BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yeni hükümetin işi zor

Yeni hükümetin işi zor

Seçim sonuçlarının kesinleşmesiyle birlikte kurulacak 57. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni birbirinden zor görevler bekliyor.



Seçim sonuçlarının kesinleşmesiyle birlikte kurulacak 57. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni birbirinden zor görevler bekliyor. Başta ekonomi olmak üzere, iç ve dış politikada oldukça sıkıntılı bir tablo devralacak olan yeni hükümet adeta ‘ateşten gömlek’ giyecek. Yeni hükümeti 5 milyon işsiz, yüzde 63.5 enflasyon, 100 milyar doların üzerinde iç ve dış borç bekliyor. Dış politikada Kıbrıs meselesi, Avrupa Birliği ile ilişkiler, IMF görüşmeleri, Irak’ta yaşanan gelişmeler, ön sıralarda yer alan sancılı meseleler. Hükümetin çözüm bulması gereken iç meseler ise terör olayları, demokratikleşme, cumhurbaşkanlığı seçimi, kesintisiz eğitim ilk göze çarpanlar. Yolsuzlukla mücadele de, halkın ön planda tutulmasını istediği bir diğer konu... Bu manzara, kurulacak hükümetin güçlü bir yapıya sahip olmasını zorunlu kılarken, politikacılar “Üstesinden gelinmeyecek problem yok. Yeter ki, güçlü bir hükümet kurulsun” diyor. YOLSUZLUK YOKSULLUK Öcalan’ın Kenya’da yakalanıp Türkiye’ye getirilmesiyle birlikte terör ülke gündeminde ikinci sıraya düşerken, ‘yolsuzluk’ ve ‘yoksulluk’ öne çıktı. Halk, öncelikle bu iki konunun çözümünde yana tavrını ortaya koymuş görünüyor. Geçmiş hükümetlerden bugüne taşınan ‘8 yıllık kesintisiz’ eğitim ile ‘türban meselesi’ de yeni hükümetin önündeki problemlerin başında yer alıyor. Ancak bu konuların toplumda gerilimi yükseltmemek için, siyasi kaygılardan uzak bir çözüme kavuşturulması bekleniyor. EKONOMİ İLK SIRADA Koalisyon formüllerinin gündemden düşmediği günlerde, iktidara hangi parti gelirse gelsin, önünde ağır bir borç yükü bulacak. Türkiye’nin hali hazırdaki iç ve dış borçlarının toplamı 100 milyar doların üzerinde. Önümüzdeki 6 ay içinde 12 milyar dolar ödeme yapılması gerekiyor. Bu açıdan IMF ile yapılacak görüşmeler, yeni hükümet için önem arzediyor. Öte yandan Mart ayı itibariyle tüketici fiyatlarında enflasyon oranı yüzde 63.5 civarında. Halkın ifadesiyle ‘canavar’a en azından dizgin vurmak gerekiyor. Resmî kayıtlarda sayıları 5 milyon civarında olan işsizlere ordusuna iş bulmak da bir diğer mesele. Bu rakam ‘gizli işsizlerle’ 10 milyonu buluyor. BÜTÇE BEKLİYOR Devlet sektöründe bütün beklentiler ‘bütçe’ye kilitlenmişkin, özel sektör de global krizin yolaçtığı sıkıntıyı henüz üzerinden atmış değil. Geçmiş dönemde, 1998’e göre özelleştirme başarılı ancak, istenilen hedeflere ulaşılmış değil. Yani Ekonomik cephede özelleştirme sıkı bir takibi gerektiriyor. Diğer yandan ithalat ve ihracattaki dengeler de rayından çıkmış durumda. 1998’in sonu itibariyle ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 62.2 iki. Ne var ki, bu rakam ihracatın artmasından değil, ithalatın durmasından kaynaklanıyor. Hükümet özelleştirme, sosyal güvenlik reformu, Bankalar Kanunu’na acil çözüm bulma durumuyla karşı karşıya. KIBRIS VE AB SANCISI 57. Hükümeti dış politikada bekleyen sorunların başında Kıbrıs meselesi geliyor. İlginç bir tesadüf olarak, 1974 Barış Harekatı’nı gerçekleştiren DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, yıllar sonra Kıbrıs meselesi ile yeniden karşı karşıya. Türkiye, Kıbrıs için KKTC’nin ortaya attığı ‘iki bölgeli federasyon’ teklifini destekliyor. Kıbrıs Rum yönetimi ise buna yanaşmıyor. Rum Yönetimi ile karşı karşıya geldiğimiz bir başka platform ise Avrupa Birliği. Birlik, Rumlar’ı çatısı altında almaktan yana tavır koyarken, Türkiye ile ilişkilerini anlaşılmaz bir tavırla sürüncemede bırakıyor. Nitekim, ‘genişleme’ sürecine davet edilen 11 ülke arasında Türkiye bulunmuyor. Yunanistan ile Ege’deki problemini çözemeyen Türkiye, güneyinde yaşanan gelişmeler dolayısıyla rahatsız. Kuzey Irak’taki gelişmeler yakından takip edilirken, bu bölgede bir ‘Kürt devleti’ oluşumunun dengeleri değiştireceği ifade ediliyor. KRİTİK MİRAS Balkanlar’da Sırp vahşeti ile tırmanan ve üçüncü bir dünya savaşına yolaçmasından endişe edilen gelişmeler, 57. Hükümet açısından ‘kritik bir miras’ olarak değerlendiriliyor. Batı ile çözülmesi gereken bir diğer mesele de BAB (Batı Avrupa Birliği) ve NATO arasında yaşanan ‘yetki devri’ meselesi. NATO bazı yetkilerini BAB’a devretmek istiyor. Bu birliğe üye olmayan Türkiye ise NATO’nun teklifine karşı çıkıyor. Yeni hükümet üzerinde Avrupa’nın ‘insan hakları’ baskısının bu dönem de sürmesi bekleniyor. Orta Asya -Kafkasya ve Ortadoğu-İsrail ilişkileri ise dış politikada ikinci planda gözüküyor. Ancak hem DSP hem de MHP’nin Orta Asya’ya daha sıcak bakan bir dış politika izlemeleri bekleniyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT