BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dün ve bugün!.

Dün ve bugün!.

Eğer “dünkü Galatasaray olsa idi”, bugün, bu geceki maç için “gönül rahatlığı” ile şunları söyleyebilirdik: “Evet, Real Madrid, Avrupa’nın en güçlü 3-4 takımından biri! Kulüp olarak da en büyüklerden biri!.



Ama G.Saraybu geceki maçı kazanacak ve Süper Kupa’yı alacak güçtedir; kupayı alabilir de, kaybedebilir de.. Herkes görecektir ki, kaybetse dahi, Avrupalılar’a kendini alkışlatacaktır!” Bugün “eski” Galatasaray yok! “Terim’in Galatasaray’ı” yok!. Bugün, “bir yıllık bütçesi”, Galatasaray’ın Denizlispor’dan aldığı Bülent’e ödediği paradan az olan Saint Gallen’e, Şampiyonlar Ligi ön elemesinde “elenmekten kıl payı dönen”, maçın sonlarında “ecel terleri döken” ve taraftarlarına da döktüren bir Galatasaray var! Saint Gallen’den bile “ürken, korkak bir teknik direktöre sahip bir Galatasaray var!” “Bu” Galatasaray, Real önünde ne yapar? “Eskilerden bir yaprak açar” da, maç boyu “öyle oynarsa”, elbette Real’i yenip kupayı alabilir; yeni bir tarih yazabilir!. Ama, soruyorum “en koyu” Galatasaraylılar’a; “ümidiniz çok mu?” Aksine, Saint Gallen maçının “ikinci yarısında” darmadağın olan, futbol adına “hiçleri oynayan” Galatasaray’ın “bu gece Real önünde hezimete uğrayacağı endişesi ile” TV başına oturacak Galatasaraylılar’ın sayısı çok fazla!.. Bakınız, altını çiziyorum!. Galatasaray’ı bunca yıl izledim. Saint Gallen maçının ikinci yarısındaki gibi “bir Galatasaray’ı” çok az gördüm! Futbolun “F’si bile” yoktu! “Bir kasaba takımı önünde”, ezildikçe ezildiler!. “Koca bir 90 dakika” tek gol pozisyonuna giremeyen bir Galatasaray “Rakibin, taca gidecek bir Okan ortasıyla kendi kalesine attığı bir gol!.” “Ona nazire yaparcasına”, Jardel’in kendini, faul yapan rakibinden kurtardıktan sonra yere atmasıyla kazanılan bir penaltı!. Sonrası? Herhalde “ben başka bir maç” seyrettim!. “Bazı” yorumcular “3 bücüre övgüler yağdırdı!.” Neymiş başta Okan “bücürler orta sahası” müthiş oynamış!. “90 dakika, golcülerine bir tek gol pası veremeyen” bir orta saha!. Ve de “harika” bir orta saha; “bu nasıl iş?” 25 milyon dolarlık değil, “25 paralık” bir futbol oynamayan Emre’ye 90 dakika tahammül edebilen bir teknik adam!. “Korkudan başında 3 adam bekletilen” Jardel’i oyundan alıp, o defans oyuncularının “en az ikisinin de, dalga dalga gelen Saint Gallen hücumlarına katılmalarını sağlayacak kadar” şaşırmış ve panik içinde bir hoca!. Son dakikada “mucizevi bir şansla” elenmekten kurtulan Galatasaray! Show TV’de “uzaktan gizlice alınmış bir görüntü” vardı; başkan Süren, asbaşkan Ali Dürüst ve iki Galatasaraylı yönetici daha, maçın sonunda trübün altında “şok içinde”, yüzleri, gözleri “gelecek endişesi dolu” kameraya yakalanmışlardı!. Maç sonrasında “Önemli olan turu geçmek ve Şampiyonlar Ligi’ne kalmaktı, bunu da başardık” diyen ağızların “nasıl takiye yaptıklarını bu görüntü çok açık gösteriyordu!. Evet, Şampiyonlar Ligi’ne kalınmıştı ama, “Şampiyonlar Ligi’nde ne olacaktı?” “Erzurum’a atılan 5’i Jardel, 2’si Hagi imzalı” yedi golden sonra Galatasaray’ı, hocasını ve takımın oynadığı futbolu eleştirip gelen ve “bu kötü tablonun sebeplerini araştırıp, cesaretle yazıp söyleyen bizleri”, TV’deki açık oturumlarda, spor sayfalarındaki yorumlarda “küçük düşürmeye çalışan” yazar-çizer takımına söyleyecek çok sözüm var ama, ben kısa keseyim: “Eğer Galatasaray Saint Gallen’e elense idi, bunun baş sorumlusu sizler olacaktınız!” “Hataları, yanlışları, eksikleri görmemek, üstlerini örtmeye çalışmak” Galatasaray’a fayda yerine zarar getirir! Saint Gallen maçındaki futbolsuzluk, “sıfır gol pozisyonu”, ardarda görülen “sarı kartlar”, bilmem ki “Erzurum’a atılan 7 golle nasıl örtülebilir?” Maçın son saniyelerinde İsviçre takımının “siyahi golcüsü o golü atsaydı” ne olacaktı? “Yüz milyon dolara yakın borç içinde olan” Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’nden gelebilecek milyonlarca dolardan mahrum kalacağı gibi, bir de “tökezlemesini bekleyenlerin” ağzında ciklet olacaktı! Yazık değil mi? Hadi “sizler”, olanı biteni “örtmekle, yazıp eleştirmemekle” Galatasaray’ın lehine hareket ettiğinizi sanıyorsunuz! Olabilir! “Bari”, bizleri trübünlerde hedef haline getiren “yorumlar yapmayın!” Bırakın herkes “kendi inandığı doğruları yazsın!.” Gerçek ortada: “Lucescu’nun Galatasaray’ı hele Hagi olmayınca, ikinci sınıf bir taşra takımı haline dönüşüveriyor!.” “Terim’in Galatasaray’ı böyle miydi?” Biz “parlak bir mirasın, göz göre göre mirasyedice yenip bitirilmemesi için” görüşlerimizi söylüyoruz! Ve herkes bilmelidir ki; “bu mirası, mirasyedilere yedirtmeyeceğiz!” Çünkü biz, sadece Galatasaray’ın değil, Türk futbolunun dostuyuz! “Sporun” dostuyuz!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT