BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türk Dünyası’nın acı kaybı

Türk Dünyası’nın acı kaybı

Türk Dünyası’nın yükselen parlak yıldızı kaydı. Ebulfez Elçibey’in acı kaybıyla sadece Azerbaycan’ın değil, bütün Türkler’in yüreği yandı.



Türk Dünyası’nın yükselen parlak yıldızı kaydı. Ebulfez Elçibey’in acı kaybıyla sadece Azerbaycan’ın değil, bütün Türkler’in yüreği yandı. Cenabı Hak gani gani rahmet eylesin. Ailesinin ve Türk Dünyası’nın başı sağolsun.. Merhum Cumhurbaşkanı’nı, bundan 3 ay önce ABD’ye geldiğinde yakinen tanımak şerefine erenlerden olduğum için, kendimi çok bahtlı sayıyorum. Elçibey geçtiğimiz Mayıs ayında ABD’ye gelmişti. New York’ta Türk Yürüyüşü’ne katılmış; Washington’da ise bir dizi temaslarda bulunmuştu. Rahmetli ABD’ye, iktidarı elinden alınmış ve yıllardır köşede tutulan bir ‘eski cumhurbaşkanı’ olarak gelmişti. Muhalefetteki Halk Cephesi’nin lideri sıfatını taşıyordu. Azerbaycan’da gelecek kasım ayında yapılıp yapılmayacağından tutun, nasıl yapılacağına kadar tartışılan bir seçim öncesinde, ABD’de bulunuyordu. Ziyareti, ‘özel’ bir geziydi.. Ancak merhumum Washington’da, hem yönetimden yetkililerle hem de ABD Kongresi’nde yaptığı temaslar ve çeşitli düşünce kuruluşlarındaki konferansları, çok büyük ilgi gördü. Dolu dolu bir hafta geçirdi Elçibey, ABD’de.. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndaki görüşmelerde de, evlerde organize edilen ve Washington’ın kalbur üstü Avrasya uzmanlarının katıldığı özel toplantılarda da, ilgiyle dinlendi. Bir Amerikalı uzman, merhumun Washington temaslarıyla ilgili olarak bize yaptığı değerlendirmede, aynen şunları söylüyordu: “Elçibey sadece Azerbaycan’ın değil, Türk Dünyası’nın geleceğine de damgasını vuracak bir lider olduğunu ispatladı. Kafkaslar’ı, Orta Asya’yı ve Rusya’yı çok iyi analiz ediyor. Türk Dünyası’na bakışı oldukça gerçekçi. Demokrat ve vizyonlu. Ayrıca çağdaş değerleri iyi özümlemiş ve globalleşmeyi iyi kavramış görünüyor.” ABD dışişleri sözcüsü: “Azerbaycan’ın ‘Patriot’u öldü” Vefatı sebebiyle ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Richard Boucher yazılı bir açıklama yaptı. Boucher açıklamasında, “Azerbaycan’ın ‘patriot’u-vatanseveri” tabirini kullanıyor ve onun, ‘Azerbaycan’ın bağımsızlığını ve güvenliğini kazanmasında oynadığı rol ve halkı derinden etkileyen bir lider olarak’, bütün Azeriler’in kalplerinde ve zihinlerinde yaşayacağına dikkati çekiyordu. ABD’nin Avrasya uzmanlarından ünlü Graham Fuller ise Türkistan Newsletter editörü sevgili Mehmet Tütüncü’ye gönderdiği ‘Elçibey’in acı kaybı’ başlıklı başsağlığı mesajında onu şu ifadelerle tanımlıyordu: “O, modern pantürkizm idealinin seçkin bir lideriydi. Üstün vasıflı, olağanüstü cesur ve coşkuluydu. Herkese karşı çok sıcak, samimi ve nazik davranan biriydi. Muhataplarını etkilemesini çok iyi biliyordu. Ölümü Türk Dünyası için çok büyük bir kayıptır.” İslamsız Türklük olmaz Rahmetli Elçibey, samimi bir Müslümandı. ‘İslamiyet ve Türklüğün nasıl birbirinden ayrılmaz olduğunu’ vurgulayan bir hatırasını burada nakletmek istiyorum. Geçen mayıs ayında Washington’da iken, Elçibey bir eve akşam yemeğine davet edildi. Davet sahibi, İslamiyet’e karşı olan samimi Türkçülerdendi. Yemekte, ‘Washington’da ateist olarak tanınan ve her fırsatta hem İslamiyet’e hem de Hazreti Peygamber’e ağır hakaretleri ile bilinen, ABD’de okuyan Türk öğrencilerden hayatında bir kere dahi camiye gitmiş olanları bile ‘mürteci’ diye YÖK’e şikayet edip burslarını kestirmekle övünen’ birisi de vardı. Bu kişi mutadı vechile yine İslamiyet hakkında atıp tutmaya ve hakaretlere başlayınca, merhum Elçibey kendisini susturmuş, “Nasıl böyle konuşuyorsunuz. Hiç İslamsız Türklük olur mu? Esef ederim. Ben de Müslüman bir Türküm!” diyerek ağzının payını vermişti. Rahmetli Elçibey Washington’da, Ulusal Demokrasi Kurumu (NED) ile Ulusal Demokratik Enstitü (NDI) isimli düşünce kuruluşlarında kalabalık dinleyicilere hitap etmişti. Azerbaycan’ın pek çok probleminin olduğunu söyleyen Elçibey, ‘Ama bunlardan ikisi çok önemli. En öncelikli olanlar bağımsızlığın korunması ve demokrasinin geliştirilmesidir’ demişti. İktidara geldiklerinde programlarına koydukları ve öncelikle çözüme kavuşturacakları en önemli dört problemi ise şöyle sıralamıştı: Dağlık Karabağ’daki işgalin sona erdirilmesi. Mültecilerin yurtlarına döndürülmesi. Demokratikleşme. Yolsuzluk ve rüşvetle mücadele.. Elçibey’in bu sözleri, sevenlerine artık kutsal bir vasiyet oldu.. Merhum, Türk Dünyası’nın başbuğlarındandı. O bundan sonra da sevgisi ve idealleri ile bütün Kızıl Elma sevdalılarını aydınlatmayı sürdürecek. Cenabı Hak taksiratını affetsin ve gani gani rahmet eylesin. Bu arada bir hususu daha vurgulamak istiyorum. Merhumun dirisine yapmadıkları eza, cefa, saygısızlık ve vefasızlık komayanların, şimdi ardından ağıtlar yakmalarına ve ölüsüne sahip çıkmalarına ne demeli?.. Ne kadar tiksindirici, ne kadar acı ve düşündürücü bir ibret değil mi?..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT