BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Bu nasıl sevgi, bu nasıl evlilik?’

‘Bu nasıl sevgi, bu nasıl evlilik?’

1970 Afyon doğumlu Ahmet isimli okuyucunun hatırasını yazmaya kaldığımız yerden devam ediyoruz. Askerde iken bir kızla nişanlanır Ahmet...



1970 Afyon doğumlu Ahmet isimli okuyucunun hatırasını yazmaya kaldığımız yerden devam ediyoruz. Askerde iken bir kızla nişanlanır Ahmet. Ama dedi kodu sebebiyle ailesi nişanı atar. Asker dönüşü kızla görüşen oğlan ikna olsa da ailesini ikna edemez. Öte yandan kızı, adı çıkan o oğlana nişanlarlar. Bu kez o oğlan askerdir. Ahmet ise kızı kaçırıp evlenir. Ne var ki o oğlan kızın peşini bırakmamıştır... “Ben yokken eşimi gece gündüz sürekli arıyormuş. Derken dedi kodular kulağıma kadar geldi. Eşim önceleri inkar etti. Daha sonra dedi ki: -Evet onunla görüştüm ama bizden uzak durmasını söylemek için görüştüm. Bana söylediği hep buydu. Beni hep böyle avutuyordu. Ona olan inancımı kendisinden hiç şüphe etmediğimi biliyordu. Bunlar hem ona inanmış hem olayları hafife almış olarak birinci hatamdı. İkinci hatama gelince, şöyle bir olay daha yaşamıştım. Bir arkadaşım vardı. Eşini terkedip İstanbul’a gitmişti. Eşi de kocasını geri getirebilmek için, onu tanıyan herkesten yardım istiyordu. Benden de yardım istiyordu. Biz arkadaşın evine dönmesi için uğraştık. Bu arada hanımıyla sürekli telefonla görüşe görüşe aramızda bir dostluk oluştu. Bana istediğim zaman arayabileceğimi aradığım zaman memnun olacağını söylüyordu. Sonunda eşi bir yıl sonra eve döndü ama kadınla bizim aramızda duygusal bir bağ oluşmuştu. Kadını ben sık sık arar oldum. Telefondaki hal hatır sormalar, önce şen şakrak kahkahalara, ardından “canım”, “hayatım” gibi sözlere bırakmıştı yerini. Bu iki yıl böyle sürdü. Beni eşimle beraber köylerine davet ediyorlardı. Ben de eşimi alıp taksiyle evlerine damlıyordum. Meğer eşim de çaktırmadan bizi takip ediyormuş. Bizim samimi konuşmalarımızın farkına ta telefon konuşmalarını dinlerken varmış. Ben ise ailemi çok sevmeme rağmen, bir türlü kalbime söz geçiremez oldum. Bu arada eşim de kendisine ait dedi kodulardan ve yaptıklarının duyulacağından sürekli psikoloji tedavisi görüyordu. Ben de yaptığım hatanın farkındayım ama evde huzur, eski sevgiden saygıdan eser kalmamıştı. Bir diğer hal de mahallede yalnızca bir komşuyla görüşüyorduk. Diğerleriyle küs idik. Komşumun oğlu da hovardanın teki. Yaşadığımız bunca olaydan dolayı eşim intihar etmeye kalkınca onu komşumun oğlu kurtarmıştı. Bizde sevgi saygı bitip tükenince evliliğimiz kağıt üzerinde kalmıştı. Özellikle eşimin gözü beni görmez olmuştu. Her gün kavga her gün tartışma ve nihayet dayak... Eşimi birkaç defa telefonla görüşürken yakaladım. Beni değişik sözlerle savuşturuyordu. Hiçbirine inanmıyordum ama inanmış gibi davranıyordum. Bu böyle altı ay devam etti. Onu kaybedeceğimi anlayınca çok çırpındım. Çok uğraştım. “Yeniden eskisi gibi olalım” dedim ama o çoktan beni unutmuş hiç oralı bile olmuyordu. Anladım artık herşey için çok geçti. Çünkü eşim beni, hem komşu hem tertibim ve de beş yıl beraber okuduğum arkadaşımla aldatıyordu. İlişkilerinin boyutunu bilemiyorum ama kendi gözümle gördüklerim bana yetiyordu. Ama ben hâlâ onu kazanmak için çırpınıyordum. Bir gece, öyleydi böyleydi derken bir kavga koptu. Gecenin 02.00’sinde evi terketti. Arkasından gittim. Gittiği yer malum. Yalvardım geri gelmedi. “Boşanalım nereye gidersen git” dedim. Sonuç gelmeyince intihara kalkıştım. Yarı baygın hastaneye götürdüler. İlaçlar kana karışmadığı için kurtuldum. Şimdi işin en acı tarafı benim evimin karşısında oturuyor. Ara sıra da beni telefonla arayıp pişmanlık duyduğunu söyleyip kendisini kurtarmamı istiyor, yalvarıyor . Ama nafile. Bu evliliği eşim içerden ben dışardan komşular da dedikodularla bir “imece” usulü yıktık. Bizi tanıyan herkes, bu sevginin nasıl olup da yıkıldığına hâlâ inanamıyor. Yakında mahkemeye çıkacağız. Avukatım bu davanın ilk duruşmada biteceğini söylüyor ama bu o kadar kolay mı? On yıllık bir sevginin bu kadar kolay biteceğini sanmıyorum. Kız çocuklarım bende. Beni sürekli telefonla arayıp yaptığı hatanın çok acı verdiğini, bensiz ve çocuklarsız yaşayamayacağını söylüyor. Söylüyor ama bu yolda dönüş olmadığını herkes gibi o da biliyor. Tek dileğim bana ne kadar yanlış yapmış olsa bile inşaallah kötü yola düşmez. Biliyorum ki ne o bensiz ne de ben onsuz, hele kızlarım olmadan ikimiz de yaşayamayız. Şimdi ben yaptığım hatanın acısını, teyp çalıp sigara paketlerinde ve şişelerde aramakla geçiriyorum. Onun acısı evlensem bile beni çok yaşatmaz. Eşimin beni terk ettiği günü, hayatım boyunca hep ölüm yıldönümü olarak anacağım...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT