu yetkilerle. Çankaya Başkanlık Sistemi’ndeki gibi hareket etmiştir. Rejim düşmanlarını yüreklendirmiştir. Bu iddialar yarısı dolu bardağın bir tarafı. Gelelim öteki tarafına. Bir elmanın öteki yarısı Hükümet güvenoyu aldığı Meclis’ten neden kaçıyor? KHK’yı neden parlamentodan kanunlaştırarak çıkarmıyor? Bu tartışmalara giriyor? Israrda ısrar ediliyor, normale dönülmüyor. Kamu’yu özel çıkar aracı yapan anlayış ve uygulamayla dibe vurmadık mı? Cumhurbaşkanı’ndan bu beklenirdi. Bu özelliğinden dolayı 5 parti aday gösterdi. Ortak imza attılar. Eğer bölücü terör ve laiklik karşıtı akımların devlete sızma ve ele geçirme gibi bir tehlikesi varsa, TBMM neden olağanüstü toplantıya çağrılmıyor? Kanun çıkartılmıyor. Ayrıca bu tehlike şimdi olmadı herhalde? Neden gereği zamanında yapılmamış. Sert üsluplarla bir yere varılmaz. Hele hele TBMM çoğunluğuna kabul ettiremeyeceği bir düzenlemeyi yasaların arkasından dolaşarak kararnameyle yapmaya çalışmak ülke gündemini değiştirmeye yönelik siyasi bir manevradır. Aba altından sopa gösteriliyor. Çünkü sistem normalleşir, hukuk uygulanırsa bazı koltuklar tehlikeye girecek. Sorgusuz sualsiz çalışanlar hiç memuriyetten atılır mı? 1402’liklerin tümü görevlerine döndü. Üstelik o zaman Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi için imza da vermemiştik. Boşuna zaman ve kadro harcıyoruz. KHK Anayasa’ya aykırı. Hukukun ve medeni tartışmaların lezzetini artık farkedebiliyoruz doğrusu. Sizi biri uca itmeye kalksa artık başarılı olamıyor. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Anayasa Mahkemesi Başkanı iken yaptığı açıklamalar, Adli Yıl dolayısıyla Yargıtay Başkanı Sami Selçuk’un yankı bulan, ses getiren, gündemi etkileyen konuşmaları hafızalarda ve arşivlerde. Herkese de lâzım oluyor. Danıştay da öyle. Başkan Erol Çırakman 1 Eylül’de emekli oluyor. Adli Yıl’ın açılışında yeni başkanın tespit ve hatırlatmaları da sanırım öyle olacak. Hukuka ve adalete ne kadar açmışız meğer. Türkiye’nin gündemi 20 yıl önce bu olmalıydı. Bugün değil. Gerçek gündemi politikacılar daha iyi biliyor. Tatilde seçmen ile yüz yüze gelen milletvekilleri çıtanın nerede bulunduğunun farkındalar. İşsizlik mesela. Ankara’nın can damarı mesabesinde olan Ostim’e bir uğrayın, esnafın feryadını dinleyin. Hayat hiç de ucuz değil. Enflâsyonun düşürülmesi için vatandaş nasıl fedakârlık yapıyor görmeye değer. Ama hukuktan, hukukun üstünlüğünden fedakârlık olmuyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86796
    % -0.47
  • 6.0406
    % 0.28
  • 6.7414
    % 0.12
  • 7.7005
    % -0.46
  • 248.383
    % -0.68
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT