BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupa Notları

Avrupa Notları

Her şeye rağmen mutlu ve mesut bir haftayı geride bıraktık. Mutlu ve mesut diyoruz çünkü; Galatasaray normların üzerinde bir grafik çizerek “Süper Kupa”yı da aldı!..



Her şeye rağmen mutlu ve mesut bir haftayı geride bıraktık. Mutlu ve mesut diyoruz çünkü; Galatasaray normların üzerinde bir grafik çizerek “Süper Kupa”yı da aldı!.. Çok değil, üç beş yıl önce bu sonuçları rüyamızda görseydik hayra yormazdık. UEFA Kupası şampiyonluğu bile büyük bir sonuç iken; Galatasaray bununla da yetinmedi... Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Real Madrid’i Avrupa’da tuş etmek, öyle kolayca ulaşılabilecek bir başarı değildir. İşi sadece tanıtım başarısı olarak da görmemek gerekir. Biz bu başarıda tuzu olan herkesi candan kutluyoruz. İşin gerçeği diğer kulüplerimizin de benzer başarıları sergilemeleri gerekmektedir. Umarız önümüzdeki yıllarda bu başarılar hem diğer kulüplerimize hem de diğer branşlara sirayet ederek, kalıcı sevinçlere ve başarılara ulaşılır. Dil, din ve organ! İnsanları renklerine, ırklarına, dillerine ve dinlerine göre tasnif etmek çok gerilerde kaldı diyebilirsiniz. Ancak Yirmibirinci Yüzyıl Avrupa’sında yaşananlar hepimizi hayrete düşürüyor. Önce bir “Irk”çılık ve yabancı “Düşman”lığıdır gidiyor. Resmi ifade ve beyanlara bakarsanız; “Bu tür çağdışı davranışlara Avrupa’da yer yok!” zehabına kapılabilirsiniz. Ancak gerçekler resmi açıklamalardan çok farklı ve acımasız. Almanca bilmediği gerekçesiyle iki Türk hastaya organ nakli yapılmaması, bardağı taşıran son damla oldu. Dikkat edilirse çeşitli sudan bahanelerle toplum dışına itilmek istenenler hep Türkler oluyor. Yabancı dil bilmenin gereğini inkâr etmemiz mümkün değildir. Ancak “Hayat” ile “Ölüm” arasındaki bu ince çizgide dans eden bir kimsenin ne dil konuştuğuna bakılır mı? Bir kimse sağır ve dilsiz, veya âmâ ise bu kimseye hayat hakkı tanınmazsa; buna insanlık denilebilir mi? Hayvan haklarına bile riayeti bir medeniyet göstergesi bilen “Batı”nın insanlara reva gördüğü bu “Ayrım”cılık ürkütücüdür. Her ne kadar meseleyi ameliyat sonrası bakıma yönlendirmek isteseler de işin gerçeği tahammülsüzlüktür. Dün işçi olarak Avrupa’ya gelenlerin bugün işveren olmasını çekemiyorlar... Kırk yılda bütün imkân ve kaynaklarını seferber ederek asimile etmek istedikleri Türkler; dünden daha güçlü, daha bilinçli, daha kararlı ve daha ümit dolu... Milli kimliklerini dillerini ve dinlerini ihmal etmeden Avrupa’ya entegre olan “Türkler”i aydınlık bir gelecek bekliyor! İşte bunu hazmedemiyorlar. Biz Avrupa’ya problem olmaya değil, destek olmaya geldik! Biz Avrupa’dan almaya değil, Avrupa’ya işgücü ve alınteri vermeye geldik! Yine biz Avrupa’ya kavgaya ve sömürüye değil, birlikte yaşamaya ve birbirimize destek vermeye geldik! “Biz”im ömrümüzü verdiğimiz “siz”ler, lütfen bize bir organı çok görmeyiniz. Görmeyiniz ki; biz, siz ayrımı olmaksızın bu fani dünyada huzur içinde birlikte yaşayalım! Yaşayabilelim... Hayırlı haftalar!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT