BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Piyon olmamalıyız

Piyon olmamalıyız

Hazar petrollerinin bir kısmının topraklarından geçecek olması ile Türkiye’nin dünya petrol piyasası merkezlerinden biri olmayacağını belirten Mehmet Öğütçü, “Asıl önemlisi Türkiye’nin bu işten çıkarının ne olacağıdır. İyimser tahminler yılda 100-120 milyon dolarlık transit geçiş ücreti öngörüyor. Orta Asya petro-dolarlarının Türk ekonomisine katkı sağlayacak şekilde nasıl yönlendirilebileceğini düşünmek gerekir. Jeopolitik güçler dengesi hesapları, Rusya’yı da işin içine katarak akıllıca yapılırsa önemli başarı sağlanabilir” dedi.



Mehmet Öğütçü, merkezi Paris’teki İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) Uluslararası Sekretaryasında Asya-Pasifik, Güneydoğu Avrupa ve Ukrayna ile işbirliği ve politika diyaloğundan sorumlu üst düzey yönetici olarak görev yapıyor. 1962 yılında Ankara’da doğdu. Kurtuluş Lisesi’ni bitirdikten sonra Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden 1983’te mezun oldu. Aynı yıl London School of Economics’de uluslararası ekonomi master çalışması yaptı. Avrupa Birliği Komisyonu bursuyla Brugge’deki College d’Europe’da 1992’de “Türkiye’nin yeni Avrupa Mimarisindeki Yeri” başlıklı incelemesiyle master derecesini aldı. İngiliz Merkezi Enformasyon Teşkilatı’nda “Halkla İlişkiler Teknikleri ve Medya” konusunda eğitim programından geçti. Halen OECD’deki görevi yanında “University of Dundee” ve “London School of Orientaland African Studies”de Asya-Pasifik ve Doğu Avrupa ekonomileri üzerinde dersler vermektedir. 1994 yılında OECD’ye katılmadan önce Dışişleri Bakanlığı mensubu olarak Ankara’da, Pekin, Brüksel ve Paris’te çalıştı. 1980-84 arasında Başbakanlık’ta yabancı basın sorumlusu ve Türkiye İş Bankası’nda müfettiş yardımcılığı yaptı. NATO bursuyla Brüksel’de “İttifak’ın Az Gelişmiş Savunma Sanayileri” konusunda çalıştı. Araştırmalar yaptı. 21 stCentury Trust, World Future Society, EU-China Network ve International Association of Energy Economics kurumlarının faal üyesi olarak görev yapmaktadır. Oxford Analytica, Petrostrategies, Shell ve Future Visios gibi gruplara siyasi risk, yatırım, enerji ve gelecek projeksiyonları konularında danışmanlık hizmeti sağlamakta. Türkiye’de ve yurt dışında yayımlanmış bilimsel makale ve kitabı var. “2023 Türkiye vizyonu, Hayaller ve Gerçekler” isimli kitabı bu yıl içinde yayımlanacak olan Mehmet Öğütçü ile Türkiye’yi yakından ilgilendiren enerji konuları üzerinde bir sohbet yaptık. ‘Büyük stratejik oyun’ * Kışlalı -Türkiye petrol-enerji piyasasının neresinde bulunuyor? Öğütçü -Hazar havzası petrollerinin bir kısmının Türkiye üzerinden geçecek olması ile dünya petrol piyasası merkezlerinden biri olmayacağız. Bundan on yıl sonra belki Venezuela’nın bugünkü hacmi kadar; günde 2.4 milyon varili ihraç edilebilecek. En önemli özelliğimiz ABD’nin İran ve Rusya dışında Doğu-Batı enerji koridoru denilen yeni bir ikmal kaynağı meydana getirme tercihini yansıtmamızdır. Bu stratejik “Büyük Oyun”da Rusya ve İran’a karşı yeni bir hamle olarak da görülebilir. * Kışlalı -Bakü-Ceyhan hattı ile ilgili görüşleriniz neler? Öğütçü -Bu konuda anlaşma nasıl olursa olsun uzmanlar 2006 ile 2008 arasında buradan petrol pompalanmaya başlayabileceğini söylüyorlar. Azerbaycan Konsorsiyum lideri BP AMOCO, Washington baskısı, hattın başka firmaya yaptırılabileceği endişesi, Azerbaycan’da yeni keşfedilen Şah Denizi gazını satın alabilecek pazarı küstürmeme kaygısı ile ve stratejik gerekliliği de vurgulayarak, Bakü-Ceyhan’a isteksiz yeşil ışık yaktı. Ama ticari olabilirliğine ilişkin kaygısı hâlâ sürüyor. * Kışlalı -Hat gerçekçi bir proje değil mi? Öğütçü -Yapılabilmesi için yılda 50 milyon ton petrolün akıtılması gerek. Hazar’ın öbür yakasından önemli petrol gelmeli. Nazarbayev’in İstanbul’da 20 milyon ton vadettiği söyleniyor. Bu olumlu. Hat inşa edildikten sonra Rusya’dan bile petrol akmaya başlayabilir. 2.7 ile 4 milyar dolar arasında maliyet tahminleri var. * Kışlalı -Finansman ve maliyet konuları ne olacak? Öğütçü -Çokuluslu petrol şirketleri piyasalardan gerekli parayı bulurlar. Asıl önemlisi Türkiye’nin bu işten çıkarının ne olacağıdır. İyimser tahminler yılda 100-120 milyon dolarlık transit geçiş ücreti öngörüyor. Buna ek olarak şimdiden Orta Asya petro-dolarlarının Türk ekonomisine katkı sağlayacak şekilde nasıl yönlendirilebileceğini düşünmek gerekir. Formül bulunmazsa Türk firmaları bölgede taşeronluğa devam eder. Pastadan aslan payını başta ABD olmak üzere Batı alır. Jeopolitik güçler dengesi hesapları, Rusya’yı da işin içine katarak akıllıca yapılırsa önemli başarı sağlanabilir. * Kışlalı -Boru hattıyla ilgili statü nasıl olmalı? Öğütçü -İdeal çözüm; BATOŞ, BP AMOCO önderliğindeki konsorsiyum ve transit devletlerin ortak bir işletme şirketi kurması gibi gözüküyor. Türkiye’nin hayati çıkarları * Kışlalı -”Türkmen gazı mı, Mavi Akım mı?” tartışması var. Öğütçü -Türkmenistan ve Azerbaycan’ın muazzam gaz rezervleri var. 2010 yılına kadar 84 milyar metreküp gaz üretileceği tahmin ediliyor. 2002 yılına kadar Hazar altından Türkmen gazı gelmesi uzak ihtimal. Çünkü Azerbaycan’daki gaz durumu Türkmen gazını geriye itebilir. Aynı anda hem Mavi Akım hem de Hazar ötesi gaz projesinin mümkün olmadığını herkes söylüyor. İran, Irak ve Mısır da sıra bekliyor. Türkiye, bölgedeki gaz piyasasının gelişmesine alıcı olarak önemli katkı sağlama durumunda. * Kışlalı -Türkiye’nin olanakları neye yönelik kullanılmalı? Öğütçü -Türk tüketicilere ucuz gaz ve firmalara yatırım imkanı sağlayıcı olmalı. İleride siyasi nedenlerle gaz musluklarının kapatılmasını engelleyecek çeşitli kaynaklar temin edilmeli. Avrasya’daki siyasi nüfuz mücadelesinde Ankara’ya üstünlük sağlayacak,siyasi, ekonomik ve güvenlik çıkarlarını üst düzeye çıkaracak düzenlemeler şimdiden yapılmalı. * Kışlalı -Türkiye konumuyla orantılı çaba gösterip netice alıyor mu? Öğütçü -Bu alanda hayati menfaatlerimiz var. Ankara’nın ciddi bir uzun vadeli enerji stratejisi ve bunu uygulayacak ehliyette enerji yönetimine sahip olduğunu söyleyemiyoruz. * Kışlalı -Türkiye’nin bu alandaki temel stratejisi içinde Rusya’nın yeri ne olmalı? Öğütçü -Rusya’nın asla tablo dışında tutulmaması gerek. Rusya denklemin en önemli ülkelerinden biri olmaya devam edecek. Mevcut zor durumu bizi yanıltmasın. Siyasi, güvenlik ve ekonomik çıkarlarımız Rusya ile işbirliğini sürdürmemizi gerektiriyor. Bugünkü değil, 15-20 yıl sonraki Rusya’yı düşünün. İlişkileri o temele dayalı şimdiden inşa etmeye bakalım. ABD’nin stratejisi * Kışlalı -ABD bölge ile ilgili stratejisinde Türkiye’ye çok önem vermiyor mu? Öğütçü -Veriyor. Avrasya stratejisi dünyanın merkezi olma yolunda. ABD bunu Türkiye ekseninde yürütmek istiyor. İran ve Rusya seçeneğini de tamamen dışlama niyetinde değil. AB ile yakınlaşmamız bu durumu daha da lehimize değiştirebilir. Avrasya’da satranç tahtasında piyon değil, gerçek anlamda stratejik ortak olacak şekilde kendimizi hazırlamalıyız. * Kışlalı -Almayı düşündüğümüz gazı hazmedecek pazarımız var mı? BOTAŞ hesaplarını siz de abartılı buluyor musunuz? Öğütçü -2020 yılına dönük öngörüler abartılı bulunuyor. DPT bunların aşağı çekilmesini önerdi. Tabii gaza talep fazla. Gazla çalışan elektrik santrallerinin artması, sanayi tesisleri ve konutların gaz kullanmaları vs. gaza gereksinim artacak. Temiz yakıt olması, petrole kıyasla fazla rezervlerinin bulunması gelecek yüzyılın yenilenebilir yakıtlarına kadar köprü vazifesi görmesine imkan tanıyor. Doğal gazın toplam enerji içindeki payının artmasına paralel olarak ikmal güvenliğinin de çeşitlendirilmesi gerekiyor. * Kışlalı -Rus, İran ve Türkmen gazlarında garanti yok mu? Öğütçü -Rus gazının geleceği belirsiz görünüyor. Türkmen gazı istikrarsız bir coğrafyada binlerce kilometre katederek gelecek. İran gazı ise bölgesel rakibimiz. Rusya (Gazprom) herşeyi kontrol altında tutmak istiyor. Gaz dağıtımına da ortak olmak istiyor. Bu bağımlılığı makul düzeye indirmek için Türkmen ve İran gazı ile LNG seçeneklerini öncelikle devreye sokmalıyız. Bunu yaparken sadece stratejik bakımdan değil, hangisinin daha ekonomik olduğuna da bakmalıyız. * Kışlalı -Bu konularda ortaya çok haber atılıyor? Öğütçü -Doğru. Enerji projelerinde hükümetler ve şirketler kıyasıya enformasyon-dezenformasyon kampanyası yürütürler. Rakiplerini yıpratmaya, kendilerini avantajlı kılmaya çalışırlar. Bilgileri elekten geçirip, başkalarının ekmeğine yağ sürmemek gerekir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86796
    % -0.47
  • 6.0406
    % 0.28
  • 6.7414
    % 0.12
  • 7.7005
    % -0.46
  • 248.383
    % -0.68
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT