BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > MHP’de yeni dönem

MHP’de yeni dönem

MHP, ‘büyük kongre’ heyecanıyla birlikte vizyonunu da yenileme arayışında. Sanayi ve Ticaret Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu, “MHP’de kadro ilavelerine vitrin anlamında ihtiyaç var. Siyasi taban olarak sadece sola, sağa veya belirli kesimlere yönelik bir siyasi parti değiliz. Merkezde bir partiyiz” dedi



Sanayi ve Ticaret Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu, il kongreleri ile başlayan ve Ekim ayı sonlarında yapılacak büyük kongre ile devam edecek olan MHP’deki değişim rüzgarının tek başına iktidara kadar devam edeceğini söyledi. Tanrıkulu, MHP’nin yeni açılımlar yapacağını, ancak bunun kimlik değiştirmek olmayacağını, hükümet içindeki durumun yeniden gözden geçirilerek, daha çok katkı yapacak bir politika izleneceğini açıkladı. Tanrıkulu, MHP’nin kongre sürecine girdiğini hatırlatarak, şöyle konuştu: “MHP’de kadro ilavelerine vitrin anlamında ihtiyaç var. Bizi diğer partilerle karıştırmamak lazım. Çünkü biz siyasi taban olarak sadece sola, sağa veya belirli kesimlere yönelik bir siyasi parti değiliz. Biz merkezde bir partiyiz, solumuzda sağımızda birileri olabilir. Ama biz Türkiye’nin ihtiyacı olan siyasi hareket olarak ortaya çıktık ve bu ihtiyacı karşılıyoruz. Dolayısıyla böyle bir amacı olan siyasi bir hareketin gayet tabidir ki çok değişik kesimlere, ekonomik, sosyal kesimlere açılması, değişik meslek gruplarından ve sosyal tabanı farklı kesimlere hitap eden yerlerden kendisini açması, profesyonel siyasi kadro talebinde bulunması çok normal. Biz de bu kongreden önce, özellikle iktidarda geçirdiğimiz süre içerisinde de bu kesimlere mesajlar vererek, ilişkilerimizi daha sıcak tutarak yeni açılımlara gittik. Bu durum zaman zaman farklı yorumlandı. Acaba kimliğini mi kaybediyor denildi. Bunların bir kısmı iyi niyetli yapılan yorumlardı. MHP’de hiçbir zaman kimlik bunalımı olmadı. Dolayısıyla biz böyle bir problem yaşamıyoruz. Bizim kongre sürecinde geçirdiğimiz hareketlilik, partiye olan teveccüh, Türkiye’nin yakın geleceğinde artık MHP’nin bir siyasi hareket olarak damgasını vuracağını gösteriyor. Dolayısıyla genişleyen bir partiyiz. Bu genişleme esnasında kendi kriterlerimize ve dokumuza uygun insanları da bünyemize davet edeceğiz. Fikri bazda bir uyuşmazlık yaşamazsak bunlarda gelecekler, bize katkıda bulunacaklar ve MHP bu şekilde bu kongre sürecini geçirmiş olacak.” Ekonomik katkı Kongre sonrasında hükümette daha aktif rol almak için ciddi bir hazırlık dönemi içinde olduklarını anlatan Tanrıkulu, şöyle devam etti: “Türkiye, biz hükümet olduktan sonra çok farklı ekonomik icraatları yapabilme imkanına kavuştu. Ciddi bir istikrar programı uygulandı. Özelleştirmede belirli adımlar atıldı. Sektörler itibariyle de bazı reformlar ortaya konuldu. Dış politikada aynı şekilde uzun bir süredir yaşadığımız tek yönlülük biraz daha çeşitlendirildi. Değişik kesimlere, değişik ülkelere, uluslararası kuruluşlara yönelme oldu. Bunları yaparken MHP’nin dikkat edeceği iki temel kriter, koalisyon protokolü ve hükümet programıdır. Bu belgeler oluşurken, MHP kendi görüşlerini olabildiğince koydu. Çünkü bu bir koalisyon şartıydı. Ama Türkiye geçtiğimiz bir yıl içerisinde çok ciddi badireler atlattı. Bunlardan iki tanesi deprem felaketi ve Türkiye’nin son 10 yılda bozulan ekonomik dengelerini düzeltmeye yönelik olan çok radikal ve çok ciddi makroekonomik istikrar programı. Bu programı yürürlüğe koyduğumuz zaman biliyorduk ki, bazı kesimlerini canı yanacak. Ama şimdi biz bu konuda ciddi tedbir alamazsak ileride daha fazla sosyal maliyetlere katlanacaktık. Şimdi biz bu programın özüne de dokunmadan ve belirli kriterlerini gerek uluslararası kuruluşlarla yapılan mutabakat, gerekse diğer Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak bizden önce ve bizden sonrakilerin attığı imzalara da sadık kalarak bir düzenleme, bir esneme, bir farklılık getirmeye çalışıyoruz. Yaptığımız çalışmalardan bir tanesi bu yönde ekonomik katkı çalışmasıdır. Diğeri de MHP’nin Türkiye’de uzun zamandır tartışıla gelen milliyetçilik, demokrasi, adalet gibi kavramların bakış açısını biraz daha netleştirip, bu bakış açısını kamuoyu ile paylaşma çalışmasıdır.” Meclis Başkanlığı’nı istiyoruz Tanrıkulu, bunun yeniden tanımlama olmadığını, uzun zamandır dünyada ve Türkiye’de kullanılan kavramların yeni şartlar dikkate alınarak yeniden ortaya konulması olduğunu, böylece renginin nerede farklılaştığının daha net ortaya konulacağını açıkladı. Meclis Başkanlığı konusunda bir belirsizlik yaşandığını, dönemin Ekim’de mi Mayıs’ta mı sona ereceğinin tartışıldığını belirten Tanrıkulu, “Bu durumun netliğe kavuşmasıyla beraber tabii ki MHP de adayanı belirleyecektir. Biz parlamentoda ikinci milletvekili sayısı fazla olan partiyiz. Bu durumda tabii ki TBMM Başkanlığı’na talibiz. Burada benim de gönlümden kendi partimden bir insanın Meclis Başkanı seçilmesi geçiyor” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT