BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yetkisiz cumhurbaşkanı

Yetkisiz cumhurbaşkanı

Belli ki başbakan Bülent Ecevit, Çankaya’da yaşadıklarını unutamamış. Kendine yakın kalemlerle kamuoyuna açıldı.



Belli ki başbakan Bülent Ecevit, Çankaya’da yaşadıklarını unutamamış. Kendine yakın kalemlerle kamuoyuna açıldı. Cumhurbaşkanının yetkilerini kısmak istiyor. Bu hal sayın Ecevit’in olaylar karşısında fikirlerinden taviz vermezliğini bilenler için sürpriz değil. Sanılmıştı KHK’dan sonra o defter kapandı. Defterin Ecevit tarafındaki yaprağının bugün de açık durduğu görülüyor. Üstelik taktik de yerinde. Ahmet Necdet Sezer, yeni seçildiğinde cumhurbaşkanının yetkilerini fazla bulduğunu söylemişti. Durup dururken olmuştu o konuşma. Ecevit, sayın Sezer’in o tarihte dediklerini bugün itibar onarımı için kullanmakta. Henüz DYP’den bir ses çıkmadı; fakat FP konuya ilişkin olarak destek verdi. Koalisyon ortaklarının aksine hareket edecekleri uzak ihtimal. Eğer doğru ise Sezer’in de işi kolaylaştıracağı söylentisi var. Bu şu demek, TBMM açıldığında hükümet KHK kanun taslağından evvel cumhurbaşkanının yetkilerinin daraltılmasına dair hazırlığını gündeme taşıyacak ve önce o sahadaki kanuni düzenlemeleri gerçekleştirecektir. Bunun için anayasayı değiştirebilirler mi? Eğer, yapılan vaadler tutulursa DYP muhalefet etse bile evet... Cumhurbaşkanının yetkileri daraltılırsa ne olur? Bu soru, bir başka soru ile cevaplandırılabilir? 1961 Anayasasında cumhurbaşkanının yetkileri dardı... Neden dar yetkiler, 1982 anayasası ile genişletildi? Daha doğrusu...1982 Anayasası niçin yarı başkanlık sistemine gider gibi cumhurbaşkanını bir takım yetkilerle donattı? İlk soru bu sorunun cevabı ile cevaplandırılabilir. Tahterevalli üzerinde gibiyiz.. Bir dönem cumhurbaşkanı yetkili oluyor. Sonraki anayasa kısıyor. Sonra tekrar yetki, tekrar kısma...1924 Anayasasının aksi 1961’de. 1961’in aksi de 1982’de. İhtiyacımız olan, tadilat ve tashihlerden ziyade topyekûn anayasa değişikliğidir. Bu parlamento anayasa yapacak ehliyette olduğunu göstermeli. Zıtlıklar üzerine kurulu küskünlük psikolojisi ile yapılan anayasalardan fayda beklenemez. Zaten, 5+5 tutsa ve Süleyman Demirel görevde kalsaydı Ecevit asla böyle bir ihtiyaç hissetmeyecekti. Öyleyse sun’i bir ihtiyaçla mı karşı karşıyayız? Cumhurbaşkanının kim olduğu önemli değil Önemli olan Çankaya’da oturan zatın sahip olması gereken yetkilerin tarifidir. 70’li yılların yetkisiz cumhurbaşkanları bugün tebessümle anılmaktalar. Cumhurbaşkanı sorumsuzdur diye yalnızca seyirci mi kalacak? Bir noter kadar olsun itiraz, iade, düzeltme ve şartları oluşunca red imkânı olmayacak mı? Olmayacaksa... Sırf bayram nutku atsın, yabancı elçilerin itimadnamelerini kabul etsin diye cumhurbaşkanı seçmek ne kadar mânâlıdır? Bu mantığa göre cumhurbaşkanları duyma ve konuşma engelliler arasından seçilse daha mı iyi olur? Pekala onlar da birlik-beraberlik sembolü olabilirler. Eğer tek handikap sorumsuzluksa; cumhurbaşkanları da imzalarının ağırlığını taşısalar!.. Turgut Özal ve Süleyman Demirel gibi yerini dolduran iki cumhurbaşkanından sonra gelen Ahmet Necdet Sezer de mesleğinin hakkını verme yolundaydı... Öfke ile kalkan ziyanla oturur. Başbakanları öfke ile kalkan milletler, ziyanla oturmaktan da öte zamanın derinliğinde büyük pişmanlıklar yaşarlar. Bütün partilerin meseleyi soğukkanlılıkla ele almaları şarttır. Madem öyle başkanlık sistemine gidilsin. Sayın Demirel de herhalde onu söylemeye hazırlanıyor. “Yetkisiz cumhurbaşkanı!..” İyi düşünmeli... Dekor malzemesi gibi cumhurbaşkanı olmaz...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95522
    % -0.53
  • 5.7128
    % -0.38
  • 6.3397
    % -0.4
  • 6.9378
    % -0.52
  • 276.48
    % -0.44
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT