BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Seyyid Nûr Bedevâni “kuddise sirruh” -2-

Seyyid Nûr Bedevâni “kuddise sirruh” -2-

Allah adamlarından bir büyük evliya zât, Tesirli sözleriyle ederdi çok nasihat. Bir gün sevdikleriyle otururken odada, İslâm âlimlerinden bahsetti o arada.



En büyük şeref... Allah adamlarından bir büyük evliya zât, Tesirli sözleriyle ederdi çok nasihat. Bir gün sevdikleriyle otururken odada, İslâm âlimlerinden bahsetti o arada. Buyurdu ki, (Allah’a şükürler olsun ki biz, Onları tanımakla şereflendik hepimiz. Sevdik ve gidiyoruz, o zâtların yolundan, Bir nimet var mıdır ki, büyük olsun o bundan. Eğer Resûlullah’ın zamanında olsaydık, Peygamberi tanıyıp, eshabtan olacaktık. Onun vârislerini tanımakla da elbet, Eshabın yolundayız, bu ne büyük bir devlet. İşte ey kardeşlerim, îman ve islâm budur, Bu ni’metin içinde, her iyilik mevcuttur. Eğer tanımasaydık, o büyük zâtları biz, Şüpheli olacaktı her iş ve amelimiz. Ya isabet ederdik, yahut da edemezdik, Çünki işin doğrusu nasıldır, bilemezdik. Ama o büyükleri tanırsa eğer bir kul, Onun dahî her işi, olur iyi ve makbul.) Bir gün de buyurdu ki, “Tasavvuf”tan bahsederek, (Asıl maksat, îmanın sağlam olmasıdır pek. Düşünüp işiterek hâsıl olan o îman, Bularak, anlıyarak, hasıl olur o zaman. Tasavvufa girmenin, ikinci faidesi, Temizlenir pislikten hem nefsi emmaresi. Bütün ibâdetlerin yapılması o zaman, Güç olmayıp, bilâkis, olur kolay ve âsan. Nefisten hâsıl olan isteksizlik, atâlet, Gidip, onun yerine, zevkli gelir ibâdet. Haramlar, önce nefse gelirken tatlı, şirin, O zaman tam aksine, gelir fena ve çirkin. Önce hiç istemezken, ibadet eylemeyi, Şimdi her bir ibadet, gelir tatlı ve iyi. Bütün bu üstünlükler, “sohbet”le olur hâsıl, Sahâbe, bir sohbette olurdu buna vâsıl. Onlar Resûlullah’ı görmekle bir kerecik, Hikmet konuşurlardı bir anda hemencecik. Onların, o bir anda çıktıkları noktaya, Yıllarca çalışılsa, çıkamaz bir evliyâ. Gelen vahyi, meleği görmüştü çünkü eshâb, Resûlün sohbetiyle olmuşlardı şerefyâb. Bir avuç arpa ile, bir tasadduk yapsalar, Bundan öyle çok sevap alırdı ki o zâtlar, Başkaları, “dağ kadar” altını verse bile, Yine de pek az kalır, o sevaba nisbetle. Arkadaş, dost idiler onlar Resûlullah’a, Bundan daha şerefli bir nimet var mı daha?)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT